Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
632
 

Doktorumuz ve tatil

Doktorumuz ve tatil
 

Bu yıl çektiğim en güzel tatil fotoğrafı.


Her ay Mert’i doktora götürüyoruz. On beş günlük tatilden sonra şu İstanbul trafiği var ya adamı çileden çıkarıyor.

Doktorun Nişantaşı’ndaki muayinesi çok kalabalık. Çocuklar doktor teyzelerinden şifa bulmak için sıraya girmiş. Hani biz Türk’ler yaparızya, hemen kelle hesabı yaptım.

“İki saat içinde 8 çocuğa baktı. Hadi hafta içinde bu kadar hasta gelmez diyelim. Günde ortalama 20 hasta olsun. Aylık gelir 100 bin tl civarına geliyor. Eşi de doktor. Ayda eder 200 bin tl. O ha paraya bak!”

Ne yapar insan bu kadar parayı...”

Sıra sonunda bize geldi. Nasılsınız falan filandan sonra, doktorumuz;

-“tatiliniz nasıl geçti” dedi.

-“Tatilin hangisi kötü ki” dedim.

İçimden “siz kimbilir yurt dışında nerelere tatile gidiyorsunuzdur” derken

-“biz yaklaşık on yıldır tatile gitmiyoruz” dedi.

Bu Empati’yi (Adam Fawer) okuduğumdan beri oluyor bana; karşımdakinin düşüncelerini tahmin etmeye çalışırken, kendi düşüncelerimi ağzımdan kaçırıyorum.

-“Valla biz bu yıl, bir hafta Bodrum’a, bir hafta da Fethiye’ye gittik. Çok güzeldi, insanın ruhuna ve bedenine çok iyi geliyor. Hiç tatil olmadan olur mu? Çekilir mi şu yaz günlerinde hep iş, hep iş. Valla imkan olsa yılda dört defa gitmek gerekir. Üzüldüm sizin adınıza” dedim

-“Kocam seyahat etmekten hoşlanmıyor. Evimiz çok güzel bir site içinde, havuzu falan var” dedi.

İçimden “şimdi siz havuza da giremiyorsunuzdur” dedim.

Sanki yine içimi okudu.

-“Gerçi pek havuza da giremiyoruz, yılda bir iki.” dedi.

-“Size hitap eden çok kaliteli (pahalı) yerler var. Oralara niye gitmiyorsunuz?” dedim. Israrla tatile göndereceğim ya!

-“Takip etmemiz gereken yatırımlarımız var. Kira gelirlerimiz, satılığa çıkardığımız ve satın almak istediğimiz yerler var. Bir yere ayrılamıyoruz işte.

Ne diyeyim ki. Ayda 200 bin lira gelirin var. Hadi bunun üçte biri masraf olsun. Yılda on gün bile tatil yok. Çekilmez bu hayat.

Tadını çıkarmadıktan sonra ne yapayım ben havuzlu siteyi, evleri, parayı, ünvanı.

Doktora, tatile çıkmanın faydalarını ( gezmenin, eğlenmenin, dostluğun, balık tutmanın, denize çivileme atlamanın, köyler de dağlara doğru yürümenin, bisiklete binmenin, balık tutmanın, tekneyle uçsuz bucaksız maviliğe açılmanın, turkuaz mavisi koylarda denize girmenin, dalmanın, fütursuzca fotoğraf çekmenin, sevdiğin insanlarla birlikte iki kadeh içmenin, çocukları sevindirmenin, yol kenarlarında satılan tazecik meyvelerin tadını) anlatmak istedim.

Bu sefer içimden düşündüğüm şeyleri söylememiştim. Zaten Mert’in muayinesi ve aşısı bitmişti. Ödemeyi (300tl) yaptık ve yine İstanbul’un arena trafiğine çıkmıştık. Eve gelinceye kadar bu konuyu düşündüm. Sonunda doktorun tatile gitmeme kararının kendi seçimi olduğunu ve yargılamamak gerektiğine kendimi inandırdım.

Sonra birden daha önce bir yerde okumuş olduğum bir söz aklıma geldi.

“Zenginlik; doğru yerde doğru zamanda olmaktır.”

Belki de profösörümüz gerçekten hep işinin başında olmaktan mutluydu.

Hani bir de Çin atasözü varya:

“Hayatta hiç yaşlanmak istemiyorsan sevdiğin işi yap” diye. Belki de biz sevmediğimiz işi yaptığımız için tatil delisi olmuştuk. Umarım biz de bir gün bu kadar sevebileceğimiz ve hiç tatile gidemeyeceğimiz bir işe sahip olabiliriz. (Gene giderdim ya neyse)

Hayat herkeze aynı koşulları vermiyor vermesine de istemesini bildikten sonra dilediğini veriyor aslında. Ayda yüz bin liraya da yaşıyorsunuz bin liraya da. Sadece bir kişilik maliyeti 400 bin lira olan bir tatil köyünde de kalabilirsiniz ya da yandaki şahane koyda ailenizle maliyeti 40 bin lira olan kebap ve deniz ziyafeti yaşayabilirsin.

Allahtan aşkı, mutluluğu, sevgiyi, huzuru, erdemi, değerleri vb, parana göre satın alamıyorsun, sadece yaşayabilme kabiliyetine göre kendi seçim hakkını kullanabiliyorsun.

Ne mutlu dilediği ve istediği gibi yaşayabilene...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

7 yıl tatile gidemediğimiz bir dönemimiz oldu. Gerçekten tatil gibisi yok, ama bazen şartlar tatili zorlaştıraabiliyor. Anlayışla karşılamak lazım ki, siz de öyle yapmışsınız. Sevgiyle, mutlu kalın...

moonlight1 
 12.07.2008 22:27
Cevap :
Gerçekten çok dayanıklıymışsınız.Yedi yıl da çok uzun zamanmış. Teşekkürler.  17.07.2008 15:57
 

en çok para kazanan doktorların içerisinde kardiyaloglar oldugunu düşünüyorum.. bir de diş hekimlerinin:))) paraya para demiyorlar da ne diyorlar bilmiyorum artık.. üzülüyorum onlar adına açıkcası.. ama vakti zamanında jinekologum doğum zamanını bildiği halde tatile çıkmıştı bunu da hiç unutamam:)) teşekkürler selamlar.

sema öztürk 
 10.07.2008 23:50
Cevap :
Kazandıkları parada gözümüz yok.Sadece o kadar paraya tatil olmaması çok şaşırtmıştı. Ben teşekkür ederim.  12.07.2008 20:23
 

Evet, ne mutlu dilediği gibi yaşayana. Tatilimin yaklaştığı şu günlerde daha bir gitmek için sabırsızlandım. Hayatın güzelliklerine doymadan gitmeyelim, huzur içimizde, para da değil. Selamlar...

Sema GÜZEL 
 10.07.2008 8:31
Cevap :
O kadar param olsa tatile nereye giderdim. Bari bunun hayalini kurayım da dellenmeyeyim.  10.07.2008 22:37
 

Benim gibi yıllarca "şuursuzca "koşturduktan sonra hem de beş kuruşluk yatırım yapmaksızın,bıkıp usanıp gözü bir şey görmeyecek hale gelebilirler...Ya da çoook sevdikleri bir işi yaptıklarından tatile ihtiyaç bile hissetmemeiş olabilirler:))) inşallah ikincisidir...

Neslihan ERDOĞDU Serbest 
 10.07.2008 1:29
Cevap :
Siz de yazınızda değinmişsiniz "seçmek özgürlüktür" diye. Gitmemek de bir seçim.  10.07.2008 22:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 208
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 7235
Kayıt tarihi
: 08.11.07
 
 

1971 Fethiye’de doğdum.  2000 yılından beri evliyim. Büyüğü 8 yaşında, diğeri 3 yaşında iki o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster