Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
23476
 

Doğal Gaz ve Soba zehirlenmeleri tek hamle ile önlenebilir

Doğal Gaz ve Soba zehirlenmeleri tek hamle ile önlenebilir
 

Bu hafta içinde 10 kadar vatandaşımız doğal gaz zehirlenmelerinden dolayı maalesef yaşamlarını yitirdi.

Çözüm yolları bloğun devamında yer alıyor ayrıntıları ile ilgili.

Çözüm yolu olarak doğal gazı ya da kömür sobasını kullanan vatandaşların almaları gereken tedbirlerden bahsederken, doğal gazı tedarik eden kurumun alacağı önlemlerden bahsedilmiyor.

Vatandaştan milyonlarca TL’lik faturaları ödemesini isteyen doğal gaz satan kurum ve firmalar vatandaşın canını korumak için hiçbir önemle almıyorlar.

Çözüm doğal gaz kullanan her abonenin yıllık bakımlarının doğal gaz satan kurum ve kuruluş tarafından yapılması ve ücretinin belirli bir kısmının vatandaştan temin edilerek büyük maliyetin ise kurum ve kuruluş tarafından karşılanmasıdır.

Çünkü doğal gazı satan firma abonesinin doğal gaz tesisatının bakımını da üstlenmelidir.

Öbür türlü sürekli olarak bu tip ölüm haberlerini her gün duymaya devam ederiz.

SOBA ZEHİRLENMELERİNİN ÖNÜ SADECE BİLGİLENDİRME İLE KESİLEBİLİR.

SOBA YAKMAK BASİT BİR EYLEM GİBİ GÖRÜNSE DE HER İŞ VE EYLEM GİBİ EĞİTİM VE BİLGİYE İHTİYAÇ DUYAR.

BU GÜNLER İÇİN İNTERNETTE BİRDEN ÇOK SİTEDE SOBA VE GAZ ZEHİRLENMELERİNE KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER HAKKINDA BİLĞİLER BULUNMAKLA BERABER. BU ELİM VE VAHİM OLAYLAR GELİR DÜZEYİ DÜŞÜK, İNTERNETTEN YOKSUN, YA DA BU TÜR BİLĞİNİN HAYAT KURTARABİLECEĞİNE İNANMAYAN KESİMDE MEYDANA GELMEKTEDİR.

KENDİLİĞİNDEN DERS ALMAYI BİLEN BİREYLERE SAHİP OLABİLSEYDİK ZATEN BU TÜR ACILAR YAŞAMAYACAK VATANDAŞLARIMIZ YAŞIYOR OLACAKLARDI.

BASİT EL KİAPÇIKLARI, BUROŞÜRLER, BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI İLE SORUN BİR NEBZE DAHA İYİ ÇÖZÜLEBİLİR.

YİNE GÖREV İTFAİYECİLERE DÜŞMEKTE OLUP GÖNÜLLÜ OLARAK BU İŞİ ELE ALMALI TOPLUMU BİLİNÇLENDİRMELİ VE UYARMALIYIZ.

BU CÜMLEDEN NEFRET EDİYORUM?

“ Soba gazı zehirlenmeleri; bilgisizlik, ihmal ve dikkatsizlikten meydana gelmektedir. ”

BU SÖZLERİN ARKASINDA BAKIP DURARAK BİR YERE VARILAMAZ. ZAMAN
HAREKETE GEÇME ZAMANINIDIR.

İTFAİYECİLER BİLGİLENDİRME TOPLANTILARINA ZAMAN GEÇİRMEDEN BAŞLAMALIDIRLAR.

TV PROGRAMLARI BU İŞE ZAMAN AYIRMALIDIR. GAZETELER EK VEREREK KONUYA GEREKEN ÖNEMİ SAĞLAMALIDIR. İLKÖĞRETİMDE SOBA ZEHİRLENMELERİ İŞLENMEDİR.

GÖRÜNMEZ, KOKUSUZ , TATSIZ ÖLDÜRÜCÜ GAZ KARBONMONOKSİT.

Karbonmonoksit gazı zehirlenmesi hakkında insanların çok az bilgisi vardır.  Sadece öldürmekle kalmayıp uzun vadede Nevrolojik hastalıklara ( Sinir  hastalığı), kısa vadede ise solunum zorluğu, yorgunluk, halsizlik ve  iştahsızlığa sebep olmaktadır.

Yüksek seviyedeki karbonmonoksit gazı sizi 3 dakika içinde komaya sokar 10 
dakika içinde öldürür.

Aşağıda karbonmonoksit gazı zehirlenmesinden nasıl korunulacağı yer  almaktadır. Şu anda beş dakikanızı ayırıp aşağıdaki maddeleri dikkatlice okumanız sizin ve sevdiklerinizin hayatını kurtarabilir.

1. Tüp gazı ve Doğal Gaz ile çalışan fırın, soba ve su ısıtıcılarınızın alevini  kontrol edin. Eğer alevin rengi sarı ise bir problem var demektedir. Her  ne kadar mavi renkli alev güvenilir denilse bile fırın, soba ve su ısıtıcılarınızı düzenli olarak kontrol ettiriniz. 

2. Soba bacalarını kontrol ettirin. Kuşlar baca içlerine yuva yapmayı severler. Bacalarınızın temiz olduğundan emin olun. Kış gelmeden önce soba boru ve bacalarının tıkanıksız ve temiz olduğundan emin olun. Baca temizliği için apartman yöneticinizi uyarın. Soba boru veya bacalarının tıkanıklığı sadece karbonmonoksit gazının odaya dolmasına sebep olmayıp yangın için de büyük bir tehlike arz etmektedir.

SOBA BACA ÇIKIŞLARI BİNALARDAN DAHA YÜKSEKTE OLMALIDIR.

3. Kömür sobası kullanıyor musunuz? Kış aylarında soba zehirlenmesi adıyla tanıdığımız korkunç kazaları okur ve duyarız. Kömür alır iken kömürün kalitesine dikkat edin. Uyumadanönce sobanın içindeki odun ve kömürün tam olarak söndüğünden emin olun. Unutmayın ki insan hayatı bir dakikalık dikkatsizliğe bağlıdır.

4. Kapalı mekanlarda mangal kullanıyor musunuz? Kesinlikle kapalı mekanlarda mangal kullanmayın. Mangalı açık havada kullanın. Mangalı kapalı mekanlarda kullanmak sadece karbonmonoksit gazına bir davetiye değil hem de yangın için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

5. Ev ve işyerlerinizde havalandırma sistemi var mı? Malesef ülkemizde kışın ısınmak için harcadığımız paralar yüksek miktardadır. Bu yüzden kapı ve pencerelerin iyi bir şekilde yalıtılmış olması önemlidir. Sıcak havayı oda ve evlerimizde mümkün olduğu kadar uzun süre muhafaza etmek isteriz. Unutmayın ki karbonmonoksit gazı havasız yerlerde meydana gelmektedir. Bulunduğunuz mekanları sık sık havalandırın. 

6. Soba, fırın ve su ısıtıcınızı ne zaman kontrol ettirdiniz? Yılda bir kontrol ettirin. Unutmayın ki üretici firmalar bu cihazları bir kere kontrol etmektedir, o da ürettikleri gün!!!

7. Eğer çok çektiğiniz anlaşılması zor hastalık, yorgunluk, kas ağrısı, mide bozukluğu, halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı var ise, hemen doktara görünün ve kan tahlili yaptırıp kanınızdaki oksijen ve karbonmonoksit seviyesini ölçtürün. Kanınızdaki karbonmonoksit seviyesi yüksek olabilir.

AYRICA:

8. TSE Belgeli sobaları kullanmaya dikkat edin.

9. Sobaların duvardan/bacadan en az 1 metre en fazla 1.5 metre uzakta olmasını sağlayın. 

10. Sobanızın kömür altta, odun, tahta vb tutuşturacak malzemelerin kömürün üstünde olacak şekilde yakılmasını sağlayın. 

11. Soba borusunun baca içine fazla sokulmaması gerekmektedir. Aksi takdirde baca çekiş yapamayacak, duman geri tepme yapabilecektir.

12. Sobaların contalı, kapaklı, sızdırmaz olmasını sağlayın. Her yıl contaları kontrol ederek sızdırmaz kalmalarını sağlayın.

13. Soba kurarken mümkün olan en az sayıda dirsek kullanılmamasına dikkat edin. 

14. Soba bacalarının çatı üst seviyesinden en az bir metre yükseklikte olmasını sağlayın. Bu sayede sobanız kolay kolay geri duman tepmeyecek ve çekişi kolay olacaktır.

15. Soba bacalarının temiz olmasını sağlayın, tıkalı olup-olmadığının mutlaka kontrol edin ve mümkünse her ay borularınızı temizleyin. Böylece daha verimli yanma sağlanarak ekonominize de katkı sağlayabilirsiniz.

GERİ TEPMEYİ ÖNLEYEN BACA FAN UYGULAMALARI.

16. Sobalara çok fazla/aşırı kömür atmayın, (En fazla 2/3 oranında sobanıza kömür doldurun.) 

17. Odun ve kömürün dışında çevreye aşırı zararlı araç lastiği,naylon, plastik, paçavra vb. yakmayın.

18. Yatmadan önce kömürlü sobaların mutlaka söndürülmesi (Lodos olduğu zamanlar zehirlenmelerin yaşanmaması için bu husus çok önemli!!!) gibi konulara dikkat edilmesinin hayati öneme haiz olduğunu unutmayın.

19. Linyit kömürü üstten kok kömürü alttan yakılmalıdır. Sobaya yanmakta iken özellikle yatarken yeni kömür atılmamalıdır.

20. Aynı yerde yatan aile bireylerinin topluca ölmesi yoluyla ocaklarının sönmesine yol açan bu riski yaşamak yerine sobanın söndürülmesi daha akılcı bir yöntemdir. Eskilerin deyimi ile korkulu rüya görmektense uyanık yatmalı, özellikle lodoslu havalarda yatmadan önce soba söndürülmelidir.

21. Rüzgârlı havalarda baca tepmesi ve yağmur suyunun bacanın içini ıslatmasını önlemek için rüzgâr yönüne göre yön değiştiren baca başlığı kullanılmalıdır.

22. Lodos başladığında; Kömür sobanız sönmemiş ise yanan kömür üzerine su dökerek söndürmeyiniz Aksi halde soba tütebilir.

23. Baca ve Borularla İlgili şu Önlemleri Almalısınız;

a) Soba duvardan en az 50 ve en çok 150 cm uzağa kurulmalıdır. Sobanın baca deliğine olan uzaklığı bacada ve boruda zift oluşumunu engelleyecek mesafede olmalı.

b) Soba boruları mümkün olduğunca kısa ve düşey doğrultuda olmalıdır. Yatay borular bacaya doğru %10 eğimle yükselerek takılmalıdır.

c) Fazla dirsek ve borudan kaçınmalı en fazla iki dirsek kullanılmalıdır. Böylece boru ve bacada kurum ve/veya katran oluşumu, tıkanma ve gaz sızma olasılığı azalır.

d) Delik boru kullanılmamalı. 

e) Soba, dirsek ve boru eklem yerleri duman sızdırmamalı, eklem yerleri birbirine uygun bir şekilde geçirilmelidir. 

f) Baca ve soba borusu bağlantısının uygun biçimde yapıldığından emin olunmalı.

g) Soba boru ucu, baca deliğine fazla sokulup tıkanmamalı ve boru bacayı daraltmamalıdır.

h) Soba boruları pencere ve duvardan dışarı çıkarılıp uzatılmamalıdır.

i) Soba boru çapı 13 cm olması tavsiye edilir.

j) Baca yılda en az bir kez borular ise ayda bir defa temizlenmelidir.

k) Bina bacası çatının en yüksek noktasından en az 1 m yüksekte olmalı ve çıkan gazların dağılabilmesi için yanındaki binalardan 6 m uzakta olmalıdır.
l) Baca rüzgardan fazla etkilenmeyecek şekilde iyi çekişli olmalıdır. 

m) Sık sık baca tepmesi oluyorsa, baca deliğinin uygun olup olmadığı kontrol ettirilmeli.

n) Soba borularına çamaşır kurutma aksesuarları asılmamalı.

o) Lodoslu bölgelerde bacaya klape takmak geri tepmeleri önlemede yararlı olabilir.

p) Rüzgâr yönüne göre yön değiştiren mekanik baca kapakları takmakta yararlıdır.

q) Bacalara rüzgârla emiş sağlayan baca aparatları takılarak emiş artırılabilir.

Lütfen bunlara dikkat edelim. Toplumun bilinçlenmesinde yardımcı olalım. Bilgilerin üzerine ilaveler edelim. Dağıtalım. Aşağıda Sn. Prof. Dr. Mehmet Doğan’ın
Karbonmonoksit zehirlenmeleri üzerine çok güzel hazırlanmış bir yazısı da rehber bilgi olarak elimizin altında bulunmalıdır.

KARBON MONOKSİT ZEHİRLENMESİ ÜZERİNE

Bu yazımızla son yıllarda özellikle kış aylarında ve lodos rüzgârlarının etkili olduğu zamanlarda ülkemizde medyanın sürekli haberlerinden biri olan karbon monoksit (CO) zehirlenmesini sebepleri ve sonuçlarını vererek okuyucuları aydınlatmaya çalışacağız. 
CO zehirlenmesi de bilimsel bilgi olmadan teknolojisinin gelişiminde katkıda bulunmadan yeni teknolojilerden yararlanmaya çalışmanın tipik bir sonucudur. Prensipte tüm yanma olaylarında yeterli hava, daha doğru ifadeyle gerekli oksijen olmadan yanma olaylarında CO oluşur. Özellikle kapalı alanda mangal kömürü, katalitik sobalarda gaz yakarak ısınma, yeterli hava girişi olmadan hava gazı ve doğal gaz şofben ve kombi yakmalarında, hatta soba, kalorifer kazanı yakılmasında, kapalı garajlarda CO-zehirlenmesi olayları görülür.

Karbon Monoksit Niçin ve Nasıl Oluşur?

Yakacak ismini verdiğimiz odun tezek gibi ilkel yakacaklar, linyit, kömür, akaryakıt ve doğal gaz gibi tüm fosil yakıtlar, hava oksijeni ile yakıldığı zaman yakacakların yapısındaki karbonlar hava oksijeni ile yanarak karbon dioksit ve içerdikleri hidrojenler de su oluştururlar. Yanma adını verdiğimiz bu kimyasal birleşmeler sonucu çevreye ısı yayılır ve ısı yemek pişirmede, ortamın ısıtılmasında ve araçlarda da mekanik enerjiye dönüştürülerek araçların hareketinde kullanılır. Termik santrallerde ise su buharlaştırılarak türbinleri döndürmesiyle elektrik üretilir. Diğer bir ifadeyle yanma tepkimesi sonucu açığa çıkan ısı doğrudan ortam havasını, ısınma sisteminin içerisinde devreden suyu ısıtır veya buharlaştırır. Yanma olayı taşıtlarda gerçekleştirilirse genişleyen hava motor silindirlerini döndürür, yanma ürünleriyle karışık hava eksozlardan atılır veya jetlerde olduğu gibi itme etkisi yapar. 
Yanma olayı sırasında yeterli oksijen olmaz veya çıkan gazlar atılamazsa karbon tam yanarak karbon dioksit yerine karbon monoksit oluşur ve diğer akaryakıtlar da tam yanmadan kısmen küçük moleküller halinde çevreye salınır. Karbonun tam yanmadığı ara yükseltgenme basamağındaki karbon monoksit gazı hem indirgendir ve tepkime vermeye yatkındır. Hem de solunum sırasında akciğerlere alınırsa oksijenden daha tercihli olarak hemoglobine bağlanarak kan ve kalbin oksijensiz kalmasıyla zehirlenmeler sonucu canlının ölümüne sebep olur. Yakıtlardaki karbonun tam yanmamasıyla karbon monoksit halinde atılması sağlığı tehdit ederek ölümlere sebep olduğu gibi yakıtın enerjisinin üçte ikisinden yararlanmadan atılmasıyla da yakıt verimini düşürür. 
Tipik bazı yakıtların yanma olaylarını ve açığa çıkan enerjiyi aşağıdaki eşitliklerle gösterebiliriz.

Tam yanma:
C + O2 ----- CO2 + -393,5 kJ/mol C (= -94,1 kKal/mol C )
2H2 + O2---- H2O + -285,8 kJ/mol H2 (= -63,6 kKal/mol H2 )
CH4 +3O2 ---- CO2 + 2H2O + 890.3 kJ/mol metan (=213.0 kKal/mol metan)
C3H8 + 5O2 ----- 3 CO2 + 4 H2O + -2219,9 kJ/mol propan (= 531.1 kKal/mol propan)
C2H5OH + 4 O2 ----- 2CO2 + 3H2O + 1132,6 kJ/mol etanol (=271.0 kKal/mol etanol)
C2H2 + 3O2 ---- 2CO2 + 2H2O + 1585,3 kJ/ mol asetilen (=379.3 kKal./mol asetilen

Tam yanma olmazsa: Karbon dioksit yerine karbon monoksit oluşur.
C + 1/2O2 ----- CO + -110.5 kJ/mol C (= -28,1 kKal/mol C )
2H2 + O2---- H2O + -285,8 kJ/mol H2 (= -68,5 kKal/mol H2 )
CH4 +3/2O2 ---- CO + 2H2O + 607.3 kJ/mol metan (=145.3 kKal/mol metan)
C3H8 + 7/2O2 ----- 3 CO + 4 H2O + - 1370 kJ/mol propan (= 328 kKal/mol propan)
C2H5OH + 2 O2 ----- 2CO + 3H2O + - 800.7 kJ/mol etanol (= 191.5 kKal/mol etanol)
C2H2+ 3O2 ---- 2CO + 2H2O + -1018.0 kJ/ mol asetilen (= 243,6 kKal./mol asetilen

Yukarıdaki kimyasal tepkimeler ve verdikleri enerjilerde görüldüğü gibi ister karbonu veya kömürü, ister diğer yakacakları yakalım yanma ortamında yeteri kadar oksijen olmazsa korbon dioksit yerine zehirli olup, ölümlere yol açan karbon monoksit oluştuğu gibi o yanma olayından alacağımız enerjinin çok altında enerji alabiliriz. Diğer bir ifadeyle bilgisizliğimiz sonucu yakıtı tam yakmamakla sağlığımızı ve paramızı pisipisine kaybederiz.

Yakıtlar hangi koşullarda ve niçin tam yanamaz? Tam yakma nasıl sağlanır?
Tüm yakma sistemleri ocaklar, sobalar, mangal, şofbenler, kombiler, kalorifer kazanları, araç motorları sürekli temiz hava, yani bol oksijen alacak ve yakıtın tamamını tam yakacak, atık gazları da ortamdan uzaklaştıracak şekilde tasarlanmalıdır. Yeni konutlar, ısıtma ve yakma sistemleri, araçlar da esasen iyi hesaplanmış mühendislik çalışmalarıyla planlanmaktadır. Tehlike bilgisizlik sonucu yanlış ve kaçak yapılarda eskiyen ve bakımı yapılmayan sistemlerde görülmektedir. 
Odun, linyit ve kömür gibi kolay ateş almayan ve ortama homojen dağılarak her yanından hava alması zor olan yakacakların en uygun yakılması için yakacakların yanma ortamına taşınmaları ve yanma sürekliliğinin sağlanması bile öğretilir. Yakıcılara çoğu kez yakma kursu almaya da zorlanır. Yanma ortamı sürekli oksijen alacak ve atık gazlar da engelsiz kolayca baca veya eksozdan atılacak şekilde seçilir ve tasarlanır. 

Eski tip köy evlerinde soba ve mangal yakmalarında karbon monoksit zehirlenmelerine pek rastlanmazdı. Zira bu evlerde sobada odun ve kömür yeterince önlem almadan yansa bile kapı ve pencere açıklıklarından sürekli yeni hava girişi olduğundan ortamda oksijen eksikliği olmaz, sadece soba boruları veya bacaların çekmemesi nedeniyle ortamı is ve duman kaplardı. Zamanımızdaki hava geçirmez kapı ve pencereli özel yalıtımlı hava geçirmez duvarlı konutlarda yakmaların gerçekleştirileceği özel ayrılmış havalandırmalı ve yanma gazlarının atılacağı mekânlar olmadığında zehirlenme olayları da sık görülmektedir. Özellikle soğuk havalarda kapalı alanlarda soba ve mangal kömürü yakıldığında, soba borularının ve bacaların tıkalı olduğu hallerde veya lodos gibi ters rüzgâr eserek yanma gazlarının tekrar sobaya doğru hücumunda söndürülmeden yanar bırakılan sobaların zehirlediği nice kişiler komşuları ve yakınları tarafından ölmüş bulunmaktadır.
Özellikle kapalı garajlarda ve eksoz gazı kaynaklı karbon monoksit zehirlenmeleri de görülmektedir. Eksozun kaçak yapması durumunda araç içindekiler de zehirlenebilmektedir.

Yine eski yıllarda çok görülen bir zehirlenme olayı da banyolarda yakılan hava gazı şofbenlerin sebep olduğu zehirlenmelerdi. Doğal gaz şofben bağlantılarının iyi yapılmaması, bacaların iyi çekmemesi, gaz kaçakları gibi olayların sebep olduğu zehirlenmelerden daha çok küçük hacimli ve kapısı kapatılan banyolarda yeterli hava bulamadan yanma ile oluşan karbon monoksitin etrafa yayılması veya oksijensiz kalarak bir baygınlığı izleyen zehirlenme ve ölümler daha yaygın görülürdü. 
Şofbenlerin banyo dışına alınma zorunluluğu getirilmesiyle bu tür ölümler en aza indirilebildi. Son yıllarda ise özellikle kat kaloriferi olan ve kontrolsüz, güvenlik kurallarına uymadan kombi sistemi ile ısıtılan evlerde zehirlenme olaylarının arttığı görülmektedir. Tipik bir gereğini yerine getirmeden teknolojiden yaralanmaya çalışmaktan kaynaklanmaktadır. Aynı teknik önlemler araç yakıt sistemleri için de gereklidir. Eski ve bakımsız araç motorlarındaki yanmalar da tam olmadığı zaman bu araçlar karbon monoksit yanında tam yanmamış yakıtları da çevreye vererek enerjisinden tam yararlanmadığı gibi havayı da kirletirler. Bu nedenle eksoz gazı kontrolü zorunluluğu yararlı olmuştur. 
Asetilen gibi daha bol oksijene ihtiyaç duyulan teknik gazların yakılmasında yanma ortamına basınçlı hava (kompresörle) verilmelidir. 
Karbon monoksitten zehirlenme olayları tamamen nasıl önlenir? 

Modern yapılarda kurallara uygun kalorifer dairelerinin olduğu merkezi kalorifer sistemleri en güvenilir sistemlerdir. Bağımsız tek daireli villa tipi konutlarda ise yeterli hacim ve havalandırma ve uygun bacaların bulunduğu kombi –kalorifer odaları gibi bölmeler ayrılmalıdır. Kat kaloriferi tercih edilme durumunda “Hermetik kombi” yani yakıcı gazı (havayı) doğrudan dış mekândan alan ve aynı sistemle yanma gazlarını dış mekana veren kapalı sistem kombiler tercih edilmelidir. Ancak bu kombiler daha pahalı olduğundan ekonomik nedenle klasik kombiler tercih edilirse o zaman da kombiler balkon gibi dışa açık mekânda yakılmalıdır. Kombinin yakıldığı mekânın penceresine sürekli hava girişini sağlayacak ızgara yerleştirilmesine ek olarak yanan gazların köşe yapmadan en kısa yoldan doğrudan bacaya verildiği otomatik güvenilir gaz giriş sisteminin olduğu, projeye uygun kombi bağlantısı yapılarak da tehlikesiz ısınma mümkündür. Ancak çok hızlı yüksek devirli yanmalarda tam yanma sağlanamayacağı dikkate alınarak sistemi kapatıp açarak ani ve çok hızlı yakmalar yerine düşük düzeyde sürekli yanma tercih edilmelidir. Yine de kombi ve bacaların periyodik kontrollerinin yapılmalıdır. Kombi satan ve kuran firmalar tüm teknik koşullara uymayan bağlantıyı yapmadıkları gibi, belediyeler de izin vermediğinden günümüzde yeni sistemli konutlarda korkusuz ve güvenli olarak doğal gaz kat kombileri ile de ısınılabilir. 

Karbon monoksit insanı nasıl zehirler ve öldürür? 

Karbon monoksit (CO) özellikle akciğerler yoluyla solunum sırasında alınır. Hemoglobine ilgisi oksijenden 250 kat daha fazla olduğundan teneffüs edilen havada oksijenden 250 kez daha az olsa bile (yani oksijen normal kuru havanın % 21 kadarını oluşturduğundan havadaki değeri % 0,1 kadar bile olsa) zehirlemeye neden olur. Hemoglobine bağlanarak dolaşım sistemine geçtiğinden oksijen alımını ve kana geçmesini engeller. Hemoglobinle karboksi-hemoglobin bileşiğini oluşturur. Ayrıca CO’in % 10-15 kadarı myoglobin ve sitokrom oksidaz gibi doku proteinlerine bağlanır. Daha az bir kısmı da plazmada çözünür. 2,3 difosfogliserit oluşumunu azaltarak muhtemelen bununla ilişkili ve daha da önemlisi hemoglobinden oksijenin ayrılması zorlaşır. Kan hücrelere ve dokulara oksijen taşıyamaz hale gelir, yani hipoksi olur. CO zehirlenmesi sonuçta ölüme neden olur. Yaşlılar çocuklardan daha dirençsizdir. Karboksi hemoglobin düzeyi büyüklerde %40’a çocuklarda % %50’e ulaştığında baygınlık, %60-70’e ulaştığında ise ölüm görülür.
Aslında değişik kaynaklardan oluşarak havaya geçen CO derişimi %0,001 kadar bulunur. Hemoglobinin yıkımı sırasında açığa çıktığından düşük düzeyde de olsa her insanda bulunur. Yeni doğan çocuklarda ve sigara içenlerde miktarı normalin iki katı üzerine çıkabilmektedir. Tehlike sınırı 50ppm veya 55 mg/m3 olarak verilir.

Zehirlenenler normal yaşama döndürülebilir mi?

Zehirlenen kişiler bayılmış olsalar bile sağlık kuruluşlarına yetiştirilebilirlerse normal yaşama döndürülebilirler. Çoğu kez de deneyimli hekimler kanda karboksi hemoglobin ve oksi hemoglobin tayini gibi normal zehirlenme teşhisi için gerekli tetkikleri yapmadan bile tedaviye başlayabilir. Sağlık kuruluşuna ulaştırılan hastanın acil kan kontrolü yapılarak çok geç kalınmadan hastaya basınçlı oksijen verme, serum fizyolojik vererek kanı seyreltme, bikarbonat çözeltisiyle kanın pH ayarı, oksijence zenginleşmiş kan verme gibi acil müdahalelerle ölüm öncesi hasta bile normale döndürebilir. Hatta zehirlenme nedeniyle görülebilecek geçici nörolojik bozukluklar bile tedavi edilebilir. Bu nedenle zehirlenme olayına tanık olanlar zehirlenmesinden şüphelenilenleri zaman kaybetmeden en yakın sağlık merkezine ulaştırılmalıdırlar. Sonuç olarak hastalar şuursuz, baygın bile olsalar ümit kesilmeden tedaviye çalışılmalıdır. Örnek olarak Almanya’da 1968-1975 yılları arasında hastaneye getirilen 3779 zehirlenme mağdurundan sadece 130’u (%3.4) kurtarılamayarak ölümle sonuçlanmıştır. İşyeri zehirlenmelerinde ölüm oranı sadece % 1.8 kadardır.

Karbon monoksit dedektörleri her zaman güvenli mi?

Hava gazı kullanıldığı yıllarda gazlara etil merkaptan gibi pis okulu gazlar da eklenerek kullanıcıların gaz kaçağına karşı uyarılmaları sağlanırdı. Zira hava gazı hidrojen gibi patlamayla yanacak gazın yanında karbondioksit gibi zararsız ve kokusuz zehirli gazlar da içerirdi. Gaz kaçağı ve sızıntısı sıkışma ve elektrik kontağı ile patlamalara neden olur. Ancak ölümle sonuçlanan olaylar gaz kaçağı sonucu değil, az yanma sonucu oloşan CO gazından kaynaklanır. Doğal gazlara bu tür gazlar eklenmesi yerine daha teknik önlemlerle gaz kaçakları hiç olmayacak şekilde iletim ve yakma sistemleri geliştirilmiştir. 
Karbon monoksit zehirlenme olayları sıklaştıkça bu gaza özgü gaz dedektörleri reklamları da artmakta ve tüm kullanıcılar adeta gaz dedektörü almaya zorlanmaktadır. Teknolojinin, özellikle elektronik algılama sistemlerinin geliştiği çağımızda CO dedektörleri de üretilmiştir. Prensip olarak bir ortamda CO varlığını gösteren ve uyaran bu gazın fiziksel ve kimyasal özelliklerine dayalı spesifik dedektörler de yapılmıştır. İnfraret absorpsiyonuna dayalı dedektörler çok pahalı, kimyasal tepkimeye dayalı dedektörlerin ise kullanımı zor ve pratik değildir. Piyasada ucuz satılabilen CO’e özel kristal dedektörleri ise kısa ömürlü olması yanında pilleri zamanında değiştirilmezse verdiği güvenlik aldatıcı olabilir. Dedektör kullanma yerine tam yakma ve atık gazları zararsız atma tekniklerine uygun önlemlerin alınması daha doğru ve güvenli yoldur. 
Aslında zehirlenmenin başladığı şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük ve halsizlik, görmede bozukluk, sersemlik, bulantı ve kusma, vücutta uyuşuklukla, sonunda bayılmayla kendini gösterdiğinden en iyi önlem bilgi ve bilgili olmaktır.

http://ahmetsertkan.blogspot.com/2009/02/soba-gazi-baca-gazi-olumlerine-care.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1794
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster