Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '13

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
322
 

Diyetiniz Pazartesi başlayıp, Salı bitiyor mu? Peki neden?

Diyetiniz Pazartesi başlayıp, Salı bitiyor mu? Peki neden?
 

İşte 5 önemli nedeni…

İngiltere’de yapılan bir çalışmada; diyet yapan 5 kişiden 2’sinin ilk 7 gün içinde diyeti bıraktığı, sadece 1 kişinin 1 ayı ve yine sadece 1 kişinin 3 ayı tamamladığı saptanmıştır. Çoğumuzun en büyük şikayeti diyeti sürdürmede yaşanan zorlukların üstesinden maalesef gelememe ve sürekli yenilmişlik hissiyatı yaşamadır. Buna yol açan sebeplerin farkında olarak, bu durumlarla baş etmeye çalışmak işi biraz daha kolaylaştırabilir. Bakın diyeti bırakmamıza sebep olan en önemli 5 faktör nedir…

1. Vücudun İsyanı

Zorlayıcı ve çok sıkı diyetler modun düşmesine, baş ağrısına, fiziksel ve mental yorgunluğa, asabiyete, sindirim ve konsantrasyon bozukluğuna neden olabiliyor. Tabi ki hiç kimse böyle hissetmek istemez. Oysaki beslenme davranışı değiştirmek ve kilo vermek sizin daha zinde, enerjik ve sağlıklı hissetmenizi sağlamalı. Bu durumun üstesinden gelmek bedeninizi tanımakla ve uzmanınıza kendinizi iyi anlatmanızla sağlanır. Diyetlerde şikayete ve kaçamaklara yol açan en büyük neden az karbonhidrat tüketimidir, diyette biraz daha fazla meyveye, ara öğünlerde tahıldan zengin gıdalara ve ana öğünlerinizde ekmeğe yer vererek bu durumu aşabilirsiniz.

2. Açlık

Bir süre veya akşam boyunca karnınızın aç olması sizi isteğiniz kiloya kavuşturmayacağını unutmayın. Şu bir gerçek ki; açlık çekiyor olmanız diyetinizin bazal metabolik hızınıza uyumlu olmadığı ve kan şekeri dengesizliği yaşadığınızın göstergesidir. Bu durumda metabolizmanız daha yavaş çalışacak ve kilo vermeye karşı direnç geliştirecektir. Oysa ana öğünlerinizde mutlaka salata, yoğurt gibi besinlere yer vermek, 2,5-3 saatlik ara öğünlerle diyeti desteklemek, akşam 19:00’ dan sonra da mutlaka ara öğün yapmak, ara öğünlerinizi proteinden zengin besinlerle (süt, yoğurt, peynir vb.) zenginleştirmek ikinci acıkma sürenizin uzamasına ve açlık sorununun çözülmesine yardım eder. Tüm bunlara rağmen şikayetler devam ediyorsa belki de yeterince su içmiyorsunuzdur. Bazen vücudumuz su içmek istediğinizi bize mide kazıntısı olarak bildirebilir, mutlaka günde 10-12 bardak su içtiğinizden emin olun.

3. Aşermeler

Birçok danışan bazı zamanlarda aşırı derecede özellikle tatlı vb. besinleri istediğinden ve dayanamayıp tükettiğinden bahseder. Bu durumun temel nedeni yukarıda anlattığımız açlık sebepleriyle benzerdir. Kan şekerinizin çok fazla düşmesine izin verirseniz iştahınızla baş etmeniz o denli zorlaşacak ve aklınıza gelmeyecek besinleri tüketme arzusuna gireceksiniz. Yine de canınız değişik bir şeyler istiyorsa meyvelerinizle hafifi ve lezzetli tatlılar hazırlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra bir de alışkanlıklar var tabiî ki, ancak uyguladığınız beslenme programını bir yaşam biçimi ve yeni alışkanlıklar bütünü olarak benimsemek bu durumla baş etmenizi kolaylaştıracaktır. Aradan bir süre geçtiğinde ‘en son ne zaman tatlı yedim hatırlamıyorum’ demek çok kolay olacak.

4. Sosyal Baskı

Bizim gibi misafir ağırlamayı yemek ikram etmek olarak benimseyen toplumlarda yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesi sosyal baskıdır. Bu seferlik ye, hatırım için’ler,  bir kereden bir şey olmaz’lar, ‘o kadar hazırladım tadına bakmayacak mısın yani’ler insanı diyet yaptığına pişman eder boyuta ulaşabiliyor. Bu tür ziyaretlere mutlaka tok gitmelisiniz ki iştah kontrolünüzü daha kolay yapın. Yanınızda öğününüzü götürmek en kötü ihtimalle ikram edilen en sağlıklı yiyeceği tercih edebilirsiniz. Bu alışkanlıkta bir değişiklik yapma yoluna gidin ve siz misafirlerinize sadece sağlıklı gıdalar ikram ederek işe başlayın.

5. Duygular

Sinirlendiğimizde, mutlu olduğumuzda, kutlama yaptığımızda, tatile gittiğimizde, arkadaşlarla toplandığımızda, regl dönemlerinde vs. bu listeyi oldukça uzatabiliriz… Yemek yemek için birçok bahane üretebiliyor ve kendimizi affettiriyoruz, ancak unutmayın ki size iyi gelecek olan sadece sağlıklı ve dengeli beslenmektir. Diyetinizi bozduğunuzda ne kadar kötü hissettiğinizi, günlerdir verdiğiniz emeğin boşa gideceğini ve diyetinizi sürdürebildiğiniz taktirde alacağınız güzel sonuçların sizi nasıl mutlu edeceğini her zaman kendinize hatırlatın!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 11086
Kayıt tarihi
: 07.03.12
 
 

Diyetisyen İrem Kaya Cebioğlu, orta ve lise öğretimini Samsun Anadolu Lisesi'nde tamamladı. 2006 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster