Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '17

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
3229
 

Doğru İnsan Nerede, Bulamadım Diyenlerden misiniz? Doğru İnsan Ararken, Doğru İnsan Olabilmek...

Doğru İnsan Nerede, Bulamadım Diyenlerden misiniz? Doğru İnsan Ararken, Doğru İnsan Olabilmek...
 

Doğru insan, doğru ilişki herkesin umudu… Doğru insanı ararken, doğru insan olabilmek de madalyonun diğer yüzü…

Doğru insan ararken, doğru insan olabilmek… Kendine yetemeyen ya da kendi hayatı içinde tam olamayan bir insanın, bir başkasının gelip kendisini tamamlamasını beklemesi mutsuz ve beklentili bir ilişkinin sadece kapısını açar ama uzun bir ilişki yaşamasına engel olur.

Sağlıklı ilişkiler olarak tarif edebildiğimiz diğer tabirle;  karşılıklı sevgi ve saygı alışverişinin yoğun yaşandığı, uyum ve ahengin sağlanabildiği ilişkiler elbette ki insanın hayatının birçok yönünü olumlu etkileyebilir. Peki ya bu ilişkilerin yapısı sağlam değil ise ve sağlıksız yaşanılış seyri kişinin sağlığını, ruhsal dengesini bozuyor ve hayatının birçok alanını da kötü etki altına alıyorsa?

Çoğunlukla birçok insan yalnız bir yaşamı tercih etmez. Buna karşılık,  kötü giden, beklentilerin çok altında kalabilen ve insanı yıpratan bir ilişki modeli ile veya biraz da aman sırf bir ilişkim olsun, birileri olsun da nasıl olursa olsun düşünce yapısı ile sürdürülmeye çalışılan ilişkiler bir noktadan sonra insanı sendeletiverir.

Her ne kadar aşk mantık dinlemez diye düşünülse de aslında çoğu zaman “gerçekçilik” aşkı kalıcı kılabilen faktörlerden birisi… Neden derseniz; fiziki anlamda etkilenme ya da anı paylaşma aşkın kalıcılığını zamanla yitirtir. Bir de uyum gerçekten önemli; her insan, her insanla uyumu yakalayamaz. Gerçek şu ki; kendi karşılayabileceğinden daha yüksek beklentiler besleyerek bir insanın ortaya çıkması beklentisi de pek gerçekçi değildir hani…

Davul bile dengi dengine demişler değil mi? Uyumsuzluğun olduğu, zevklerin, bakış açılarının, hayat tarzlarının ılımanlığının sağlanamadığı, ortak bir noktada buluşulamadığı, iletişimin doğru sağlanamadığı bir ilişki insanı ne kadar mutlu edebilir? İnsan dengini bulduğunda belki de yanında daha rahat hissedebilir.

Gerçekçilik kısmının diğer bir yönü daha vardır ki; insanın kendi gibi olamadığı, sırf karşısındakini elinde tutmak uğruna kendi kimliğinden farklı bir kimliğe bürünme çabası içine girmesi zamanla gerçekçi davranamamanın olumsuz getirilerini ortaya çıkaracaktır.

Ya gerçek  kimliğinin dışına  çıkmaya uğraşan insan bundan sıkılıp, yorulmaya başlayacaktır ya da karşı taraf gerçek olanın farkına varacaktır.

Ben sadece biri hayatımda varsa, bir ilişkim olduğunda mutluyum ya da birinin hayatımda var olmasıyla…

Ya da hiç olmamasındansa idare ediyorum işte…

Bir insanın  ilişkisinin olmaması; yukarıdaki iki cümledeki anlayışla yaklaşmaktan ya da  kötü giden bir ilişkiden çok daha iyidir.

Bir anlık çekim değildir sağlıklı bir ilişkinin temeli…

Birilerine güçlü hisler beslenebildiğinde  bir ilişkiye yatırım yapmaya gönüllü olunamıyorsa, ilişkinin sorumluluğunu almaya ya da gereklerini yerine getirmeye hazır değil ise insan, bir adım atmadan iyice bir düşünmelidir. Hem kendisini hem de karşısındaki insanı hayal kırıklığına uğratmamak için…

Bir türlü aradığım gibi bir insan bulamıyorum dediğimiz anlarda, bir şeylerden daha emin olmalıyız belki de:

Biz ne istiyoruz? Bir ilişkiden, evlilikten beklentimiz nedir?

Nasıl bir insan hayal ediyoruz?

Ne tarzda bir ilişki bizi rahat, huzurlu ve mutlu hissettir?

Hayal ettiğimiz insan için biz aynı kriterleri taşıyabiliyor muyuz?

Bir ilişkiye, bir evliliğe yatırım yapabilecek güçte ve hazır hissediyor muyuz? Ya karşımızdaki?

İlişkilere ya da karşımızdaki insana bir ihtiyaç gibi mi bakıyoruz gerçekten hayatımızın insanı gibi mi?

Sağlıklı bir ilişki kurma kriterlerine sahip miyiz? Karşımızdaki insan da sahip mi?

Karşılıklı saygı…

Güven…

Farklı kimliklerin olabileceğini kabul…

Özveri…

Dürüstlük…

Sağlıklı iletişim…

Birbirinin kendi kişisel alanlarına itina…

Bedensel ve kafasal uyum…

Beklentilerin uyumu?

Herkesin bildiği fakat kimi zaman uygulamada başarısız kalabildiği karşılıklı ve olması gereken paylaşımlar bunlar.

Sağlıksız bir ilişkide bu sayılanlar ya da bir kısmı eksiktir. Bir de sağlıksız ilişkinin oluşmasında kıskançlığın dozunu ayarlayamamak  ya da kaybetme korkusu ile yapılan davranışlar var ki, karşı tarafı bıktıran, hevesini azaltan ve kaçıran en büyük sebeplerden biri. Partnerini kaybetmek korkusu ile yaşayan kişi, ilişkide kendi doğallığını da kaybetmeye başlayabilir. Artık o, karşı tarafın onaylayacağı ya da karşı tarafa sürekli verici olarak ilişkiyi ayakta tutmaya çalıştığı kişi haline dönüşebilir. Duygularını bastırabilir ve hatta sürekli karşı tarafı mutlu etme çabasına girer ki; bu durum karşıdaki kişinin ilişkiye  duyduğu heyecanı, ilgiyi zamanla söndürebilir.

Gerçekten doğru insan ve uygun bir partner bulmaya özlem duyuluyorsa bu noktada her şeyi kadere, şanssızlığa, bu tarz bir insanın var olmadığına bağlamak yerine belki de yapılabilecek ilk şey; bizim gerçekte neyi istiyor olduğumuz, arzu ettiğimiz beklentilerin ne kadar gerçekçi olduğu ve neyin arayışında olduğumuz, bizim ne derecede tam ve bütün olabildiğimiz.

İstenilen bir ilişkinin rotasını çizmenin en sağlıklı yolu belki de kaybetme korkusunun bir tarafa bırakılıp, ilişkinin başlarında kişilerin ilişkiden beklentisini paylaşmasıdır. İleride oluşabilecek hayal kırıklıkları açısından…

Her ilişkinin dinamiği farklıdır ve karşısındakini doğru tanımak atılan adımlarda en önemli kaynaktır. İlişki yaşamak; sadece vermek ve almamak değildir hiçbir zaman…En güzel ve uzun ömürlü paylaşımlar; her iki tarafın da huzuru bulduğu, birbiri ile iletişimden keyif aldığı ve tarafların birbirine değer verdiği iletişim ile mümkün olabilir.Sadece bir insandan hoşlanmak, sevmek yetmiyor; bu duyguları tadında ve layığı ile yaşamak, yaşatmak, doğru şekilde paylaşmak lazım. İşte bu paylaşımlar doğru şekilde olduğu sürece gerçek bir ilişki yaşamak, evlilik de aslında çok güzeldir.

 

Her şey gönlünüzce olsun.

Yeşim BUYURGAN

Kişisel Gelişim Uzmanı, Eğitmen

 

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3638
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster