Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '06

     
    Kategori
    Aksesuar / Takı
    Okunma Sayısı
    557
     

    Doğanın Mucizesi: Pırlanta

    Elmaslar milyarlarca yıl önce, neredeyse zamanın başlangıcında oluşmuştur. Gökyüzündeki bazı yıldızlardan bile daha yaşlı olan pırlantanız, hayret verici bir yolculuğa dayanmıştır. Bu yolculuk çok eski bir elementi dünyanın en çok aranan ve ölümsüz mücevherlerinden biri haline getirmiştir.

    Çok büyük ısı ve basınç altında, yeryüzünün derinliklerinde oluşan elmaslar, volkanik güçler tarafından yeryüzüne taşındı. Daha sonra da binlerce yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kaldılar. Sadece az bir kısmı zorluklara sabırla dayanarak bulunmayı başardı.

    İlk önce Hindistan’da bulunan elmaslar, şimdi Afrika, Avustralya, Kanada ve Rusya gibi dünyanın birçok yerinde de çıkartılmaktadır. En ıssız çöllerde ve hatta okyanus diplerinde bile bulunabilirler. Ancak, bulunanların sadece çok küçük bir oranı kesilip cilalanarak mücevhere monte edilecek boyut ve niteliktedir.

    Seçimizi yaparken, her elmasın dünyanın kalbinde yaratıldığını ve tüm zamanlardan geçerek, kıtalararası bir yolculuk yaptığını düşünmek heyecan vericidir.

    Elmas yüzyıllar boyunca insanoğlunun ilgisini çekmiştir. Ender ve güzel olmalarının yanı sıra, sihirli olduklarına da inanılırdı. Hiçbir alet elması kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz bırakmıyordu. Bu yüzden birçok insan elmasın doğaüstü yeteneklere sahip olduğuna inandı.

    Yunanlılar için Tanrıların gözyaşlarıydı. Romalılara göre yıldızlardan kopan parçalardı. Hintliler de elmasa hastalık, hırsızlık ve kötülükleri uzakta tutan bir şans tılsımı olarak bakıyordu. Başka kültürlerde bu taşların iyileştirme ve bilgelik güçlerine sahip olduğuna inanılırdı.

    Elmasın etrafında dönen efsaneler ve sihir onu çok istenen bir taş haline getirdi. Eski krallar savaşlarda elmas takarlardı kraliçeler ve cariyeler güç ve ihtiras simgesi olarak elmasa sahip olmak isterlerdi.13.yüzyılda Fransa Kralı IX. Louis asil olmayanların pırlanta mücevher takmasını yasakladı ve onları sadece kraliyet ailesi üyelerinin takabileceğini buyurdu.

    Bu görkemli çekicilik günümüzde de devam etmektedir. Hiçbir mücevher, duyguları ve yaşamın önemli anılarını bir pırlanta kadar mükemmel yakalayamaz ve simgeleyemez.

    Eşsiz, değerli ve yok edilmez olan elmas, yüzyıllarca aşkı simgelemek için kullanılmıştır. Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük armağan etme geleneği, 15.yüzyılda Avusturya’da başlamış ve günümüzde dünyanın tüm kültürlerine yayılmıştır.

    Ancak, pırlantanın güçlü Simgeselliği romantizmin çok ötesine uzanmaktadır.

    Pırlanta armağan etmek veya almak yaşamın özel anlarının neşesini arttırır: bir çocuğun doğumu, yıldönümü, doğum günü, kişisel bir amaca ulaşılmasındaki kutlama ya da sadece kendini ödüllendirme isteği…

    Nasıl olursa olsun, bu özel gün pırlanta ile kutlanınca unutulmaz hale gelir. Ne de olsa, pırlanta sonsuzluktan bir parçadır.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 557
    Kayıt tarihi
    : 09.06.06
     
     

    Ariş Pırlanta Sanatı E-ticaret Müdürü..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster