Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Aralık '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
1265
 

Doğum günüme 3 gün kala...

Doğum günüme 3 gün kala...
 

Bir çok odası bulunan bir malikane de yaşıyorum ben. Odalarımdan her birini, içinde bulunduğum yaşam dilimimin, o zamanımın gerçekliği ile dekore ettim...

Sıfır yedi yaş odasındaki; eşyalar hep birbirinin benzeri: Her şey çok renkli. Bir o kadar da itinalı ve düzenli; tıpkı anne eli deymiş gibi...

Yediden sonra bilirsiniz; önce renkler değişir odalarımızda...Bakın şimdi eskisi kadar pastel değil, daha canlılar değil mi?.

Düzen derseniz o da farklı: Çekmecelerde ki giysiler önceki kadar cetvelle ölçülüp biçilip de katlanmışcasına düzenli değiller artık. Hatta yavaş yavaş göze; bir kere giyilip bir kenara atılmış, hatta teki kayıp çoraplar çarpmaya başlıyor yastık altlarında...

Sonra sonra buluğ döneminin etkisi siniyor o odalara...
Okul kitaplarının arasına saklanmış günlükler, kız veya erkek arkadaş fotoğrafları, duvarlarda ilah muamelesi gören star posterleri...

Bir dönem bu böyle devam ederken yaşlar yirmileri bulduğunda; biraz daha azalıyor renkler ve sanki daha az özel olmaya başlıyorlar.

Evde beraber yaşadığımız ailemizin kullanımında olan "ortak alan"ın dışında tutulmasının verdiği o kendine haslık halini, kaybediyor yirmilerden sonra odalar.

Buluğ döneminin bititmiyle, özerk alan oluşlarına yüklediğimiz o haddini aşmış anlamı azar azar yitiren odalarımız, daha bir kimliksiz ve daha ortak alan tarzına bürünmeye de başlıyorlar.

Bu durum ayrı eve geçene kadar üç aşağı beş yukarı böyle devam ediyor.
Ve ayrı eve taşınıldıklatan sonra; ki bu genelde yirmilerin ortalarına doğru gerçekleşiyor.
Artık ya evin tamamı yada beraber yaşadığınız biri varsa yine size ait olan oda, tekrar size has özellikleri taşımaya başlıyor.

Sanırım bu durumun nedeni; kişiliğin artık bu yaşlarla beraber iyiden iyiye oturmaya başlaması ve bununla parelellik gösteren; daha yalın daha kendimize haslık hali.

Okuduğumuz kitaplar, ilgi alanı ve hobilerimize ait özel malzemeler, hayatımıızda ki insanlara ait fotoğraflara bu yaş odalarında daha çok rastlanıyor.

Otuzlu ve kırklı yaşlarada ise; odalar daha sofistike hale geliyor.
Çünkü, öneceye oranla yaşanmışlıkların getirdiği komplike hal ve bunu yanısıra damıtılmış seçimlerin görüngüleri çevreliyor artık hayatlarımızı.

Seçilenler ve elenenlerin dengesinde kurulıyor düzen. Ve kurduğumuz düzenin devamlılığında da sağlayan, yine bizim seçimlerimiz ve tercihlerimiz oluyor.

Kırklara doğru; daha fazla ben merkezcilik, daha fazla kendi değerini bilme ve parelellinde daha fazla eleme yapılarak oluşturulmuş bir çevreye sahip oluyoruz.

Bir kapıyı aralayıp başını usulca dışarıya doğru uzatmaya benziyor; doğum günleri...

Bir odadan diğerine geçerken; artık tanıdık gelen tüm o eşyaları ardımda bırakarak; elediklerim geçmişimde, seçtiklerim geleceğimde yeni bir odaya doğru yürüyorum şimdi.

Varmama henüz üç gün var..
Saatler 22:30 u gösterdiğinde 27 Aralık gecesindeyse bu geçiş tamamlanacak...

Vardığımda, muhtemelen, o yeni oda da bomboş olmayacak...
Diğer odalarda edinilip, yanımda kalmasını için seçmiş olduklarım, orada beni bekliyor olacaklar...

Ve bu odada geçirecek olduğum zaman içinde, yeniler öncekilerin aralarına katılacaklar.
Benim seçimim olduklarından, bu yeniler de sanırım tanıdık gelecekler. Ancak yinede, bildik olmayacaklar ötekiler kadar bana.

Çünkü: Her yaşın seçimleri aynı bene aitte olsa, seçilip o odaya alınma sebebeleri; biliyorum ki, ardımda bıraktığım her sene ile beraber fazlasıyla farklık gösterdiler.

Ve ben işte bundandır ki; ben bu yeni oadad da her birini -sıfır yedi yaş odasında varlığından haberdar olduğumdan beridir peşim sıra yanımda odadan odaya taşıdığım o yavru kedilere has merakla-inceleyecek ve keşfetmenin keyfini süreceğim.

Evet ben deneyimciyim...

Deneyerek öğrenmek, öğrendiklerimle yürümek, odadan odaya geçerken edindiklerimden seçimler yapıp bir kısmınla helalleşmek, bir kısmınla yola beraberce devam etmekten; müthiş keyif duyuyorum...

Şimdi eski odadan, ayrılma vakti...
Görüyorum... diğer odanın ışığı yanmış bile...

Eski dostlarıma eklenen; yeni dostlarımla,
Eski deneyimlerime eklenecek; yeni deneyimlerimle,
Eski mutluluklarıma katılacak; yeni sevinçlerle
Eski yaşlarıma eklenecek; yeni bir yaşa daha "merhaba"...

Sevgi ve ışıkla,
Ayna

24.12.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eski mutluluklarına katacağın yeni sevinçlerinle doğum günün ve yeni yılın kutlu olsun. Mutlu Yıllar.

Işıl 
 31.12.2007 9:44
Cevap :
Çok teşekkürler sevgili Işıl, size de sağlık bolluk ve huzur dolu bir yeni sene dilerim. Sevgi ve ışıkla, Ayna  31.12.2007 20:06
 

geçte olsa tekrar nice mutlu yıllara...

beenmaya 
 30.12.2007 15:43
Cevap :
Çok mersi, size de sediklerinizle gönlünüzce yaşayacağınız mutlu senelere. Sevgi ve ışıkla, Ayna  30.12.2007 18:25
 

Buralarda gezinirken, sizin de bizleri bir şans eseri bir oda özelinde yaşanan yılların zaman tünelinden hoş tanımlamalarla geçirişinize tanıklık etme olanağı buldum.Anne-babamızın tanışmaları, dünyaya gelmiş olmak, bunun çağı, zamanı gibi çoğu olayda da şansın büyük rolü var.Ama sizin bu şansı iyi değerlendirebicek yetenekleriniz olduğu da hemen göze çarpıyor.İyi ki doğdunuz.

Ersin Kabaoglu 
 30.12.2007 1:08
Cevap :
Çok teşekkürler. Size de mutlu bir yeni sene dileklerimle. Sevgi ve ışıkla, Ayna  30.12.2007 12:46
 

Yeniden doğ!..Sevgili Ayna.. Yeniden.. Işığın vursun herkese.. Kutlarım.. sevgiler...saygılar

yucel evren 
 27.12.2007 10:32
Cevap :
Her gün yeni doğan güneşle yeni bir ben doğuyor zaten:)) Çooook teşekkürler sevgili Yücel. Ve sana da harika bir 2008 dilerim. Sevgi ve ışıkla, Ayna  27.12.2007 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1947
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster