Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
596
 

Diyar-ı Gurbette Taş Yağmuru: 1-3

Diyar-ı Gurbette Taş Yağmuru: 1-3
 

http://www.fenerbahce.com/haber/35119/bu-is-bu-kadar/?ref=ABM4


Turkcell Süper Ligin 3. haftasında 2. kez diyar-ı gurbete çıkan Fenerbahçe, gol yağmuru yerine lingo lingo şişelerle sulu sepkene tutuldu; şişeler, taşlar, çakmaklar. Kaleci Volkan, atılan sularla değil, Bilica'nın katkılarıyla taze transfer Tazemeta'nın attığı golle gol orucunu açtı ve aynı averajla 2. sıraya düştük.
Özellikle ilk yarıda ilk gole kadar futbol değil, sokak dövüşü vardı sanki. Maçı yöneten hakemin de yetersiz kalması tuz biber ekti üstüne. İlginç bir durum da sert mizaçlı Bünyamin Gezer'in 4. hakem olarak verilmesi, biz onu önemli maçlarda hep ortada görmeye alışmıştık. Mesleği polis olunca müdahele eder, dediler zaar. Bir ara kenardan müdaheleye çalıştı ama yetmedi.

İlk 11 dakikada iki pas yapamadılar, sürekli dütt, dütt! Ortam gerildi ve futbolcular birbirlerine kasıtlı hareketler yapmaya başladılar. Maçın sonunu göreceğimden, hele de bu skorla emin değildim, gerçi bizim takım böyle olaylara antrenmanlı, rakiplerimiz hep sulu nedense? Ne birikmiş kin ve nefret varmış, öde öde bitmiyor, üstelik Aziz Başkan'ın memleketinde.

Bazı taraftarların takımları önde olmasına rağmen taşkınlık yapıp, maçı proveke ettikleri aşikar, futbol yerine çirkinlikler izledik yine ekran başında. Umarız tez vakit kendilerine gelirler, oysa ki Diyarbakırspor son iki haftada oynadığı oyunla ve aldığı puanla yeni bir Sivasspor portresi çizmek üzereydi. Özellikle hücümda Tazemeta ve Mendoza, Keita kadar ünlü olmasa da onu geride bıraktılar. Kaleci Espinoza da fena değildi. Yediği goller rakip takımın kalitesinden. (penaltı hariç)

İlk yarı sudan çıkmış balık görünümlü Kanaryalar, ikinci yarının başlamasıyla aldılar sazı eline. Çakmak, taş, domates, su şişesi (hatta idrar dolu olanı bile vardı) yanıcı madde yağmuruna aldırmadan istedikleri oyunu oynadılar.

Aklıma gelmişken yazayım, dünkü maçta Diyarbakır'ın meşhur sıcağına rağmen, su molası da verilmedi, atılan su şişeleri topçular içsin, diye atılmış olabilir mi acaba? Domatesi düşünen zeki vatandaş neden bir dilim karpuzu tercih etmedi? En azından meşhur Diyarbakır karpuzunu tadardı bizim Brezilyalılar.

Maçın yıldızı hiç kuşkusuz Gökhan Gönül'dü, kendi mevkiisinden aldığı topu 11 altın dokunuştan sonra, kalecinin elleri arasından ve dar açıdan kaleye yolladı ve beraberlik sağlandı. Bir de kale çizgisinden döndürdüğü top var.

Golden sonra top Sarı Kanaryaların oyuncağı oldu sanki, Kazım ve Dos Santos sürekli kaleciyi selamladı ama son vuruşlar yerini bulmadı. Güiza, çok koşmasına rağmen şaşkındı belki olaylardan etkilendi. Orta sahada Emre iyi paslar verdi, yine tekmelerden kurtaramadı bacaklarını ve kontrolden çıktı. Alex'in yokluğunda o bölgede görev alan Semih de penaltı dışında etkili değildi, gerçi penaltıyı pek sindiremedi yorumcular ama ellerin penaltılarından eksik kalır yanı yoktu.

Hakem, en kolay penaltı çalan hakem olarak ünlüymüş, başkası olsa vermezdi zaten.

Bu arada 29. dakikada Diyarbakırspor'un kalemizde gidip gidip gelen ve en sonunda kalecinin ellerine takılan bir topu var ki, maçın kaderini çizdi neredeyse. Gol olsa geri dönüşümü zor olurdu.

3 gol yetti bize, birkaç tane de değerlendirilemeyen toplar var, bizim forvetler korkak, Baros kendini nasıl teslim ediyor rakibe, düşüyor, düşüyor, düşüyor, Hacıyatmaz gibi, hiç sakatlık yaşamıyor, demek ki "güzel düşme dersi" alıyor ya da veriliyor.

Kazım'ın attığı ikinci gol de güzeldi, geçen hafta ki gibi goller şahane, göz dolduruyor.


Fenerbahçe'nin şimdilik tek gözüken problemi, Bilica'nın aymazlığı ve Lugano'nun maç eksiği gibi. Lugano geçen sezonun sonunda cezalı olduğu için epeyce uzak kalmıştı takımdan. Bilica da ise aniden sınıf atlamanın verdiği rahatlık var, aynı sorunu Bekir de de hissettim sanki, erken havaya girmiş. Özer Hurmacı hakkında henüz net fikrim yok, uzun vadede katkı sağlayacak oyuncu diyorlar, göreceğiz.

Geçen yıla bakıldığında bu futbol ve sonuçlar tüm Fenerlileri mest ediyor mu acaba? Hala mutlu olmayanlar vardır elbette ama ben çok mutluyum kendi adıma.

Bir de Alex oynasa!

Şimdi sırada formalite maçı var, Sion'u Kadıköy'de pış pışlayıp uyutacağız. Ondan sonra ligin ilk haftalarında fırtına gibi esen sona doğru normale dönen hatta düşen Manisaspor gelecek. Mesut Hoca şov yapmak için gelecek ama takla atamadan gidecek, diyorum.


Bizi izlemeye devam edin!

Selamlar-sevgiler!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2029
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster