Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

01 Mart '09

 
Kategori
Uzay
Okunma Sayısı
1593
 

Doğal "Merkezi Isıtma Sistemi"

Doğal "Merkezi Isıtma Sistemi"
 


Yeryüzü nasıl meydana gelmiştir?.. Acaba o, vaktiyle bir parçası olduğu güneşten mi kopmuştur?.. Yoksa onunla birlikte doğmuş, lâkin güneşten çok daha küçük olduğundan ötürü, ondan daha önce mi sönmüştür?


Son yıllarda bilginler, bu konularda oldukça kesin birtakım bilgiler edindiler, görüş birliğine vardılar. Artık kesinlikle biliniyor ki; dağınık maddelerden oluşmuş çok büyük bulutların içerisinde madde pıhtılaşmaları meydana gelmiş, bunların ısıları çok yükselmiş ve bu olay, yaklaşık olarak 4 milyar 600 milyon sene evvel olagelmiş.


Yer'in eskiden bir ateş küresi olduğu ve o zamandan bu yana hiç değilse yüzey kısımlarının çok soğuduğu da, şimdi bilinen gerçeklerden biridir. Ancak yerkürenin içerisindeki ateşin sıcaklığı zaman zaman yer kabuğunun çatlakları arasından yukarıya çıkmaktadır.


İşte bu nedenledir ki, bir maden ocağında, aşağılara inildikçe ısı artar; her 31 metrede bir derece yükselir.


Ne var ki, dünyamızı ısıtan sadece bu gerçek "merkezi ısıtma sistemi" olsaydı eğer, bizler çoktan soğuktan donup ölmüştük. Daha doğrusu, o şartlarda yeryüzünde insan diye bir varlık ortaya çıkmazdı. Örneğin, kutup bölgeleri de dünyanın diğer bölgeleri gibi bu iç ısıtma tesisatından yararlandığı halde, çok kalın bir buz tabakasıyla örtülüdür. Çünkü güneş ışınları bu bölgelere çok yatay gelir.


Yer'e göre daha az güneş ışını alan gezegenlerdeki durum ise, kutup bölgelerimizden çok daha kötüdür. Örneğin güneşe bizden beş kez daha fazla uzak olan Jüpiter gezegeninin yüzeyi öylesine soğuktur ki, (- 140 derece) sıvılar ve bildiğimiz bazı gazlar bile orada katılaşmış halde bulunurlar. Oysa bu gezegen dünyadan çok daha büyüktür, dolayısıyla içerisindeki harlı ateş de Yer'in içerisindeki ateşten daha az soğumuş durumdadır. Lâkin bu iç ateş Jüpiter'in, üstünde hiç yaşam bulunmayan bir buz parçası sayılmasına engel olamamaktadır.


Gerçekten hayatın gelişimi ve sürekliliği için ılık bir ortam gereklidir. Soğuk, birçok kimyasal tepkimeyi durdurur. Oysa canlı varlıkların yaşamalarını sağlayan birçok temel olay kimya ile ilgilidir.


Yer'in en başta gelen özelliklerinden biri olan ve yaşayabilmemiz için bizlere çok gereken bu ılık havayı, ne cayır cayır yanan Merkür'deki gibi çok sıcak, ne de buzlar diyarı Jüpiter'deki gibi çok soğuk olmayan, bu orta karar ısıyı bize güneş sağlamaktadır.


Ancak bir noktayı da unutmamalı tabii... Gece olup da gökyüzündeki kaloriferimiz gözden kaybolunca, Yer hemen soğumaya başlayacaktır. Çünkü bu kez, çevresindeki havadan daha sıcak olan yerküre etrafına ısı saçmaya devam edecektir. Bunun altında hepimizin bildiği bir gerçek yatmaktadır... Gece, elbette ki, gündüzden daha soğuktur ve gecenin sonunda, yerküre saatlerce havaya ısı saçtıktan sonra, sabahın erken saatleri yeryüzünde ısının en düşük olduğu zamanlardır.


Üşüdüğümüz zaman vücudumuzun ısı kaybetmesini önlemek için büründüğümüz kazak, palto, battaniye gibi, Yer'in de koruyucu bir örtüsü vardır. Bu örtü ise hava tabakasıdır. Havanın bu konudaki rolünü anlamak için bir seraya, yâni içerisinde çiçek ya da turfanda sebze yetiştirilen camekânlardan birine girelim... Göreceğiz ki, içerisi fırın gibi sıcaktır. Çünkü cam ısıyı içeri alır ama dışarı bırakmaz. Bu da tam anlamıyla bir tuzaktır sanırım.


İşte atmosfer tabakası da, güneş ışınlarını içeri bırakır ve Yer'in ısındıktan sonra çevresine yaydığı sıcaklığın dağılmasına engel olur. Uzayda tahmin edilemeyecek kadar sıcak göktaşları bulunduğu gibi, çok soğuk olanları da vardır. Yerküremizin ılık bir ortamdan yararlanacak kadar güneşin uzağında bulunması gerçekte büyük bir şans mıdır, yoksa Allah'ın sunduğu nimetlerden biri mi???

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3695
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster