Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
440
 

Diyet…

Diyet…
 

Türkiye’de araştırmalar göstermiştir ki, bölünüp parçalanan bir partiden ayrılıp yeni kurulan partiler hiçbir zaman başarılı olamadılar. Yakın tarihimizde buna birçok örnek bulunabilir. Tek istisna bugünkü iktidar olan AKP dir. 2002 seçimlerinde AKP iktidar olduğunda, bazı düşünürler okyanus ötesi bağlantılara ve güçlü desteklere dikkat çekmiş, iktidar kanadı ise bu başarıyı sırf halkın teveccühü diye yorumlamıştı. Bu halkı ve bu parti mensuplarını tanıyanlar işin böyle olmadığını biliyorlardı ama Bu partinin iktidar olmasında sebep olan birçok unsuru inanıyoruz ki bilemiyorlardı.

Silah tüccarları da bu kesimlerden biridir. Kurulduğundan beri din tüccarlarını kullanan AKP güneydoğudaki oyları BDP ile paylaşıyordu. Bu konuda bir sıkıntısı olduğunu da düşünmüyorum. Biden bire ortaya bir “Kürt açılımı” oyunu çıkardı. Başbakanın kendi demeçlerinden de anlaşılacağı gibi bu girişim partilerine zarar verebilecekti. O zaman neden giriştiler diye düşündüğümüzde ve belgeleri incelediğimizde, emperyalistlere verilmiş sözlerin olduğu, faturanın gönderildiği ortaya çıktı. Başbakanımızın daha ileri demokrasi söylemlerine yine kendi fikri ve söylemi olan “Demokrasi tramvaydır. İhtiyacınız olduğu kadar biner, sonra inersiniz” mealindeki sözlerinden sonra inanmadığımızı açıkça belirtelim.

Tüm medeni dünyanın hür yaşamın en büyük düşmanı olarak gördüğü ve azaltılması için çaba sarf ettiği silahı biz -sanki çok zormuş gibi- daha kolay erişilebilir yapmaya uğraşıyoruz. Tek tek sorulduğunda kimi AKP milletvekillerinin bu yasaya karşı çıktıklarını görüyoruz. Ancak ait oldukları biat kültürünün gereği olarak oylama sırasında hiç firesiz evet oyu vereceklerdir. Çünkü onlar, kendilerini o koltuklara oturtanın da, kulağından tutup atabilecek olanın da halk değil başbakan olduğunu biliyorlar.

Edinilmesi imkân dâhiline sokulan her silahın, potansiyel bir ölüm makinesi olacağı ve birilerinin ocağına ateş düşüreceği bu yasaya evet diyenlerin umurunda olmayacaktır. Onlar, emri yerine getirmenin huzur ve mutluluğu içinde keyif çatacaklardır.

Türkiye’de güvenlik kurumlarının çatısı altında yaklaşık bir milyon silahlı insan gezmektedir. Bu bile kendi başına ürkütücü bir durumdur. Medeni ülkeler, güvenlik güçlerinin imkân olan yerlerde silahsız bulunmalarını sağlamaya çalışırken, biz bir kişinin beş silah edinebilmesine olanak sağlamaya çalışıyoruz. İşin kara mizah tarafı da, yasa tasarısını iyi incelerseniz, eski hükümlülerin, tek doktordan sağlık raporu alabilecek herkesin silah edineceği ortadadır.

Sınırlı süre (6 ay) için ruhsat alabilme konusu ise tüyleri ürpertmeye yetiyor. Ne için sınırlı ruhsat alacağız? Örneğin, birini öldürmeye niyetlendik. Gidip altı aylık ruhsat alacağız, işimiz bitince silahı da satarız tamam. Mantık bu mudur diye sorarsak bin dereden su getireceklerdir ama bu, böyle bir mantığın yanlış olduğunu göstermeyecektir.

İnanıyorum ki, sağduyu sahibi birçok AKP li milletvekili de silahlanmayı onaylamıyordur. Diyet ödeme telaşında olanların dışındaki AKP milletvekillerinin bu yasa meclise geldiğinde “hayır” oyu vermelerini silahlardan nefret eden bir Türk vatandaşı olarak bekliyorum.

İzmir,

2010-12-15

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1657
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster