Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '12

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
6213
 

Doktorculuk nasıl oynanır(dı)?

Doktorculuk nasıl oynanır(dı)?
 

Geçmişten kalanlar...


Doktorculuk, daha henüz internet yokken çocuklar arasındaki ilk iletişimi kuran, şimdi ise artık geçmişte kalmış, o günlerin belki de en çok rağbet görmüş çocuk oyunlarından bir tanesiydi.

Takvimler, günümüzden otuz kırk yıl öncesini gösterdiğinde oyun denilince akla, şimdiki gibi sadece bilgisayar oyunları gelmezdi.

Zaman; saklambaç, körebe, çivi, sokakta top oynayıp dizleri kanatmak, deli gibi koşturup terli terli soğuk su içmek ile geçen 'gerçek' çocuklukların devriydi, ekran başında tüketilen 'sanal' çok bilmişliklerin değil.

Doktorculuk oynamak için gerekli malzeme;

1 tanesi misafir olmak üzere farklı cinsiyetlerde 2 çocuk,

Gözlerden ırak ev ortamı,

1 adet plastikten mamul oyuncak bebek,

Stetoskop, reçete vb. doktor eşyaları yerine geçecek ıvır zıvır,

Tam işin en güzel yerinde su koyucak yeterli sayıda anne.

Doktorculuk nasıl oynanır?

Oyuna başlayabilmek için; öncelikle ya misafirliğe gidilir ya da birileri size misafirliğe gelirlerdi.

Oyun için gerekli olan evde, yaşıtımız çocukla, daha önceden tanışılmıyorsa fazla zaman kaybedilmeden hızlı bir şekilde samimiyet kurulurdu.

Oyun ve ilk yakın temaslar; yatırıp kaldırınca gözleri açılıp kapanan, plastikten yapılmış ve hasta teşhisi konulup 'kendisine de figüran rolü biçilmiş' bir bebek ile ardından da onu iyileştirmek için yapılan incelemelerle başlardı.

Stetoskop benzeri bir şeyle 'genç kız' kalbi ilk kez dinlenir ve bu ritmin yani kadın kalbinin atışını duymanın verdiği heyecan da, erkek çocuklarının bilinçaltlarına kazınırdı.

Doktorculuk oyunu, kesin sınırlarla çizilmemiş kurallarla, farklı cinsten olan çocukların birbirlerini ve fiziksel özelliklerini gayet masum bir şekilde tanımalarıyla başlayıp, annelerin ''Şu bizimkilere bir bakalım, sesleri hiç çıkmıyor''a kadar da mutlu mesut devam eden, hayatın 'ilk'lerinden bir tanesiydi.

O zamanlarki doktorculuk oyunlarında, ne hastalarına bakan doktorları döven hasta yakınları, ne dur durak bilmeksizin süren çalışma saatleri, ne de komisyon karşılığı gerekli gereksiz bir şekilde isimleri uluslararası tekeller tarafından reçetelere yazdırılan ilaçlar vardı ve işte belki de bunlardan hiçbirisi olmadığından, 'doktorculuk' da akıllarda hep hoş anılar bırakmış olsa gerek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçenlerde arkadaşıma gittim...Oğluna oyuncak doktor seti almış...Benim oğlanın alnını iyice sargı beziyle sarıp sarmaladılar...Kalbini dinlediler...Artık bu oyun bile çağa ayak uydurmuş...

Arzu Elif 
 24.07.2012 13:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 344
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 22.07.09
 
 

Okur yazarım. Okur yazarlıktan kastım, okuduklarımı yazmamdır ki, bu yazılarımı genellikle 'kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster