Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '12

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
2452
 

Doğum günü, evlilik ve yılbaşı kutlamaları

Doğum günü, evlilik ve yılbaşı kutlamaları
 

Kilasik çok amaçlı bir tebrik...


Doğum günleri, evlilik yıldönümleri, yılbaşı gibi özel günler sorgulanmadan kutlanır.

Kutlama geleneksel hale gelmiş hediye alımlarını tetikleyen tüketim günleri haline gelmiş.

Veya çok sınırlı sayıda insanın hatırlayıp kutladığı bir gün olmuş ama elektronik ağın yaygınlaşması ile yapay kutlamalar gittikçe çoğalmakta; bankalar, kayıtlı olduğunuz portaller, alışveriş yaptığınız büyük mağazalar cansız bir şekilde salt kayıtlarla kutlama mesajları gönderirler. Hani ciddiye alıp teşekkür için arasanız karşınıza sadece kayıtlarımızdaki doğum gününüzü otomatik kutladık cevabını alırsınız.

Kimse hafıza derinliğinize göre geçmişten bugüne doğum günlerinize dair beyin kayıtlarınızı, yaşamın akışının bıraktığı izleri, unutamadığınız keyifli hüzünlü olayları geleceğe dair beklentilerinizi sormaz. İyi ki doğdun, mutlu yıllar, her şey gönlünce olsun repliklerini duyarsınız ama bir tane kişiye özel bir mesaj duyamazsınız okuyamazsanız ve eğer bir gün böyle bir durumla karşılaşırsanız, bilin ki karşınızda beynini sizin için biraz yoran sizin için önemli biri vardır. Ben yaşamımda iki defa yaşadım ve çok çok keyif aldım.

Bana, doğdun bugüne geldin, bir yıl dönümün, ne düşünüyorsun diye sorsalar; söyleyeceğim temel şey; hayatımın akışını ben belirleyemedim; yaşadıklarım arzuladıklarımdan farklıydı; her aşamada ne yapmak istediğimi biliyordum ama bilinmeyen bir güç; bir kişiliğe dönüşerek kaderime müdahale ede ede yaşamım akıp gitti.

Şimdi yeniden doğsam ve tek belirleyici ben olsam; fiziki yapımın dışında her şey farklı olurdu; matematikçi, mimar veya reklamcı olmak, tabusuz yaşamak ister, bana zarar verecek hiçbir şeye müsaade etmezdim derim. Ama yeniden doğsam bu tecrübeyle mi doğacağım hayır yine yeniden sil baştan bir yaşam devamında uhdeler, hüsranlar, belki ufak tefek keyifler üreyecektir. İşte bunu düşünerek yeni bir yaşam değil şimdiye kadar ki tecrübelerle bundan sonrasını keyifli yaşamak için özetlemektir doğum günü...

Her okuyanın kalan ömrü (gönlünce olmasa da) daha keyifli olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben doğum günü, evlilik günü, sevgili günü kutlamalarına soğuk kalıyorum. Tabi ki çaktırmıyorum. Gün kutlaması yerine her neyin başlangıcıysa o gün başlayıp da sürdürüleni kutlamak isterdim. Doğum günümde "iyi ki doğdun" teraneleri peşinden futbol ve siyaset muhabbeti yerine doğduktan sonraki yaşantımın yorumlanmasını ve hatta sorgulanmasını tercih ederdim. Böyle bir doğum gününe kim giderdi ki? Doğmak benim işim değildi ki kutlamasını yapayım? Asıl doğduktan sonraki yaşantımın kutlamaya değer olup olmadığını merak ediyorum. Kimse bu merakımı giderecek bir kutlamaya rağbet etmiyor nedense. :)

Muharrem Soyek 
 18.11.2015 11:23
Cevap :
Merhaba, farklı açıdan yorumunuza katılıyorum; doğduktan sonra geçen yılların yorumlanması ve sorgulanması insana katar. Tabii ki buna ilgi az olur hatta olmayabilir. Bunun için kişinin en azından kendi başına yapması da katacak bir özet olmaz mı?...  19.11.2015 3:08
 

Çok realist olursanız, çok can sıkıcı olursunuz.Ne yazık ki hep polyannacılık oynamak zorundayız. Bilmem ben yazınızdan bu sonuca vardım.Belki de yazınızı yanlış anladım.Selamlarımla.

yılmaz çetingöz 
 26.07.2012 22:35
Cevap :
Biri diyiyordu ki; hep gerçek oldum, sirke tadı verdim, polyanna olunca pek bi hoş oldum, odur budur, sadece tad farkı anlaşılsın diye ayda bir gün gerçek diğer günler polyannayım. Aslında bu da (sizin de belirttiğiniz gibi) ilişkilerin ikinci aşama gerçeği gibi, katkınıza teşekkürler. Selamlar...  27.07.2012 3:37
 

Özel günleri kutlamak gerçekten bu günlere hak ettiği ve gereken önemin verildiği anlamına gelmiyor. Hatta vurguladığınız gibi zamanla içi boşaltılıyor, mekanik bir şekilde kendini yineleyen kutlamalar dönüşüyor. Ben doğduğum için bundan büyük mutluluk duyabilecek kaç kişi olabilir ki? Belki annem ve rahmetli babam. İyi ki doğmuşsun diyebilecek insan sayısı çok az, belki de yoktur. Kuşkusuz bu öldüğümde diğer bazı insanların üzüntü duymayacakları anlamına gelmiyor, ancak bir kişinin doğumunun verdiği mutluluk ile ölümünün vereceği keder çok farklı şeyler. Bu günlerin sadece tüketimi pompalamak için kullanıldığını anlamayan insanların var olduğu da üzüntü verici bir gerçek. Yine de evlilik yıldönümü ya da Sevgililer Günü gibi özel günleri unutmak ya da bu günleri kutlamamak için sosyolojik gerekçelerle felsefi konuşmalar yapmak tehlikeli olabilir. Yazınızı da bugün okuduğum için gecikmeli de olsa doğum gününüzü kutlarım.

Güz Özlemi 
 23.07.2012 20:08
Cevap :
Katkı sağlayan yorumunuza ve sonundaki dileğinize tşk ediyorum...  23.07.2012 20:16
 

Yazıyı okuyunca geçen ömrü boşa yaşamışız gibi bir algı oluştu.Ben bazen geçmişte yaşıyorum.Bu nedenle böyle hassas konuları hayatımızın başlangıcı ve bitişi arasında serbest gidip gelen şekilde aktarırsanız...

Kerim Korkut 
 21.07.2012 12:12
Cevap :
Nasıl anladıysanız, öyledir...  21.07.2012 15:32
 
 
Toplam blog
: 603
Toplam yorum
: 2048
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1136
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster