Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '08

 
Kategori
Yurtiçi Tatil
Okunma Sayısı
1215
 

Doğa Turizmi ve Doğu'nun potansiyeli

Doğa Turizmi ve Doğu'nun potansiyeli
 

Ülkemizin her tarafı cennetten manzaralara sahipken, doğunun yeni keşfedilen yüzü içimizi ferahlatacak gibi duruyor. Yıllarca hakkettiği ilgiden yoksun kalan ülkemizin bu nadide toprakları artık kabuğunu kırıyor ve turizmin yeni merkezi olmak için kolları sıvamış durumda.Çok geriye gidip zihnimizi bulandırmanın anlamı yok.Daha düne kadar Türkiye'de kayak merkezi olarak sadece Uludağ-Bursa anılırken, Palandöken-Erzurum'dan sonra bölgenin yeni bir yıldızı daha varlığını hissettirmeye başladı, Bitlis. Oturup özeleştiri yapmanın zamanı geldi galiba. Ülkemizin her tarafı ayrı bir güzellik barındırıyorken, tatilimizi tutupta sınırdışında yapmanın anlamı nedir.Zaten bu topraklar dünyanın tüm güzelliklerini ayrı ayrı her bir yöresinde barındırmıyor mu? Deseniz ki Marmara, 2010 Avrupa Kültür Başkenti etiketiyle İstanbul ve Bursa gibi nadide şehirlerimiz Osmanlı mimarisinin en güzel yapılarıyle kerşımızda duruyor. Ege bölgesi; İzmir-Çeşme gibi harikulade tatil merkezleriyle, Çanakkale gibi tarihin yaşayan yüzüyle dimdik ayakta. İç Anadolu; kapadokya-Kırşehir, mevlana şehri Konya ile ayrı bir lezzet niteliğinde. Akdeniz de Antalya gibi dünyanın sayılı golf merkezi ve muğla, Fethiye-Ölüdeniz gibi turizm mekanları ile Miami, Karayipler, Maldivlere taş çıkartan yerler.Peki ya Karadeniz ve Ülkemizin Doğu'su... Onu da ben söyliyeyim. İnanın hakkettikleri değerden çok ama çok uzaktalar. Batı da yeni yeni canlanan doğa turizmi fikrine karşılık turizmde başarılı atılımlar yapan Türkiye gibi bir ülkenin kayıtsız kalması apaçık ifadeyle gaflettir. Çünkü yayla turizminde yatırım ihtiyacı olmaması ve en fazla getirisi olan sektör olmasına rağmen yeterince tanıtılmaması nasıl bir kayıtsızlığın ürünüdür. Geçtik. Sırada ise Ülkemizin tarihin tanığı ve yaşayan kısmı olan Doğu'su var. Bir kere şunu açıkça dile getirmek lazım; Bilmeyen görmeyen insanlar olaya balıklama dalarlar ve söylenmeye başlarlar.Yahu sanki doğuda deniz var da biz mi yatırım yapmıyoruz diye. Doğru deniz yok ama az önce dedikya popüler turizm ifadesi doğa turizmi oldu diye. İnsanlar şehir hayatından kafayı yiye dursun nefes alabilecekleri bir yerlere atmak için can atıyorlar. Bu doğa turizmide deniz faslının geçtiği kısmına nazaran daha ekonomik olması cazibeyi artırıyor haliyle. Ülkemizin doğusu otantik havası, keşfedilmemiş doğa yaşamı, yöresel yemekler ve tarihsel yapılarıyla ağırlığını hissettirmeye başladı. Hemde en tahmin edilmeyen tarafıyla, kayakla. Aslında bu bir başlangıç, önyargılar yıkıldıkça, buraların başıboş araziler olmadığı fikri kafalarda yerleştikçe Ağrı Dağı, Van kalesi, dünyanın en uzun 2. surları olan Diyarbakır Surları, tarihsel geçmişiyle ve tarihe kafa tutan mağaraları ve Dicle Nehri'nin müthiş eşliği şeklinde akşamları türküler mırıldanan Hasankeyf-Batman'ın sesi duyulmaya, İshak Paşa Sarayı'ın gizemli yapısı görülmeye, Bitlis'in beş minaresinin halay tutan ritmi hissedilmeye, Van Gölü'nün sessiz ve derin sularının çığlığı duyulmaya, Tarsus'un aslında yanı başımızda duran bir Viyana olduğu gerçeği kabullenmeye başlanacaktır. Ama olsun varsın halaylarındaki coşku, çığlıklarındaki titrek ses ürpertmeye dursun ordalar ve dimdik ayaktalar. Bugün onca vefasızlıktan sonra Bitlis'i hatırladım. Son ziyaretimden sonra epey zaman oldu. Gitmedim, gidemedim vefasızlık ettim, biliyorum. Ama bağışlanmak adına bir efsane şiirle analım seni. Biliyormusunuz, aslında hiç unutmadım o gördüklerimi ve yaşadıklarımı. Hergün Fırat'ın serin suları kulağıma fısıldıyor ve sizi hatırlatıyor. Sizi bilmek için sizi yaşamak lazım, ben yaşadım ve yine yaşamak için neler vermezdim ki!..


Bitlis'te Beş Minare

Bitlis'te beş minare,
Beri gel oğlan, beri gel.
Yüreğim dolu yare,
Beri gel oğlan, beri gel.

İsterem yana gelem,
Beri gel oğlan, beri gel.
Cebimde yoh beş pare,
Beri gel oğlan, beri gel.
Tüfeğim dolu saçma,
Beri gel oğlan, beri gel.
Sevdiğim benden kaçma,
Beri gel oğlan, beri gel.

Doksan dokuz yarem var,
Beri gel oğlan, beri gel.
Bir yara da sen açma,
Beri gel oğlan, beri gel.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 587
Kayıt tarihi
: 27.11.08
 
 

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü lisans öğrencisiyim. Sayısal alandan yetişmiş birisi olmakla birlikte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster