Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

27 Nisan '08

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
2572
 

Doğadaki En Büyük Güç

Doğadaki En Büyük Güç
 

Antik Çağ' da anlatılanlara bakılırsa eğer; Eski Yunanlılar' ın efsanevi tanrıları, kralları Jüpiter' in emrinde, Titanlar' ı iktidardan uzaklaştırmışlardı. Titanlar da, bu yeni tanrıları iktidar hırsızlığıyla suçlayarak, oturdukları Olimpos Dağı' nı ele geçirmeye kalkışmışlardı.


Titanlar, gökyüzüne çok yakın bulunan tanrılar sarayını ele geçirmek için kayaları üst üste yığdılar... Taraflar arasındaki çatışma çok şiddetli oldu ve çok kan döküldü. Bu amansız savaş uzun yıllar sürdü. Sonunda gizli silahı, şimşeği düşmanlarına karşı kullanan Jüpiter isyancıları galip geldi. Lâkin dünya bu esnada harabeye dönmüştü. Titanlar' ın üst üste yerleştirdikleri kayalar yıkılmış, her tarafı altüst etmişti. Galip tanrıların kralı bu üzücü duruma bir son vermek istedi ve bitkilerin tanrısı Flore' u çağıran Jüpiter ondan, yeryüzünü bu çıplak görünümden kurtarmasını istedi. Bir müddet sonra dağlar, ovalar yeşerdi, her taraf çiçeklerle bezendi...


Bu öykü Antik Çağ' da yaşayanların çok sevdikleri bir simgeyi dile getirmektedir. Bu insanlara göre bitki örtüsü her zaman için her şeyden daha güçlüdür, daima yenilenir, çıplak toprağı örter.


Bitkilerin sabrı tükenmek bilmez... Sel baskınları, yangın, don, hatta bir yanardağ patlaması gibi doğal afetlerden sonra dahi toprağı yeniden fethetmek için saldırıya geçerler. Savaş alanlarının yanık toprakları ya da bir deprem sonucu yıkılmış bir evin kalıntıları üzerinde, iki taşın arasında büyümeye başlayan küçücük bir bitki, yakında orada her şeyin yeniden başlayacağını haber verir; yaşamın her şeyden daha güçlü olduğunu belirler.


Bir bitki, en sarp kayaların arasında bile, rüzgârın bir avuç toprak doldurduğu bir kovuk bularak orada kök salar. Bitki örtüsü yeryüzünde hep yayılmak ister, önüne çıkan her şeyi örter. Bir giriş noktası buldu mu, hele yeteri kadar zaman da varsa, terkedilmiş evlere dahi girer. Dağlara saldırır, karlı yamaçlara kadar tırmanır; bir buzulkar erir erimez nemli toprağın üzerinde beliren küçük yeşil yapraklar bitki örtüsünün oraları da ele geçirdiğini kanıtlar.


Bitki, en sert hava koşullarına bile dayanmayı göze alır; kutup bölgelerine, çöllere mümkün olduğu kadar yaklaşmak, sokulmak için dayanma gücünün sınırlarını zorlar. Eğer dikkatli aranırsa, yeryüzünün her yerinde, kutupların buzlarının ya da en kurak çöllerin en kızgın taşlarının üzerinde dahi, klorofil mucizesini yinelemeye can atan bitkisel tohumlar bulunduğu farkedilir.


Toprağın içerisinde bir su deposu kazılsa ve duvarları da betonla sıvansa, birkaç ay geçmeden deponun her yanı yosunlar tarafından işgal ediliverir. Yaz mevsiminin sonunda, eğer sayfiyede eviniz varsa bahçesine bir tahta parçası bırakın bakalım... Ertesi yaz tekrar gittiğinizde tahtanın yosunlarla kaplı olduğunu göreceksiniz.


Kum zerrecikleri arasında bir nebze nem arayan küçücük bir filizin toprakta kök salması, havayla mümkün olduğu kadar fazla temas etmek için bir yaprağın büyüyüp gelişmesi, ışık enerjisini toplayan klorofil moleküllerinin uğraşı, bütün bunlar bizlere doğadaki küçük, önemsiz olaylar gibi görünebilir. Hâlbuki minik bir ot parçasının içerisinde, doğanın tüm gücü gizlenmektedir.


İNSANOĞLU İÇİN DİDİNEN YEŞİLE MUHALEFET OLMAYALIM!.. BİZ DE KENDİMİZ İÇİN BİR ŞEYLER YAPALIM!.. LÜTFEN DOĞAYA VE YEŞİLE SAYGILI OLALIM!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazımı, önermeğe değer bulan ve köşesinde yayınlayan sayın editöre teşekkürler ediyorum... Saygılarımla...

Efsane FB 1907 Baterist Metin 
 02.05.2008 18:36
 

Arkadaşım orman mühendisi. Geçen günlerde beni bölgesine götürdü. Bir araziyi gösterdi, "Hocam buradaki çamların hepsini kestirdik, kesilen bölgeyi telle çevirdik." dedi. Telle çevrilen alana hiç fidan dikilmemiş ama öylesine çok küçük çam ağacı çıkmıştı ki sormayın. Doğa kendi kendini tamir ediyor, yeter ki biraz destek olalım. Burada orman işletme tarafından yapılan destek sadece telle çevirmek. Eğer telle çevrilmeseydi koyun, kuzu yeni çıkan fidanları yerdi. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 30.04.2008 10:25
Cevap :
Harun Bey, sanırım kesim sebebi ağaçların sorunlu olmasıydı... Yoksa çok uzun yıllarda büyüyen çamı kesmek affedilmez hata olurdu... Ağaçların yeni sürgünlerle filizlenmesi hoş tabii, telle çevirip korumaya almak da isabet olmuş. Çamların tepesini keçilere yem etmemek bile küçümsenmeyecek bir katkıdır bence... Teşekkürler, saygılar, sevgiler...  30.04.2008 18:39
 

Yeşilin ve ağacın bol olduğu sağlıklı bir yaşam için, yeşili yok etmeye son verilsin! Sevgiler.

Baterist Kızı Melisa 
 27.04.2008 17:02
Cevap :
Yeşilin her tonuna ihtiyacı var insanoğlunun, ama anlayış kıt olunca katlediyor işte... Teşekkürler, sevgiler...  28.04.2008 17:58
 

doganın gücünü o kadar güzel anlatmışsınki hayran kaldım evet gerçekten mevlam o kadar her şeyi güzel yaratmış emrimize ama biz insan oglu kiymetini bilemiyoruz vahşice yok etmesini biliyoruz ancak çalışmalarında başarılar diler saygı ve sevgilerimi sunarım

saban kuru 
 27.04.2008 14:31
Cevap :
Dediğiniz gibi, doğadaki en vahşi yaratık insan ancak yakmak, yıkmak, yok etmekle meşgul... Ne zaman ki nefes alamayacağız, o zaman aklımıza gelecek... İnsanoğlunun karakteri bu, "kaybedince değer vermek"... Teşekkürler, saygılar, sevgiler...  27.04.2008 16:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3675
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster