Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '15

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
264
 

Diziler : "Ben bilmem eşim bilir"

Diziler : "Ben bilmem eşim bilir"
 

meleklermekanı. com


“Ben bilmem eşim bilir” bir dizi sayılır mı? Değil. Elbette  belli ki bir çeşit Yarışma programı 
Ama bana göre çok iyi bir yarışma programı. Çünkü , getirisi çok fazla, eğlencesi fazla. Hem oynayan; hem seyreden; hem de TV’dan izleyen fazlasıyla eğleniyor ve heyecanlanıyor. 
 
Aslında daha çok gençler araba kazanmaya fazla hevesliler. Daha gençliklerinin baharında olan genç çiftler çok arzu ediyorlar bir arabalarının olmasını. Ama öteki yandan , 50-60 yaşlarına varmış , yine de bir araba sahibi olamamış çiftler de var. 
 
Gözlemlediğim kadarıyla çiftlerin büyük çoğunluğu taşradan geliyor. Ya nişanlılar ya da evliliklerinin ilk yıllarını yaşıyorlar.
 
Bazen de ileri yaşlardaki çiftleri de görüyoruz. Bunlar hemen elenir, fazla dayanamaz dediğimiz bu yaşlı başlı çiftler bazen öylesine sürpriz yapıyorlar ki, gençler şaşırıp kalıyorlar.
 
Aralarında daha nişanlı veya evli olmayan çiftler de var. Onlar kendilerini “Manita” olarak tanıtıyorlar. Aslında “Sevgili” deseler daha yakışır ama o sözcüğü kendilerine yakıştırıyorlar. Ben yakıştırmıyorum. Neyse!
 
Sunuculuğunu İlker Ayrık’ın sunuculuğunu yaptığı program, hemen hemen haftanın her günü var. Eskiden ileri saatlerde yayınlanan program şimdi öğleden sonra hemen başlamakta , reklamlar yüzünden ileri saatlere kadar sürmektedir.
 
“Ben Bilmem Eşim Bilir,”  Yarışması İstanbul’da çekilmektedir. Yarışmanın sunuculuğunu İlker Ayrık  yapmaktadır. Yarışmacılar, otomobil kazanmak için çift olarak yarışmaktadırlar..
Program, 15 Mart 2014 tarihinde 200. bölümü ile ekrana gelmiştir. Halen otomobiller kazanan çiftlere dağıtılmaktadır. 
 
Bu program bir yarışma programı ama bir “Bilgi yarışması” değil. Televizyonda “Bilgi” yarışmalarına oldukça alışmıştık. Özellikle “Kim Milyoner Olmak İster” herkesi ekranlara kitleyen bir programdı. Ama bu programda hiç kimse şimdiye kadar milyon kazanamayınca, işin ilginçliği gitti. 
 
Sunucu İlker Ayrık’la son derece değişik; sevimli, davranışlarıyla, sözleriyle sahneye, oyuna hakim olan bir sunucu tipi ortaya çıkmıştır. İlker Ayrık öylesine başarılıdır ki, bu programı sunarken, çok başka programlardan da çağrı almış, onlara da çıkmaya başlamıştır. Aslında ikinci derece bir dizi oyuncusu olan İlker Ayrık bu Yarışma Programından sonra iyice aranan bir Dizi ve Film oyuncusu olmuştur. Kendisi de film çekmeye başlamıştır.
 
Bu Yarışma Programı’nın ilginç yanı nedir?
 
Bir kere bu bir Bilgi değil, Beceri yarışmasıdır. Önceleri bizim ülkemizde aslında ne bilgiye ne de beceriye önem verilirdi. Ama televizyonlar Bilgi yarışmalarına hız verince, millet Ansiklopedi ezberlemeye başladı. Şimdi de yepyeni bir araba kazanmak uğruna millet evde bu yarışmada en çok kullanılan beceri türlerine çalışmaktadır.
 
Olsun. Derslerine çalışıp da gelsinler… Şimdiye kadar kullanılan beceri çeşitleri nelerdir?
 
Eşiniz kaç kilo pazar poşeti ile parkurda 3 tur atabilir?
Eşiniz ne kadar süre nefessiz kalabilir?
Eşiniz 90 saniyede dansöze kaç para takabilir?
Eşiniz 60 saniyede kaç tane tahta kırabilir?
Eşiniz 60 saniyede kaç kez oğlum bak git diyebilir?
Eşiniz 60 saniyede kaç tane pinpon topunu kavanoza sokabilir?
Eşiniz 90 saniyede matkapla kaç delik açabilir?
Eşiniz kaç saniyede elinde poşetle topuklu ayakkabıyla parkurda 3 tur atabilir?
Eşiniz 60 saniyede kaç zile basıp kaçabilir?
Eşiniz tabakları düşürmeden ne kadar süre taşıyabilir?
Eşiniz 90 saniyede kaç gol atabilir? VS…
 
Bunlar gibi daha başka bir sürü oyun var . Örneğin: Adana kebap yemek gibi… Acı biber yemek gibi… Bunlar aslında kişiye zararlı olabilir? Dikkat etmek gerekir.
 
Türkiye’de beceriye ne kadar az önem verildiğini biliyoruz. Özellikle eğitim sistemimizde; okullarda; millet durmadan sayfalarca kitabı ezberler de; onun bir uygulamasını yapmak aklına gelmez. Milletin eğitimde işi gücü bilgiyle, ve dolayısıyla “Test”le… Oysa hayat da istenilen bilgi az, fakat beceri çok fazladır. Hayat öyle gerektiriyor. 
 
Tabii bu oyunda, ele alınan beceriler daha çok eğlenceye dönük… Olsun! İnsanlar biraz da “Beceri”nin önemini anlasınlar. Bir basketbol topunu o delikten geçirmek kolay mıymış, anlasınlar…
 
Beceriye öncelikle ağırlık vermesi açısından, bu çeşit programların öncü olmasını diliyoruz. Bilgi bir şeydir ama Beceri çok şeydir. Bilgiden sonra Beceri gelmiyorsa, bilginin gösterdiği şey yarımdır. Hayatta geçersizdir. Hayat beceri ister.
 
Siz de bu programa hazırlanın. Yaşınız ilerdeyse bile başarılı olabilirsiniz. Hayat demek biraz da tecrübe demektir. Tecrübeli olanlar, beceri bakımından bir adım öndedirler… O bakımdan pek de kötümser olmaya gerek yoktur. Bu Yarışma gençler için deyip, geçmemeli… 
 
Nice 50’liler, 60’lıklar var ki, gençleri cebinden çıkarır.  Çünkü ..
 
“Hayatın bize öğrettiği bir şeyler var…” Ama …
 
Becerisiz insan, ne diyeyim ben, işte öylesine bir insandır.
 
Ben şahsen bu beceri oyununu bayıla bayıla seyrediyorum. Çoğu kez kimin kazanacağı da son ana kadar tahmin edilemiyor. Çok sürprizler oluyor. O yandan da ilgiyi çekiyor 
 
Anladığım kadarıyla seyredeni, izleyeni çok fazla olan bir program. Zamanınız varsa siz de seyredin. Oradaki kişilerin yerine kendinizi koyun. Bakalım o işler o kadar kolay mı? 
 
Hadi iyi eğlenceler. İyi yarışmalar…
 
 
 
Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiç seyretmedim hocam,ama şimdi merak ettim mutlaka bakacağım.Teşekkürler selam ve sevgiler.

Şennur Köseli 
 25.01.2015 11:22
Cevap :
Aslında bana göre çok ilginç. Beceriyi sınıyorlar. Az şey mi?  25.01.2015 12:44
 

Değerli hocam, bu yarışmayı bir kez izledim. Becerileri ve üstün niteliği çok önde giden birileri, şans faktörü nedeniyle, başarısız birisinin daha yaklaşık tahmini meyanında, yarışmayı kaybediyor. Öte yandan, toplumumuzun büyük kesiminin hayal sınırını aşan bir kazanç doğrultusunda, insanları ekran başına bağlayan bu programlar yerine, toplumu, ülkenin sosyal sorunları, ekonomik gerçekleri, etik değerler, vatandaşlık bilgileri ve dünyadaki gelişmeler ışığında bilgilendiren, düşündüren programlar yapmak, onlara zorlukları aşabilmenin ve mutluluğa erişebilmenin yollarını göstermek daha yerinde olmaz mı? Yıllarca, emek vererek, çalışıp didinerek sahip olabildiğimiz bir varidatın mutluluğu ve kutsallığı bir yanda, haybeden kazanılan varlıklar bir yanda. Kolay kazanma yollarının reklamının yapılmasını pek kabul edemiyorum. Saygılarımla. Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 23.01.2015 21:33
Cevap :
Bu yarışmayı ben biraz da hayata benzetiyorum. Hayatta da her zaman umulanlar,beklenenler kazanmaz. Hep beklenenler kazansaydı, o zaman belki hayat da tatsız olurdu. Fakat bütün düşüncelerinize katılıyorum ve teşekkür ediyorum Sayın Başdere. Saygılar, esenlikler.  24.01.2015 15:01
 

Her gün o kadar çok değişik yazılarınızı görünce bir ihtimal birkaç sekreterle çalışıyorsunuz gibi geliyor bana. Bilmem yanılıyormuyum. Ben, kendim, birde kendimin kendisi eh göründüğü kadar. Unutmadım, seviliyorsunuz.

Şahin ÖZŞAHİN 
 23.01.2015 17:12
Cevap :
Teşekkür ederim değerli kardeşim. Milliyet Blog'u seviyorum. Doğru, galiba biraz fazla yazıyorum.. Son zamanlarda bunu hissediyorum. Ama bir his bana "Yaz.." diyor. Konuşmaktan çok, yazmayı seven tiplerdenim. Herhalde bir kötülüğümüz yoktur. Tabii herkes de her şeyi okumaya zorunlu değildir.. Bırak böyle gitsin. Nasıl olsa bir noktada susacağız. Saygılar, selamlar.   24.01.2015 2:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster