Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '16

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
1311
 

Dizel mi benzin mi?

Dizel mi benzin mi?
 

Büyüklerimiz “Şahlandık, güçlendik.” deyip duruyorlar! Demek ki onların görebildikleri; ama benim göremediklerim var. Benim gördüğüm şu ki her geçen gün daha da fakirleşiyorum. Varsın olsun, ülkemin “güçlendiği” doğru olsun da.

Düne kadar 2 araba parasına 1 araba alıyorduk, artık -gönlümüzce bir arabaya sahip olabilmemiz için- 3 araba parası harcamamız gerekiyor. Hayırlara vesile olsun. Güçlü ülkenin güçlü fertlerine de bu yaraşır: Kendine 1 araba alıyorsun, 2 tane de hediye ediyorsun! Fırında askıya ekmek takmak gibi.

Bu arada şaka gibi bir bilgi de vereyim sizlere: Otomobil satışlarının geleceği parlak değil, BMW ve Mercedes bisiklet satmaya başladı! Türkiye web sayfalarından online sipariş verebilirsiniz. 5 bin liraya BMW’ye biniyorsunuz. Püfür püfür Cabrio misali. 1 mp (manpower) 30 vites.

Otomobil firmaları bu ay için kur ve ÖTV farkını üstlenerek kampanya yapıyorlar; ama ocak itibarıyla görünen manzara vahim. Mutlu Şirinler etkilenmez de normal yurdum insanının sıfır araba alması artık hayal. Böylece ikinci el satışları artacak ve trafiğe çıkan sıfır araç sayısında radikal bir düşme olacağından ülkenin ortalama araç yaşı yükselecek. Bu bir göstergedir. İlk defa gittiğiniz bir ülkede trafikteki araçlara bakarak o ülkenin ekonomik gücü hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

Ülkemizde maaş artışları hariç tüm fiyatlar dolara endeksli. Yani, dolar arttıkça fakirleşiyoruz. Şu anda benzinin litresi 5.09 lira, eurodiesel’in litresi 4.47 lira. Gelir-Gider dengesi düşünülerek bakıldığında dünya birinciliğini kimseye kaptırmaya niyetimiz yok!

Yıllardır savunduğum, turboyla güçlendirilmiş küçük cc’li motorlu araçların çoğalması savım son vergi değişikliklerinden sonra daha da önem kazandı. 1.0 cc ve 1.2 cc motorlardan -turbo desteğiyle- 140 hp güç 230 Nm tork alabilen ve bu teknoloji harikası minik devleri çift kavramalı otomatik şanzımanla sunan markalar var. Bu sizi hem güçlü bir araba sahibi yapmakta hem de vergi avantajı sağlamakta. Yalnız, artık vergilendirmede fatura değeri de dikkate alındığından; aracımız kendi kendine park etsin, hava kararınca farları otomatik yansın, yağmur başlayınca silecekler çalışsın, park sensörü olsun, kör nokta uyarısı yapsın diyemeyeceğiz belki de. Sonuç olarak; A, B ve C-Seg arabalar -satılabilir olması amacıyla- donanım yoksunu olarak üretilecek, ithal edilecek. D-Seg ve üzeri araçların müşteri profili zaten farklı olduğu için onları ne doların artışı ne de akaryakıt fiyatları etkileyecektir.

Neyse, biz gelelim milletin dizel aşkına! Benzin ve dizelin litre fiyatları arasındaki fark gittikçe kapanıyorsa da dizel motorlar -sıkıştırma oranlarının yüksekliği nedeniyle- daha az tüketirler ve litre fiyatının düşüklüğü de eklenince kullanıcıya tasarruf sağlarlar; lakin bu araçların satış fiyatları ve bakım masrafları yüksektir.

Daha düne kadar 1.6 cc ve üzeri benzinli atmosferik motorlar benzini lıkır lıkır içerken dizel sevdası anlaşılabilirdi de günümüzde 3 silindirli ya da ACT (Hıza göre iki silindiri kapatan) küçük hacimli turbo motorlar varken dizel araç alınır mı inceleyelim;

Kendi aracımı örnek alacağım. Aynı donanımda 1.2 cc 130 hp 205 Nm benzinlisi ile 1.5 cc 110 hp 260 Nm dizeli arasında 10,250 TL fiyat farkı var. Yakıt tüketimi her ne kadar realitede %25 daha fazlaysa da biz katalog değerlerini baz alalım.

1.2 cc benzinli : 6.7 lt / 100 km (Şehir içi)   0.067 x 5.09 = 0.34 TL / km

1.5 cc dizel      : 4.1 lt / 100 km (Şehir içi)   0.041 x 4.47 = 0.18 TL / km

Yani, benzinli araç -şehir içinde- dizel olandan neredeyse iki misli fazla yakıyor. Bunun yanı sıra, 50 litrelik bir depo bugün benzinle 254.5 liraya dolarken dizelle 223.5 liraya doluyor. Bizim vatandaş Hamdi de benzincide deposunu doldururken “Hem daha fazla yol yapıyorum hem de az yakıyorum; iyi ki dizel araç almışım.” diye havalara giriyor. Hamdi kardeş baştan verdiği 10,250 lirayı unutuyor, depo ucuza doldu diye seviniyor.

Şimdi bu aşamada hikayenin kahramanı ben olayım. Biz şehir içi ulaşımında çoğunlukla toplu taşıma araçlarını tercih ediyoruz. İstanbul-Antalya seyahatlerimizde kara yolunu tercih etmezsek yıllık yaptığımız km 7.500 ve 10,250 TL fark vererek dizel araç aldığımı varsayalım.

1.2 cc benzinli : 7.500 km x 0.34 TL = 2,550 TL / yıllık tüketim

1.5 cc dizel      : 7.500 km x 0.18 TL = 1,350 TL / yıllık tüketim

Bu hesaba göre, -benim aracım dizel olduğu için- yılda 1,200 TL kâr edeceğim.

Tabii ki az para değil; ama baştan verdiğim 10,250 lirayı düşünecek olursak, 8.5 yılda bu parayı amorti edip “az” yakmaya başlayacağım! Yani, dizel araç almak benim için kesinlikle gereksiz.

Örnekleri biraz daha çoğaltacak olursak: Yılda 15.000 km yapıyorsanız 4 yıl, 30.000 km yapıyorsanız 2 yıl ve 60.000 km yapıyorsanız 1 yılda, dizel araca fazladan ödediğiniz parayı çıkartabilirsiniz.

Dizel araçları genellikle taksilerin ve pazarlama şirketlerinin kullanması anlaşılabilir, çünkü yılda en az 300.000 km yapıyorlar. Yılda 60.000 km yapan bir aile varsa, o aileyi gerçekten çok merak ederim.

Hibrit ve elektrikli araçların piyasaya tam olarak hakim olması mümkün değil. Menzilleri kısa; otoparklarda, benzin istasyonlarında gerekli alt yapı da (Şarj üniteleri) yok. O nedenle, yılda 60 bin kilometrenin altında bir kullanımınız varsa kesinlikle 1.0 cc ya da 1.2 cc benzinli araç almanızı öneririm. Bn Otacı'nın 1.2 cc 120 hp benzinli aracıyla uzun yolda -bir depoyla (45 lt)- 980 km yapmışlığımız var ki km'de 0.046 lt tüketim neredeyse dizelle eş değerdir.

1.0 cc ve 1.2 cc motorlu araçlar için Renault-EDC, VW Group-DSG (VW, Seat, Skoda) ve Ford-PowerShift kombinasyonlarını -defalarca test edip incelediğim için- gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Manuel araç alacaksanız bu listeye PSA Group da (Peugeot, Citroen) eklenebilir.

Ben Uzak Doğu markalarının -motor ve şanzıman teknolojisi bakımından- Batı’nın oldukça gerisinde olduğunu düşünüyorum.

 

Tülay EKER, NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar Atabey. Uzun zamandır uğramıyordum. Sizleri ve yazılarınızı özlediğim için, bulduğum ilk fırsatı değerlendirerek sizleri ziyarete geldim. her ne kadar sürücü belgem olsa da hiç arabam olmadı. Otomobil merakım da yok. Bu noktada beni otomobillerden daha çok fakirleştiğimiz konusu ilgilendiriyor. Gerçekten fakirleştik ve alım gücümüz de erimeye devam ediyor. Kimin yardımına muhtaç isek, artık o bize yardım etsin. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 28.12.2016 23:12
Cevap :
Merhaba Recep Bey Dostum, sizi görmek ne güzel! 18 yaşımda ehliyetimi aldım ve o tarihten bu yana aralıksız araba kullanıyorum. Her zaman havacılığa ve otomotive meraklı olmuşumdur. Bilinçli bir tüketiciyim ve cİngÖzlere tahammülüm yok. Halk fakirleşiyor; ama devletimiz güçleniyormuş, öyle diyorlar! Bizden geçti, tanrı çocuklarımızı korusun. Teşekkürler, sevgiler.  30.12.2016 8:11
 

Diesel araba kullanan biri bence bir daha benzinli araba kullanamaz çünkü yüksek tork ve serilik her ne kadar ilk viteste yoksa da, daha sonrasında bariz fark yaratır. Alırken pahalı olması göz korkutmasın, satarken de aynı parayı geri alıyorsunuz(yaşlandığı nispette, tam tutar olarak değil). Ayni şekilde eskisi gibi bakımları da pahalı değil. 1.000 ve 1.200 benzinli motorlara bahsi konu olan motorların etkisi ne yazık ki tork olarak araçlarda hissedilmediği gibi devirli kullanıldığında daha fazla yakıt tüketimine sebep olmaktadır. Ancak araç bir kadın tarafından kullanılıyorsa amacına ulaşabilir. Güzel ve bilgilendirici bir yazıydı... Selamlar

ERIC VAN BUYTEN 
 27.12.2016 11:14
Cevap :
5 aydır 1.5 110 hp/260 Nm dizel araç kullanıyorum. Ondan önce 1.2 120 hp/190 Nm benzinli ve daha önce de 1.4 210 hp/300 Nm benzinli araç kullanıyordum. Hepsi de çift kavramalı otomatik şanzımana sahipti. Şu anda kullandığım aracın -aldığım tarihte- otomatik-benzinlisi olmadığı için mecburen dizel aldım. Ve dün depoyu doldurdum, 623 km yol yapmışım. İst-Ant arasında eminim bir depoyla 1000 km’yi aşar; bir önceki benzinli aracım da aynı parkurda 980 km yapıyordu; lakin hepimiz çoğunlukla şehir içinde kullanıyoruz ve bu ay ortalama süratim 22 km olmuş! O nedenle tork büyük bir etken değil, araç 4. vitesi bile görmüyor. Ve küçük cc’li motorların vergi avantajı var. Evet, dizelle hem depo ucuza doluyor hem de daha çok km yapıyorum; ama ayda 600 km yapan biri olarak -dizel ve benzinli araç arasında ciddi fiyat farkı olduğu sürece- ben benzinli kullanmalıyım. Benim aracımın benzinli-dizel farkı 10,250 TL. Benzincide kendimi iyi hissedeceğim diye baştan 10 bin TL vermenin gereği yok! Sevgiler.  30.12.2016 8:03
 

Otomobilimiz benzinli ama cok yakiyor. O yuzden biz sehirlerarasi seyahatlerimizde dizelli ticari aracimizi tercih ediyoruz, selam ve saygi ile...

Yurdagül Alkan 
 23.12.2016 12:04
Cevap :
Evet, uzun yolda dizel araçlar daha tutumlu. Hele bir de 3-4 kişi seyahat ediyorsanız kârlılığınız artar. Teşekkürler, sevgiler.  26.12.2016 8:14
 

Buyuk bir hevesle bisikletleri aldik. Hasin kasklarida(biliyorsun zorunlu). Bir veya iki defa ciktik artik garajin gulu! Arazi motorsikleti henuz arazi gormedi! Su uzerine binilen hover seyside de henuz kaldirimdan gitmedi! Ne maymun sitahli oluyor su amerikanyalilar! Aman valla sevmiyoruz ama namus belasina kardes mezar tasimizi yazdirdik bile. Esas konu bisitlet. Oyle hastalar varki sanirsin adam savasa gidiyor oyle giyiniyor valla. Hele kullandiklari zimbirti artik bisitlet denemez tek parmakla kaldir valla oyle hafif ama termo nukleer isiya dayanikli. Soyle de bak Newyorker senin o garajdaki kohneler ile bu yeni zimbirtilar ayni yolda gitmiyorlar mi? He valla islevi ayni ayni yolda, enayiligin alemi yok!!!2016 model 2. el arac(dealer da her turlu garantisi ayni) 5-10 bin mile yuzde elli ucuz niye enayilik yapayim onu burali hemserilerim yapsin!!!

Newyorker 
 08.12.2016 21:46
Cevap :
İstediğin kadar Amerikanyalı ol, damarlarında asil Türk kanı dolaşıyor; o nedenle ayran gönüllüsündür:) Bisiklet sevdası ayrı bir şey. Titanyum ve karbon fiber olanları var ki otomobil parasına! Tüy gibi de hafifler. Haklısın, o komedyenlerden burada da var:) Özellikle Caddebostan-Fenerbahçe parkurunda -kaskından ayakkabısına kadar- özenle giyinmiş tipler 5 km gidip geliyorlar. Tabii ki bisiklet süren çirkince (!) hatunlar da oluyor ve uzman sürücülerin ilgisine muhtaçlar:) Benimkinin selesi küçücüktü, şöyle kallavisiyle değiştirdim, rahat ettim:) Gidonu da yükselttim, üzerine abanıyorum. Otacı, “Sürerken uyuyup kalacaksın bir gün.” diyor:)  09.12.2016 20:00
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8315
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1130
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster