Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Carolina Isolabella Özgün

http://blog.milliyet.com.tr/carolinaozgun

23 Kasım '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
864
 

Doğru mu? Yanlış mı?

Doğru mu? Yanlış mı?
 

Son zamanlarda doğru ve yanlış nedir diye düşünüyorum. Aslında bir şey çok dikkatimi çekiyor ve yanlış geliyor. Yoksa aslında belki doğru mu?

Mesela birilerinden bir şeyler öğreniyoruz çok hoş ve doğru geliyor, öğretiyi alıyor, kabul ediyor ve hemen uygulamak için uğraşıyoruz.

Misal: beklentisizlik, koşulsuz sevmek, yargılamamak, vs vs. Hepsi güzel şeyler ve eminim zaten doğal süreçte insanların er ya da geç kazanacakları şeyler. Başkalarının bunları yapabildiğini görüp taklit etmek istersek veya bu özellikleri daha öze indirgemeden kendimize yerleştirmek için çok çabalar ve de kendimizi devamlı bir maskeyle sislersek, gerçek tepkilerimizi, arzularımızı kontrol mekanizmasıyla önlersek, kendimizin doğal gelişimine izin vermeden lappadanak bu meziyetleri kazanmaya çalışırsak bir adım bile ilerleyemeyiz.

Hepimizin er ya da geç ulaşacağı nokta aynı da olsa, yolu veya arayışı aynı değildir; hepimiz bir bireyiz ve hepimizin deneyimleyeceği şeyler farklı. Benim yolum doğru bunu herkes yaşamalı diyemeyiz, çünkü herkes kendince ihtiyacı olan yolu yürümeli. Yaratıcı gücümüzü en çok kendimizi baştan yaratırken kullanmalıyız; özgürce ve tamamen içimizden, özümüzden yükselen sesimizle, başkalarının bizde görüp beğeneceklerini düşündüğümüz şeylerle değil. Bu tual bize ait, istediğimiz fırça ile resim eder, çizer, boyarız, istediğimiz renklerle bezeriz. Sevilmeme, beğenilmeme korkusunu aşıp sadece kendimiz olabilme özgürlüğünü yaşayarak, bizi koşulsuzca ve olduğumuz gibi sevebilecek insanlara benliğimizi açık ve alenen tanıma hakkını vererek.

Paylaşımlar ve dürüstlük bence bunun için çok değerli, çünkü sadece etrafımızı gözlemleyerek, insanların farklı bakış açılarını yudumlayarak, hayatın getirdiklerini kendimizce deneyimleyerek, kendi kendimizi kazanırız.

Zaten istesek de kendimizi zorla bir kalıba sokamayız; bazı şeyler önce hissedilir, sonra duyulur, sonra işitilir, sonra irdelenir, sonra idrak edilir, sonra imtihan edilir ve sonunda öze indirilir. Ve öze indiğinde artık o şey bize aittir.

Bunun için istekli, gayretli ve sabırlı olmalıyız.

Henüz olmadığımız gibi davranmak bizi rol yapmaya zorlar; bu da hem kendimizi hem karşımızdakini kandırmaktan başka bir şeye yaramaz. Oysa kendinin farkında olup yüreğimizi açarsak aslında en büyük gücümüzü kazanmış oluruz, kendimiz olabilme mutluluğu, kendini olduğu gibi sevebilme ve belki de hatalarımızdan (eğer hata ise tabii, bence deneyim daha doğru) gerçekten ders alabilme imkânı.

Bunlar doğru mu yanlış mı kişiye göre değişir.
Bunlar sadece benim doğrularım o da şimdilik, belki birazdan daha farklı olacak. İnancım şu ki yolları insanın kendisi seçiyor. Yolumuz yolculuğumuz ve ufkumuz hep açık olsun, kendimiz ve sadece kendimiz olalım.

Sevgiyle...

23 Mayıs 2005
Carolina Isolabella Özgün

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru diyorsunuz... MS

Mehmet Sağlam 
 09.03.2008 23:54
Cevap :
Doğru da neyse aslında:))?? Selamlar  10.03.2008 13:07
 

"...Bazı şeyler önce hissedilir,duyulur, işitilir, idrak edlir..."diye devam eden, rol ve taklitten sakınmayı betimleyen cümleniz bana "içimizdeki esin perilerinin gücünü",Dante'nin "İlahi Komedya"sının ikinci bölümü "Araf" da yer alan bir dip notu anımsattı.Taselya kralı Pieros'un dokuz kızı, güzel şarkı yarışmasında esin perilerine meydan okumuşlar,fakat yenilerek saksağana çevrilmişlerdir.Kıssadan hisse; içimizdeki doğal sese, ilham perilerimize karşı çıkmayalım,özgün olalım.Yoksa sonu kötü oluyor.

Ersin Kabaoglu 
 26.01.2008 21:54
Cevap :
Merhaba, Ne güzel bir açılım olmuş... Özde ve özgün olmak, daha ne denir ki zaten... Sevgiler  28.01.2008 9:53
 

Herşey zıttıyla var ve zıtlıklardır dengeyi sağlayan diye düşünüyorum.

medisis 
 08.12.2007 23:30
Cevap :
:) Dualite ortamında aynen dediğiniz gibi... Zıttınla var oluyor yaşam... Sevgiler  09.12.2007 11:13
 

Elbette doğal sürece ulaşma çabası belli zaman birikiminde ve belli bir sabırla ileride ulaşılabilecek bir nokta. Fakat bu noktaya ulaşabilmemiz için koltuk değneklerimizinde olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü ulaşmak istediğimiz güzergah zorlu ve dayanağa ihtiyaç duymamız kaçınılmaz. O halde ya insanlardan kaçışla yada insanların yardımıyla bu noktaya gelebiliriz.

_______ Serkan 
 29.11.2006 15:08
Cevap :
Merhabalar, Söylediklerinize katılıyorum zaten insanı eğiten ve geliştiren yine insandır, zıtlıklarla, zorluklarla ilerleriz. Koltuk değneği gerekli mi bilmem, yürümeyi nasıl öğrendiysek hayatı da öyle öğreniyoruz sanki. Paylaşımınız ateşekkür ederim. Sevgimle  29.11.2006 15:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 375
Toplam mesaj
: 51
Ort. okunma sayısı
: 636
Kayıt tarihi
: 21.09.06
 
 

İstanbul'da yaşayan bir levantenim, yeni özler, sözler, gözler tanımayı, farklı bakış açılarını p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster