Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
20139
 

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (Çoğul Kişilik)

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (Çoğul Kişilik)
 

itusozluk.com


Kişilik bölünmesi de denilebilen kişilik modelleri arasında geçişlerin olduğu bir psikolojik hastalık olarak karakterize edilir. Bir kişilikten diğerine geçiş anidir. Örneğin sıkıcı bir durumdan neşeli bir duruma geçen kişi geçmişteki olayları hatırlamaz. Bazı tıp otoriteleri bunu travma bozukluğu olarak ele alırlar. Çocukluk döneminde şuurun yeni oluşmaya başladığı cinsel ya da başka tür travmaların kötü kullanıldığı dönemlerde meydana çıkar.

Teşhis için kişiyle yapılan konuşmalar dışında yakın çevresinden de bilgi almak gerekir.

Tedavide öncelikle farklı kimlikler ayrı ayrı tanımaya çalışılır, bozukluğa sebep olan travma değerlendirilir ve en son aşamada kimliklerin birleştirilmesini sağlamak gerekir. Bunun için uzun psikoterapi seanslarına ihtiyaç vardır.

Aşağıda belirttiğim davranışlar kişilik bölünmesi hastalığına benzese de o kategori içersinde değerlendirilmemelidir. Örneğin eşine şiddet uygulayan bir kişinin hemen ardından ağlayarak özür dilemesi bir dengesizlik örneğidir. Bunun dışında içki ve uyuşturucu madde alanların kişilikleri, aldıkları maddelerin etkisiyle de değişim göstermekte ve ayıldıkları zaman o davranışlarından pişmanlık duymaktadırlar. Bütün bu davranışlar geçici olmasına rağmen, çevresindeki kişilere büyük ölçüde rahatsızlık verirler.

Bunların dışında sanal dünyada da kişilik değişimlerine rastlamaktayız. Gazetelerin üçüncü sayfalarında yer alan bazı haberleri incelediğimizde sanal dünyadaki kişilik değişimlerinin acı veren sonuçlarını görmekteyiz. İşte o haberlerden bazıları:

* 60 yaşındaki bir kadın kendisini 25 yaşında tanıtarak bir delikanlıyı evine çağırıyor. Kadını gören adam hayal kırıklığına uğrayıp, kadını öldürüyor.

* Bir evde uzun saçlı, üzerinde kadın geceliği olan bir ceset bulunuyor. Ceset incelendiğinde o kişinin saçının peruk olduğu ve onun bir erkek cesedi olduğu anlaşılıyor. Evdeki bilgisayarda yapılan incelemede kişinin kleopetra rümuzuyla bir kişiyle chat yaptığı ve evine davet ettiği adam tarafından öldürüldüğü ortaya çıkıyor.

Bütün bunlardan sonra sanal alemde benim tesbit edebildiğim psikolojik sorunlar aşağıdaki maddelerde sıralanabilir.

* Bilgisayar başındaki kişi eğer karşı cins adı veya rümuzuyla sanal alemde yer alıyorsa o kişi belki de kendisinin de farkında olmadığı bir eşcinsselik işgüdüsü taşıyor olabilir.

* Kişi kendisinin yaşını çok daha küçük olarak gösteriyorsa gençlik özlemi çekiyor demektir.

* Sanal alemde birden fazla kişilikle yer alan kişiler ise, gerçek kimliğinin dışında yazdıklarıyla, çevresinden sakladığı yaşamını bu alemde paylaşmak ihtiyacını hissetmektedir.

Sonuç olarak sanal alem, .belki de insanlara bilinçaltındaki deneyimlerini yaşatmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dünyaya geldiğimde adımı Muammer koymuşlar. Ama iş nüfusa geldi mi Ali Haydar yazdırmışlar. Keşke yazdırmasalarmış. Evde Muammer diye çağırırlar okulda Ali Haydar. İki ayrı insan oldum yani. Okulda uysal ve meraklı Ali Haydar eve gidince Muammer olup bütün dersleri unutuyordu. Niyetim ailemi kötülemek değil. Kendimden yola çıkarak çocuk sahibi olacak aileleri uyarıyorum. Çocuğunuza karşı yapacağınız küçük bir hata gelecekte onun önüne engel teşkil edebilir. Hatta psikolojik rahatsızlığa bile yol açıp kötü sonuçlara davetiye çıkarttırabilir. Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 09.07.2011 3:09
Cevap :
Bu konuda kendinizi eleştirmeniz haksızlık olur. Keşke adınızı Muammer koysalarmış. Ama buna benzer çok örnek gördüm. İki kız kardeş, birinin adı Ayşe diğerinin ki Fatma olmasına rağmen, Fatma'yı evde Ayşe diye çağırırken, Ayşe'yi Fatma diye çağırıyorlarmış. En sonunda her iki kardeş de mahkemeye başvurarak isimlerini kendilerine söyledikleri biçimde değiştirdiler. Çalışma hayatında da gördüğüm birçok örnekte kimliklerde ismi görünenler o ismi kullanmamamızı kendilerinin alışkın oldukları isimleri kullanmamızı istemişlerdir. Neresinden bakarsanız bakın, tam işgüzarlık durumu. Sevgiler, selamlar...  09.07.2011 14:56
 

İnsan psikolojisi.. Dipsiz bir kuyu gibi geliyor bana.. Sonu olmayan, belirsizliklerle dolu bir kuyu. Kendimizi bile, yeri geliyor yeniden, yeniden keşfederken, başka insanları anlamaya, tanımaya çalışmak, kişiliklerini çözmeye çalışmak gerçekten kolay değil. Bırakın sanal alemi, çok iyi tanıdığınızı sandığınız bir arkadaşınız bile, gün geliyor sizi çok şaşırtan hatta hayal kırıklığına uğratan şeyler yapabiliyor.. Ne demeli ki; keşke herkes, sanal veya gerçek hayatta, ne iseler onu olabilseler.. maskeler olmadan.. Sevgilerimle Erol Bey (bazı blog habercilerin aylardan beri çalışmıyor olması beni gerçekten üzüyor.. ama sanırım düzelmeyecek gibi.. alışacağız galiba bu duruma.. )

Mor Okyanus 
 02.07.2011 0:15
Cevap :
Haklısınız Sibel hanım. Yıllar geçtikçe geriye doğru baktığımızda o yanlışları nasıl yaptım diye düşünebiliyoruz zaman zaman. Olgunlaştıkça da daha az hatalar yapıyoruz. Değişik karakterler içersine girmek ise belki de insanın kendinden kaçışı gibi geliyor bana. Teşekkkürler, sevgiler.....  02.07.2011 11:59
 

denince üstüme alınırım:) Şimdi ben de bu sizin bahsettiğiniz kategoriye giriyor muyum diye merak ettim. Hayır farklı cinsiyetleri ya da yaş farklılıklarını chat sitelerinde farklı amaçlarla kullananları kastediyorsanız sadece bunları anlarım da örneğin MB'de neden herkes kendi kimliğiyle yer almak zorunda olsun? Ben adım yazılıp Google'da aratıldığımda neden hiç tanımadığım insanlara hakkımda fikir vermek zorunda olayım? Ya da mesela kefyim yok depresif yazılar yazmak istiyorum ama tanıdıklarıma deşifre olmamak için yazamıyorum. Her ruh halimi herkesle paylaşmak zorunda mıyım?Anlamıyorum, anlayamıyorum... :)

Esin Nefes 
 01.07.2011 15:44
Cevap :
Esin hanım, dikkat ederseniz ben MB den hiç söz etmedim. Verdiğim örnekler toplumsal sorunlardan kaynaklanıyor ve bunların olumsuz sonuçlarını bu yazımda anlattım. Eğer üstünüze alınıyorsanız, söz ettiğim kategorilere girip girmediğinizle ilgili ruh tahlilinizi de en iyi kendiniz yapabilirsiniz. :) Saygılar, selamlar....  01.07.2011 19:02
 

Kişilik bölünmesi aynen dediğiniz gibi klinik vaka. Sanal alemde farklı kimliklerle ortaya çıkanlarınki klinik vakadan çok travmatik vakalar :) (İnanın dalga geçesim geliyor, ama yazdığınız ürkünç sonlar -öldürülmeler filan- hiç de komik değil!) Veee... Son cümlenize aynen katılıyorum. Ortalıkta dolanıp duran mükerrer kimlikler meselesine bilimsel bir bakış açısı yaratan yazınızı kutluyorum. Kaleminize sağlık.

Emine Supçin 
 30.06.2011 10:55
Cevap :
Sanaldan gerçeğe dostça geçişler olabildiği gibi düşmanca geçişler de olabiliyor maalesef. Bunların sonuçlarını da zaman zaman medyada görebiliyoruz. Bu davranışlarda bulunan kişilerin karşılarındakileri suçlamadan önce kendilerinin problemli olduğunu düşünüp, bu durumdan kurtulmaları gerekir. Psikolojik sorunu olduğunu kabul etmeyen kişilerin tedavisi de olanaksızdır. Teşekkürler Emine hanım. Saygılar, selamlar....  30.06.2011 11:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3148
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster