Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
3000
 

Doğubeyazıt

Doğubeyazıt
 

En son gezdiğim yerlerden biri Doğubayazıt. Doğubeyazıt Ağrı iline bağlı İran sınırında Türkiye – İran transit yolu üzerinde bir ilçe. İlçe zengin bir tarihe sahip. Eski Beyazıt'ta ve kalede Urartu mezarlarının oluşu, şehrin tarihini çok eskilere dayandığını gösteriyor.

Doğubayazıt’ta ilginç bir ticari hareket var İran’la imzalanan sınır protokolü sebebiyle ilçe ekonomisi sınır ticareti, ithalat ve ihracat ile canlılık kazanmakta. Buraya açık pazardan gelen ithal mallar için çevre illerden de bu ilçeye alış-verişe gelen insanlar bir hayli fazla. Diğer geçim kaynakları ise genellikle hayvancılık, tarımla uğraşan kesimler olmasına rağmen bu konuda pek bir görüntü alamadım.

Bunlar ilçe hakkında birkaç ufak bilgi. Turistik olarak bizi ilgilendiren daha çok gezilecek görülecek yerler tabi ki. Dünyaca ünlü Ağrı Dağı Doğubayazıt ilçesinin sınırları içerisinde. Yılın on iki ayı zirvesindeki karları erimeyen Ağrı Dağı'nda genellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında dünyanın her tarafından gelen dağcılar yerli rehberler eşliğinde dağa tırmanıyorlar. Rehberlik hizmetleri verilmek üzere ilçe merkezlerinde dağcı dernekleri de var. Ayrıca Ağrı Dağı’nın yanında aslına göre küçük olsa da bir hayli heybetli Küçük Ağrı Dağı var. Büyük Ağrı Dağının yüksekliği 5137 m., Küçük Ağrı Dağı ise 3896 m. Tırmanışlar genellikle Büyük Ağrı Dağına yoğunlaşıyor.

Doğubayazıt’ta aslında hepimizin sık sık gördüğü tarihi bir de yapı var. Yeni 100 Ytl.’nin arka kısmında resmi bulunan İshak Paşa sarayı. Burası Topkapı sarayından sonra ikinci teşkilat sistemli saraydır. İshak Paşa sarayı Osmanlı’nın lale devrinde yapılana en son büyük anıt olma özelliğini de taşıyor. Sarayın toplam kaç oda ve bölümden meydana geldiği bilinmemekte. Halk arasında bilinen 360 odalı saray görüşü doğru kabul ediliyor.

Sarayın oturduğu zemin, vadi yakası olduğundan, kayalık ve sert bir yer 3 tarafı (Kuzey, Batı, Güney) dik ve meyilli. Sadece doğu tarafında müsait bir düzlük var. Sarayın giriş kapısı buradan. Kış mevsimlerinde sarayın kalorifer teşkilatına benzer bir sistemle ısıtıldığı biliniyor. Böyle bir merkezi ısıtma sisteminin dünyada ilk kez burada kullanıldığı iddia ediliyor. Sarayı gezerken birde şöyle bir şey duydum rivayete göre bu saray yapılacağı sırada Ağrı Dağı’nı görmemesin istenmiş. Saray öyle stratejik bir yere inşa edilmiş ki koca Ağrı Dağını saraydan görmek imkansız.

Tüm dünyanın bildiği ve hakkında binlerce efsaneler bulunan Nuh’un Gemisi de bu ilçede. İ.Ö.Ortadoğu tarihinin en geleneksel kaynağı olarak bilinen eski Ahid şöyle geçmektedir; ''ve gemi yedinci ayda, ayın onyedinci gününde Ararat (Ağrı) dağları üzerine oturdu''. (8.bap 4.ayet). Araştırmalar sonucu Ağrı Dağı’na uzak bir noktada bir arazide gemiyi andıran bir çukur şeklinde duruyor. Buraya gemi göreceğim diye giderseniz hayal kırıklığına uğrayabilrsiniz. Göreceğiniz sadece toprak üzerinde gemi şeklini andıran derin bir yarık. Fakat bilim adamları bunun gemiden kalan kalıntılar olduğunu doğruluyor.

Doğubayazıt’ta ilginç tarihi olaylarla karşılaşmamak mümkün değil. 1913 yılında buraya bir de meteor taşı isabet etmiş. 60 m derinliğinde 35 m. çapında dünyanın en büyük ikinci meteor çukuru olma özelliğine sahip.

Küçük Ağrı Dağının güney eteğinde bir de doğal anıt mağarası var. Bu mağaranın adı Buz Mağarası, 100 m. uzunluğunda 8 m. derinliğinde İçinde bazalt lavlar, kayalar ve bu kayaların üzerinde saf ve temiz suların donmasıyla oluşmuş buz tabakaları var. Kışın fazla soğuk olmayan bu mağara, hava akımının etkisiyle yukarıdan damlayan suları dondurarak buza çeviriyor. Mağara’nın girişinden süzülen güneş ışıkları buzlara çarparak ilginç görüntüler oluşturuyor.

Buraya geldiğinizde yemeniz gereken birkaç yemek de tavsiye edebilirim. Yörenin en meşhur ve lezzetli yemeği Abdigor Köftesi, yağsız sığır eti, soğan ve baharatlarla yapılan bu köfte bir tokmak yardımıyla etin taş üzerinde dövülmesiyle hazırlanıyor ve pilav üzerinde servise sunuluyor.

Diğer bir yemekse Selekeli (Saç Kavurma), taze kuzu eti doğranıp içine tereyağında eritilmiş salça koyuluyor ve sarımsaklı yoğurt ile servis yapılıyor.

İlçede 9 adet otel bulunmakta ilçe merkezi çok büyük değil benim tabirimle küçük yerlerde herkesin gittiği işlek bir cadde vardır. Ben buna mecburiyet caddesi diyorum burada da böyle bir cadde var.

Eğer buraya gelmeye karar verirseniz karayoluyla direksiyonunuzu doğuya güneşin ilk doğduğu yere çevirmeniz yeterli. Burada güneşin doğuşunu herkesten önce siz görebilirsiniz. Eğer uçakla gelecekseniz, hava alanı bulunan yakın iller; Ağrı, Kars, Erzurum ve Van.

Herkese iyi tatiller…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eksik kalmasin. Cok sevdim ben orayi. Herseyiyle (Ilce merkezinde yer alan otellerdeki hijyen haric! O nedenle Otel S.) ... Fazla kalmadim. 2000 sonrasinda, 2 yil arayla iki kez ikiser haftaligina görevli bulundum orada. Yani toplam onbes gün. Bölgeyi tanimak icin yeterli bir süreydi benim icin. Ve yazinizda o onbes günü yeniden yasamak mutlu etti beni. Sagolun.

pirmete 
 01.07.2007 1:37
Cevap :
Bazı yerlede fazla kaldığınızda artık oradan biran önce kurtulmak istersiniz, yerin nasıl veya neresi olduğu önemli değil. Ve fakat uzun zaman sonra orayla ilgili bir resim, bir yazı insanı mutlu eder bende sizinle aynı duygular içerisinde bu yazıyı yazmıştım. Bizim gibi aynı duyguları yaşan herkese sevgilerimle, sağlıcakla kalın.  08.07.2007 13:44
 

Madem o kadar otelden söz etmissin. Bir tüyo da ben vereyim bölgenin gizemini kesfe cikmak isteyen arkadaslara... Dogubeyazit'in en güzel, huzur veren, uygun fiyatli ve en iyi konumlu oteli, merkezden cikip Gürbulak sinir kapisina dogru giderken yaklasik 5 km uzakliktaki otel (Jandarma taburunu gecince). Reklam olmasin, isim yok. Sadece yerini tarif ettim (Bas harfi S:-))) Rezervasyon düsünen arkadaslar, mutlaka "Agri Dagi" görüslü oda istesinler. Yani Dogubeyazit-Gürbulak yolunu gören bir oda. Sessiz, sakin, trafik gürültüsünden uzak, temiz ve hos bir mekan. Sevgiler.

pirmete 
 07.04.2007 20:52
Cevap :
Merhaba.. gerçekten sizde bölgeyi gayet iyi biliyorsunuz... Bahsettiğiniz tesis gerçekten iyi bir tercih.. Sanırım buraya sık geliyor yada burada görev yaptınız. :))  08.04.2007 12:35
 

Cok güzel bir yeri anlatmissin. Sagol. Büyük ve Kücük Agri'nin heybetine diyecek söz yok. Birak tirmanmayi, seyretmesi bile baska dünyalara götürüyor insani... Ishakpasa'yi güzel anlatmissin. Ama oraya kadar tirmanip bir yorgunluk birasi icilebilen "Parasüt"ü atlamissin. Halbuki, Parasüt Saray'dan daha yüksekte... Ayrica: Nuh'un Gemisi bir "yarik" degil. Üzerine cikip gezdin mi? 130 m boy, 40 m en. Bordasi taslasmis agac. Üzerinde, dikkatle bakanlar halat halkalari görebiliyor. Gemi bölmeleri. Daha neler neler. Hikayeye inandigim icin demiyorum bunlari. Kizilcahamam'in daglarinda balik, Amanos Daglari'nda deniz yildizi fosili buluyorum ben. Evimde dekorasyon sonucta. Inanilmaz gibi bulsam da güzellik buluyorum bunlarda. Der misin bana, daglarin basinda deniz yildizinin, baligin ne isi var? Sagol güzel yazin icin. Sevgiler.

pirmete 
 07.04.2007 20:43
Cevap :
Haklısınız, daha bir çok detay var geçilmiş. Hani Baba türbesi, Paraşüt, Ahmedi Hani gibi.. Fakat bir filmi düşünün seyretmeyen birine anlatırsanız tadı kaçar ve o filmi seyretmez.. Bende çok fazla detaya girmedim ki gidip görmek isteyenleri değişik süprizlerde beklesin diye. Ayrıca yazınız içinde çok teşekkür ederim sağlıcakla kalın...  07.04.2007 21:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2295
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1977 yılında İstanbul'da doğdu, zamanının getirdiği bir çok avantajı değerlendirdi. Sokakta oynad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster