Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
1628
 

Doğru yol için sol - sağ ne demek?

Doğru yol için sol - sağ ne demek?
 

İnsanoğlu yaşadığı olaylardan ders çıkarmayı bilseydi Allah(c.c) bunca peygamber göndermezdi... Yaşamak için inanmak şart; taşa-toprağa, ata-ite, öküze-ineğe, batıla-gerçeğe ama mutlaka birilerine, bir şeye... Siyah beyaz varsa gri de var... Gri olmak lazım... Körü körüne bağlanıp yaşamın gayesini unutmak ne kadar yanlışsa, dünyayı ölümsüzmüş gibi çıkar çarkına çevirmekte o kadar yanlış. Bir yerden başlamak lazım... Ne siyah-ne beyaz olmak, gri olmak lazım... Ülkemizde ciddi olarak şu olay beni rahatsız etmekte...

Gruplara kutuplara ayrılmış yaşamaktayız. Biraz mütevazi yaşamak isteyen gerici-irticacı, biraz modern olmak isteyen(modernlikte neye göre belirlenmekte bilinmez ya) aydın-solcu-komünist oluveriyor... Ortası olmak yok mu? Olmak zorunda... İnanmadan yaşamak Batı’ya, Amerika’ya ne kadar acı veriyorsa, içinde yaşadığımız asırda ülkemiz insanlarına da o kadar acı veriyor... Geriye içimiz parçalanarak, üzülerek olaylara tanık olmaktan, ikinci sayfa gazete manşetinde her gün artan vahşeti okumaktan, akşam haberlerinin ilerleyen saatlerinde bu vahşetin kameraya yansıyan görüntülerini izlemekten başka da yol kalmıyor. Daha acı olanı ise göz gördükçe mantığın alışıyor olması... Çantasını hırsıza vermek istemeyen genç kızın-kızların sürüklenerek, dövülerek ölümlerini, uyuşturucu komasından ölen delikanlının anne-babasına yaşattığı çileyi, trafik kazasında yiten canları artık sıradan gündelik olaylarmış gibi yaşıyoruz... Bırakın yabancısını, 0-10 yaş arası çocuğu, yiyenine-kardeşine hatta öz kızına-oğluna tecavüz eden insanlık dışı mahlukların haberleri bile bir-iki vah vah ile geçip gidiyor belleklerimizin arka taraflarına... Peki, bunca sapkınlık ne için yaşanır, sebep nedir? Niçin birçok insanın kanını donduracak cinayetler bu kadar soğukkanlılıkla işlenir... İnançsız kalmışlık olmasın? İnanmayanın zulmünden Allah tüm insanlığı korusun... Zira kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünen kaybın ne olduğunu da bilmez... Haydi, gerçek demokratlar olalım, sol görüşe de sağ görüşe de saygı duyalım... Demokratik Devletlerin parlamenterleri her iki görüşten insanlardan oluşuyorsa, toplumda bağrını açıp düşünceye özgürlük sağlayabilir... Yerli halk- azınlık, sol-sağ bir arada mutlu olabilir... Sevgi ve hoş görü bu vatanın evlatlarına atalarından miras kaldı... Yurt dışına kaçırılan antika emanetimizi geri alırcasına hoş görümüzü geri kazanalım...
Bakın ne güzel sözdür bu bize kalan "Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye su senlik benlik... (Hz. Mevlana)"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...YARADANDAN ÖTÜRÜ" anlamakla başlamalı işe. İnsanı anlamak, yaratılış gayeni, evreni, geceyi, gündüzü... Düşünmek tüm canlılar içinde İnsanoğluna bahşedilmiş bir lütuf. Bunu değerlerlendirmek lazım. Düşündükçe anlamaya, anladıkça görmeye, gördükçe sevmeye daha çok yaklaşırız. Ve severek güzelleşir hayat, anlam kazanır. Yazın duygularımın tercumanı olmuş. Eline, fikrine sağlık...Sevgiyle

Tülay TERZİOĞLU 
 25.04.2007 13:53
Cevap :
Ben de bu güzel girişimiz için teşekkürlerimi ve sevgilerimi iletiyorum...  25.04.2007 14:06
 

evet canan....kıymetini bil...hayatının acılarının bi çoğunu bilen ben...seni kendini sevmeye davet ediyorum....salyangozdan daha çok hakediyorsun bunu...we....yazmaya devam et...bence birikimlerini bi kitap haline getirebilirsin...acılarını,kayıplarını...hepsinden önemlisi,bunlarla nasıl başa çıktığını....öpüyorum seni....osman tuncer

osman tuncer 
 24.04.2007 18:50
Cevap :
Osman Tuncer Merhabalar, Kim olduğunuzu ve bana bu yazdıklarınızda ki anlamı çözdüğümü sözyleyememekle birlikte, yine bu lütüfkar sözlerinize sizin kelimelere yüklediğiniz aynı manada teşekkür etmek isterim... Zira sizde salyangoz kadar saygı duyulmayı hak ediyorsunuz... Saygılar.  25.04.2007 9:32
 

Ne kadar güzel yazmışsınız. Yaşamayı öğrenmek, kardeşçe, hoşgörü içinde ve barış içinde. Ama her gün yozlaştırılan beyinlerimiz, bir şeylerin farkına varamıyor bir türlü. Kimsenin umurunda olmuyor canların yanması. Ateş bize dokunmuyor çünkü. Şu blog ortamında bile "tıklanmak" sevdasına neler yapılmıyor ki...Saygılar

Tarık Azra 
 24.04.2007 14:57
Cevap :
Merhabalar, Sessizliğin içinde beliren bir güç vardır. Ben buna inanırım hep... Birgün herşey ya değişecek ya bitecek... Kimse sonuçtan memnun olmuyor ama çaba da harcamıyor malesef... Çaba harcayanlar sessizliğe ne zaman ses olur bilinmez... Umudumuz henüz bitmedi. Sevgiler.  24.04.2007 15:08
 

gerçekten yüreğine sağlık çok güzel

fatih kızılhan 
 24.04.2007 14:09
Cevap :
Teşekkürler... Sevgiler.  24.04.2007 15:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1403
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1976 yılında Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde doğmuşum... 8 yaşımda göç ettiğim bu ile bir daha hiç git..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster