Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '07

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
3779
 

Doktorlar ve hemşireler...

Doktorlar ve hemşireler...
 

Yolumuz düştüğünde hastane koridorlarında gördüğümüz, beyaz üniformalarıyla imrendiğimiz, çoğu zaman işini yapmamakla suçladığımız, insafsız bulduğumuz ama öyle ya da böyle hayatlarımızı onların ellerine teslim ettiğimiz, yeri geldiği zaman ailemize söyleyemediğimiz sırlarımızı paylaştığımız, çok şey borçlu olduğumuz doktorlar ve hemşireler…

Sağlık politikalarının yetersizliğinin bütün yükünü sırtlarında taşıyan bir ekibin Don Kişot’larından iki tanesi.

Sağlık ekibinin vazgeçilmez, yeri doldurulmaz, değerli iki parçası.

Asıl olan budur ama nedense inkar edilir. Kimler tarafından mı? Kendileri tarafından.

Geçmişten bugüne kadar, bugünden geleceğe doğru artan bir nefretle ya da nefretle demeyelim de gittikçe çoğalan bir mesafeyle birbirlerinin karşısında yer almaktadırlar.

Sağlık bir ekip işiyse, bir parçası olmadan diğer parçası da olmayacaksa bazen karşılıklı dile getirilen bazen de dile getirilmeden içten yaşanan bu mesafenin nedenini neye bağlamak gerekir?

Gözlemlerimden yola çıkarak bu soruya bir cevap vermeye çalışacağım.

Gerek toplumumuz tarafından gerekse doktorların kendileri tarafından doktorlar, sağlığın en büyük elemanı ya da farklı bir deyimle mihenk taşı olarak görülmüştür. Diğer sağlık çalışanları ise hep ikinci plana itilmişlerdir. Buna neden olan şey ise tıp eğitiminin altı yıl olmasıdır. Bu altı yıllık eğitim doktorların kendilerini hemşirelerden daha üstün görmesine, ayrıca onlara bir patron, bir işveren edasıyla yaklaşmasına neden olmuştur. Bu fikre kapılmalarında belki yasalarda hemşirenin doktor yardımcısı olarak geçmesinin de bir katkısı olabilir.

Hemşirelik mesleği ise geçmişten bugüne kadar çok farklı süreçlerden geçmiştir. Bu süreçlerin üzerinde uzun uzadıya durmak şu anda yersiz olur. Bu süreçlerde yaşanılan tek bir gerçek vardır ki o da hemşirelik eğitiminin önemi üzerinde ne yazık ki yeterince durulmamış olmasıdır. Yanlış ele alınan politikalar, hemşirelik eğitiminin önemsenmesini, tam anlamıyla ele alınmasını geciktirmiş, her alanda olduğu gibi hemşirelik alanında da diğer ülkelerden geri kalmamızı sağlamıştır. Üniversite düzeyine çıkarılmaya çalışılan hemşirelik eğitimi hem yanlış politikalarla hem de kendi meslek üyelerinin bir çoğu tarafından kimliklerini tam olarak kavrayamamasıyla sekteye uğramıştır. Bunun sonucunda doktorlar tarafından hor görülme bazen aşağılanma hemşirelerde de onlara karşı bir tepki oluşturmuştur.

Ama artık bu yersiz duyguların önüne geçmemiz gerekiyor. Çünkü gelişen toplumlar bu tarz duyguları çok gerilerde bıraktılar. Onlar bunları çoktan aştılar.

Hekimlik belli deneyimleri ve bilgileri gerektiren bir meslek, hemşirelik de belli deneyimleri ve bilgileri gerektiren bir meslek. Ana temaları ise sağlık hem de insan sağlığı.

Her şeyden önce bu iki meslek elemanlarının birbirlerine saygı duymayı öğrenmeleri gerekiyor, ki beraberce bir ekip olarak bir yürek halinde atabilmeleri için. Çünkü sağlık bir ekip işbirliği içinde ele alınması gereken önemli bir konu.

Umarım bu konuda da el attığımız her konuda da ekip ruhunu yakalayabilecek bireyler olabiliriz.

RESİM .www.ottawahospital.on.ca/.../img/er.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mesleğimle ilgili alanlarda yorum yapmadan duramıyorum ama sanki bana biraz sert bir eleştiri gibi geldi sizin yazınız. Genelleme yapmak hiçbir meslek grubu için daha doğrusu hiçbir canlı için doğru değil bana göre. Eylül arkadaşımızın yorumlarına aynen katılıyorum. Doktor da hemşire de bir insan ve herbirini tek tek insan olarak değerlendirin lütfen. Saygı ve sevgiyle.

drgayemm 
 25.01.2007 16:15
Cevap :
Genelleme yapmıyorum sadece gerçekleri söylüyorum.Doktorların çok az bir kısmı bunun dışında kalıyor.Ben bunları burada yazarken zaten doktorları ameliyat masasına yatırmaya çalışmıyorum.Arkadaşlarımdan elde ettiğim bilgiler ve benim kendi tecrübelerimden yola çıkarak bu yazıyı yazdım.Sadece iki meslek elemanları arasında var olan gerçek bir noktaya naçizane değinmeye çalıştım. O kadar...Bunun altında başka bir şey aramamak gerekir.  25.01.2007 22:09
 

Bir hekim olarak, izninizle ben de düşüncelerimi paylaşmak isterim... Sağlık hizmetleri bir ekip işidir... Sadece doktorla olacak bir iş, asla değildir.. Hemşiresi, ebesi, sağlık memuru, çevre sağlığı teknisyeni, laborantı, hizmetlisi.. Herşeyiyle bir bütündür... Bir tanesindeki eksiklik, verilecek hizmetin kalitesini aksatır.. Ünvanlarını ve konumlarını, kendini önemli hissetmek için kulllanan insanlar, ne yazık ki , her meslek grubunda olduğu gibi hekimler içinde de mevcuttur. Bu tarz insanların, gelişmemiş kişilik örnekleri olduğunu ve bu ünvanlar olmadan birer hiç olduklarını anlamak, hiç de zor değildir...Sevgi ve saygılarımla...

Yeşim Özdemir 
 24.01.2007 23:26
Cevap :
Düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için size teşekkür ederim. Doğru söylüyorsunuz bu bir gelişmemiş kişilik örneğidir. Ve yine dediğiniz gibi her meslekte ne yazıkki var. Umuyorum ki yapılan eğitimlerle bu tarz kişiliklerin önüne geçilir, en azından sayıları biraz olsun azalır.  25.01.2007 2:28
 

koca bir ama bu öyle iç içe girmiş bir kurum ki çöz çözebilirsen tüm haklar tüm yasalar hekimlerden yana tüm yaptırımlar ve cezalar hemşirelere daha nasıl birbirleri ile kaynaşsıslar daha yetişirken intörnken asistanken egoları ile büyüyorlar dr olunca kusuyorlar yani kurallarda onlara işliyor işin yükünü ceken biz ama aferini alan onlar onlar dost olamaz işi arkadaşı olabilir ancak sevgiler

ümmühan büyükyilmaz 
 24.01.2007 13:04
Cevap :
Onlara sizin de çok önemli olduğunuzu hissettirecek ya da öğretecek olanlar yine sizlersiniz. Bilginizle, çalışmalarınızla, kendi derneklerinize olan katkılarınızla...Yolunuz açık olsun.  24.01.2007 18:10
 

Tüm modern çagın ögeleri herşey insan için.gözünüzle gördügümüz her bir donanım anlamını insanla bulur.tüm mesleklerde aynı ayrım var.başarı ise takım oyunundan geçiyor.hiç bir mesler digerinden üstün degil birbirini tamamlayan ögelerdir.bu da zamanla sindire sindire aşılacak.yalnız şunu iyi biliniz ki halk arasında böyle bir ayrım yok.yapma yanılma yöntemiyle de yaşanarak önyargılardan da arınacagız.iyi günler

ZEYBEK 
 24.01.2007 10:44
Cevap :
Size katılıyorum İhsan Bey. İnsanlar yaşayarak daha iyi farkediyorlar bazı şeyleri, kimi takdir edeceklerini kimi takdir etmeyeceklerini çok iyi biliyorlar ama o kadar da cahil insanımız var ki. Dediğiniz gibi bunu aşmak uzun bir zaman alacak.  24.01.2007 18:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 860
Kayıt tarihi
: 13.01.07
 
 

1979 Giresun doğumluyum. Kendimi bildim bileli kalabalığı sevmem. İnsanlara karşı mesafeliyimdir. He..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster