Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
6888
 

Doğayla tarihin, dağla denizin iç içe geçtiği yer – Assos- Sivrice Koyu (3)

Doğayla tarihin, dağla denizin iç içe geçtiği yer – Assos- Sivrice Koyu (3)
 

Okan Motel


Çanakkale’den güneye indiğimizde yol bizi Küçükkuyu’ya atmıştı. Burada biraz vakit geçirip bu sefer Edremit Körfezi’nin diğer yanına doğru yola çıktık. Behramkale tabelasından saptıktan sonra daracık bir yolda bulduk kendimizi. Bir yanı deniz kenarındaki küçük şirin motellerle ve kampinglerle kaplı, bir yanında uçsuz bucaksız zeytinliklerle kaplı yoldan gide gide dağlara doğru çıkmaya başladık. Amacımız Assos’taki Sivrice koyuna ulaşmak. Sema arkadaşımın şiddetle tavsiyesi üzerine Sivrice koyundaki bir motelde kalacağız.

Dağlara sürekli virajlarla ve bozuk yollarla tırmanarak sonunda zirveye çıktık. Sola doğru Assos antik kenti, sağda Behramkale tabelası vardı. Ben sanıyordum ki Assos’a yakın bir yer gideceğimiz yer, ama hayır. Assos bir yanda kaldı, Behramkale bir yanda. Biz Babakale’ye doğru giderek 9 km. sonra Bektaş köyüne ulaştık sonunda. Ama nasıl bir bozuk yol sormayın. Çukurlara düşe kalka ilerliyoruz, çukurun bir yanından geçiyoruz başka bir çukura düşüyoruz, öyle bir yol. Bektaş Köyü'nün içinden geçerek yaklaşık 3 km. sonra denize indik. Sonunda Sivrice Feneri uzaktan göründü.

Edremit körfezinin başladığı en uç, buruna yakın bir yerdeyiz. Yine bozuk toprak yollardan ilerleyerek kalacağımız Okan Motel’in kapısına vardık toz toprak içinde. Doğallık evet ama bu kadar mı doğal olunur.  Sanki doğanın içinde sıcağın etkisiyle de eriyip gittik.

Motel diye bakıyorum ama bir yanda Assos’un değerli taşlarından yapılmış sıra sıra odalar, yine toprak bir sahanın diğer ucunda salaş tahta masalarıyla bir restoran veya kahve. Yanda büyük bir koy ve sereserpe uzanmış kıpırtısız bir deniz. Burası yılın on iki ayı full çekiyormuş. Bilenler yaz kış demeden sürekli geliyorlarmış. Kışın soğuk olur diye şaşırdığımda “işte içerde soba yakıyoruz dışarıda da ateş” diye cevap verdiler. Birkaç gün dinlenip arınıp yenilendikten sonra dönüyorlarmış.

Odamıza yerleşip denize indiğimizde ben başka bir yerde bu kadar temiz deniz görmedim diyebilirsiniz, o kadar temiz ve rengi gerçek bir turkuaz rengi. Ve soğuk. Bundan önceki de gerçekten temiz denizdi, burası orayı da aştı. Bu konuda şansıyız bir kere.  

Daha önce Küçükkuyu’dan bahsederken hani huzur, sakinlik diye bahsetmiştim ya hayır esas burası huzur ve dinginliğin adresi imiş. Akşam yemek yerken bile müzik ve ses yok, insanlar sakin sessiz konuşabilsinler diye, huzuru bozmamak adına.

Masanın etrafında denizin sesini dinleyip yakamozları seyrederek, elinizi uzattığınızda tutabileceğiniz kadar yakın olan Midilli’ye kadeh kaldırarak, sessiz ve sakince yemek yiyebileceğiniz bir yer. İsterseniz deniz kenarındaki şezlonglara uzanıp gece boyunca sohbetlerinizi sürdürebilesiniz de, isterseniz kendi şarkınızı kendiniz söyleyebilirsiniz. Biz de öyle yaptık zaten.

Midilli adasına en yakın yer olduğu için, ada hemen karşıda elle tutulacak kadar yakın görünüyor, bakıyoruz ve esefleniyoruz biraz da hüzün tabii, yüzme mesafesindeki adalar neden bizim değil diye.  

Mütevaziliğini ve doğallığını koruyabilmiş Türkiye’nin çok ender bulunan noktalarından biri burası. Yöreye özgü zeytinyağlılar, az önce yakalanıp hemen sofranıza gelen balık çeşitleri ve taş mimarisiyle çok farklı bir havası var. Dünyanın en bakir kalmış köşelerinden biri imiş zaten. Bütün moteller de birbirine uzak sanki dünyada tek başına kalmış gibi bir his içinde, sessizliğini ve doğalığını korumuş. Bahçelerinde organik sebze üretip kendi ürettiklerini sunuyorlar misafirlerine.     

Sivrice koyunun taşlık bir plajı var, onun için tahta bir iskele uzatmışlar denize doğru, hatta Sema’cım bir düştü ki buradan allahtan kırılmadı bir tarafı, ona şükrettik.  

Sivrice’nin diğer yanına geziye çıktığımızda köy içindeki moteller ve plajların daha birbirine yakın ve biraz da olsa kalabalık olduğunu gördük. Sivrice’den sağa doğru ilerleyen  uzun bir sahil yolu bulunuyor. Yol Sokakağzı'nda son buluyor.  Sokakağzı Sivrice’ye oranla turizmin yeni yeni gelişmeye başladığı bir yer.

Şehrin kalabalığından ve gürültüsünden bunalanlar için oldukça uygun bir yer burası ama insan biraz faza kaldığında sıkılır mı acaba, doğrusu kendine sormadan da duramıyor.

Assos antik limanı kendine özgü değerli sağlam taşlarıyla örülmüş klasik evleriyle yönünü denize çevirmiş setlerle denize inen bir antik şehir, Behramkale ise tersine Osmanlı döneminde kurulan denize sırtını dönmüş bir yerleşim.

Dönüşte Assos antik kentini görmeyi planlıyordum ama yolumuz uzun, yine bozuk yollarda vakit kaybetmeme adına uğramadık. Nasılsa daha evvel görmüştüm dedim ve yönümüzü Akçay, Ayvalık yönüne çevirdik.   

Bir sonraki noktamız yine deniz kenarından giderek Kuşadası olacak.

 

Şükran Demirtaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bn,Demirtas, assos bir kac yil cumartesi oglen Hocanin yerine oturdugum pazar oglenleri kalkdigim bir mekandi haklisiniz kafa dinlenir ve tum elektrik bosaltilir bir tek gunde.Cok degisdigini de sanmiyorum. Uzun yillardir gormedim. Belki bir kac restorasyon. Antik kent gorulmesi gereken. Bu vesileyle bir sosyal klup ile bir gece gecirdigimiz dostlarimi anmis olayim. Sevgili esimin aksam cig koftesinin bir tabagina bir servet odeyen yan masadaki hayirseveride bolluca cocuk koyune giden bu katki ve tum ahalinin bir tabak cig kofte bu kadar ederse artik is yerlerini kapayip cig kofteci dukkani acmali diyen tum hayir severleride analim. Yaziniz vesilesi ile tesekkur eder esenlikler dilerim. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 16.08.2012 20:21
Cevap :
Ne güzel, ne mutlu, böyle bir hayır yapmış olan hayırseveri de anmış olduk yazım vesilesi ie. Assos antik kentini görmeyeli epey oldu ama çok değiştiğini sanmıyorum, belki bir iki restorasyon. Ancak Sivrice ve diğer koylardaki az sayıdaki moteller hakikaten yılın her ayı dolularmış. Araç yolu bie yokken. Düşünün artık. Teşekkür ediyorum Sn Newyorker yorumunuz için, selamlar.  17.08.2012 15:37
 

Bunca yıldır giderim o yöreye ama hep Altınoluk Elbis Hotel'de kalırım. Okan Motel'in doğallığını merak ettim. Denizin temizliği de soğukluğu da malûm. Keyifli bir parkur takip ediyorsunuz. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 16.08.2012 19:31
Cevap :
Evet gerçekten keyifli bir parkur ve çok eğeniyoruz Sn.Aksahin. Sayfanıza baktım da şiirleriniz çok tanıdık gedi, sonra diğerlerine baktım hepsi tanıdıktı :) Teşekkürler ilginiz için Ata bey, Sevgiler...  16.08.2012 19:42
 

Gerçekten güzel bir yermiş.Ülkemizde ne güzel yerler varmış.

murat ot 
 16.08.2012 13:34
Cevap :
Evet Murat bey gerçekten çok güzel yerler var bilmediğimiz daha. Teşekkürler yorumunuz için. Selamar...  16.08.2012 13:57
 

Bayan Evliya Çelebi Şükran hanım Kardeşim,yine gönüllerimizi aydınlattın...Ne güzel anlatıyorsunuz Cennet ülkemi..Siz bizim moral hocalaeımızsınız...iyi ki varsınız..teşekkürler...sevgiler..:))

Mesut Selek 
 15.08.2012 23:46
Cevap :
Teşekkür ederim, anlatımları beğendiğiniz için sevindim Mesut bey. Gerçekten cennet ülkemin cennet köşeleri saymakla anlatmakla bitmiyor. Saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum selamlar...   16.08.2012 14:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 249
Toplam yorum
: 1563
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 2862
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster