Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '07

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
1422
 

Döktür Muazzez döktür

Döktür Muazzez döktür
 

"Kız "dedi balkondan Fatma Hanım aşağıdaki yirmibeşlik komuşu Muazzez'e "Yarın gece bizim yan binada oturan Neslihan Hanımın kızının kına gecesi var ona birlikte gidelim beni de bırakma emi."
Muazzez gevrek gevrek güldü "Oldu ablacığım bırakırmıyım sensiz kına gecesinin ne tadı çıkar."
Süslendi gelin Ayşe. Bu gece çok güzel olacaktı.Bindallılarını giyindi önce. Sokağı çınlatıyordu çalgının sesi. Ne de güzel, ne de yanık söylüyordu sazı çalan çalgıcı. Hasanını düşündü uzun uzun işte kavuşmalarına saatler kalmıştı artık. Daha çok bağırmalıydı çalgıcılar, tüm mahalle duymalıydı Ayşe kızın kınasını.
Sokağı çoktan kapatmıştı Ayşe kızın babası plastik sandalyelerle. Artık hiçbir araç bu sokaktan geçemezdi. Kızının kınası vardı bu gece, bu sokakta. Akşam olmuştu yavaştan. Konu komşu, hısım, akraba teker teker doluşuyorlardı Ayşe kızın sokağına. Yanık yanık bağırıyordu çalgıcılar. Etraf tam ayarını bulmuştu ki başladı çalgıcılar döktür Muazzez parçasını çalmaya. Durur mu Muazzez tuttuğu gibi Fatma komşunun kolundan piste buluverdi kendini. Çalgıcılar döktür Muazzez dedikçe Muazzez döktürüyor Fatma Hanım, Ayşe kız, annesi, ablası cümle alem onlara eşlik ediyordu. O kadar çok eğleniyorlardı ki dünya sadece o anda , orada dönüyordu.

İki sokak öteden işitiliyordu bu sesler. Ahmet bey ağır hasta yatağında yatıyor, yakınları etrafında oturmuş dua etmeye çalışıyorlardı.Tam besmele çekip duaya başlayacakları bir anda evlerinin içi çın çın döktür Muazzez parçasıyla inliyordu. Ahmet Beyin iniltileri Muazzez'in göbek havasına karışıyordu.

Bir diğer sokakta küçük Murat'ı uyutmaya çalışyordu Zişan kadın. Murat daha altı aylık bebecekti.Sazın her çalınışında, Muazzez'in her göbek atışında Murat bebek korkuyla beşiğinde uyanıyor ve ağlıyordu.Bunalmıştı Zişan kadın.Muazez hala göbek atmaya devam ediyordu.

Ayşe kızın oturduğu apartmanın üst katında yaşayan Rıza efendi uzun yol şoförüydü. Daha seferden yeni dönmüş, özlemle gözünde büyüttüğü yatağına yenicene girmişti. Rıza efendi gözünü kapatıp uykuya dalacağı her anda döktür Muazzez parçasıyla sıçrayarak uyanıyordu. La havle çekip durdu bütün gece. Saat çoktan gece on iki aşmıştı; fakat ne bizim gelin Ayşe'nin, ne Hasanın, ne anasının, ne babasının ne de Muazzez'in durmaya niyetleri vardı. Mütün marifetlerini döktürmeye devam ediyorlardı. Daha fazla dayanamadı Rıza Efendi.Koştu banyodan bir kova su kaptı , bir hışımla balkona çıktı. Piste kendinden geçmiş kalabalık hala deliler gibi oynuyordu. Gözleri kararmıştı sinirden bir kova suyu çalgıcıların üzerine boca ediverdi.
Ne olduğunu anlayamamıştı kimse. Manyak mıydı bu adam. Don gömlek gecenin bir yarısı balkona çıkıp güzelim eğlenceyi bozmaya çalışıyordu. Rıza bir kere ipinden boşanmıştı. Bir kova su daha aldı geldi. Bu kez piste olanların üzerine boşaltı suyu. Ağlıyordu gelin Ayşe kına gecesi kendini bilmez bir densizin yüzünden mahvolmuştu.Kızını ağlarken gören baba sarıldı silahına, ateş etmeye başladı Rıza efendiye doğru.
Çok geçmeden polisler yetişti imdada. Karakola giderken Rıza efendi ve Ayşenin babası, Ayşe hala zırıl zırıl ağlıyordu, mahvettiği hayatları görmeden kına gecem mahvoldu diye.

Eee bu hikayeden çıkacak hisse : Güzelim yaz geceleri düğün sesleri ile kabusa dönüşmesin. Siz eğlenirken bir diğeri acı çekiyor, birileri uyumaya çalışıyor bir başkası da son nefesini veriyor olabilir. Sokak düğünlerine son. Dans marifetlerinizi lütfen düğün salonlarına saklayın. Sokak düğünü istemiyoruz. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Valilik bu geri kalmışlığa lütfen artık son verin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

2005'te Resmi Gazete'de yayımlanan bir yönetmelikle sokakta yapılacak her türlü eğlence zaten yasaklandı. Yönetmelikte, "Yerleşim alanı içerisinde, yakınında, bitişiğinde alt ve üstündeki alanlarda açık hava aktivitelerinin (konser, gösteri, miting, tören festival, düğün ve benzeri) gerçekleştirilmesi yasaktır," denmektedir (Bkz. http://rega.basbakanlik.gov.tr/Eskiler/2005/07/20050701-7.htm) Yetkililer yasağı önemsemeyip göz yumuyorlar. Bence "Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği"nin uygulanması konusunda polise şikayetten fazlası yapılmalı. Çünkü düğün başladıktan sonra polisi arasanız da, gelip düğünü durdurmuyorlar. Hep bir araya gelinip valiliğe mi çıkılır yoksa alternatif eylem mi yapılır, bilmiyorum. Hatta yönetmeliği dikkatle okursanız, yetki belediye zabıtasında. Ama onlar hiç mi hiç ilgilenmiyor aradığınızda. Yani ortada sokak düğünlerini tümden yasaklayan bir yönetmelik var, ama uygulayan yok.

Haksyz Kazanca Hayyr 
 26.07.2007 4:12
Cevap :
konuya hukuki açıklık getirdiğiniz için teşekkür ederim.  26.07.2007 22:48
 

ben de eskişehir de yaşıyorum ve ben de valilikten en azında bu konuda düzenleme getirmesini istiyorum. sabah sekizden gece on ikiye kadar kimse bu düğünlere müdahale edemiyor. insaf...

mukaddes sürer 
 27.06.2007 20:05
Cevap :
Aynı kaderi paylaşan biri olarak beni anladığınıza sevindim. Yaz geldi kabus başladı.  28.06.2007 8:32
 

Bu sokak düğünleri maalesef her yerde var.Bence de yasaklanmalı.Yaz geldiğinde kaygılanmaya başlıyoruz.Ortak şikayetimizi mizahi bir dille çok güzel anlatmışsınız. Teşekkürler.

tijence 
 13.06.2007 0:40
Cevap :
Ben sadece bizim memleket bu derten muzdarip zannediyordum. Yazıyı beğendiğinize sevindim.  13.06.2007 8:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 935
Kayıt tarihi
: 11.12.06
 
 

Bir nisan sabahı Eskişehirde doğmuşum. O nedenle bahar aylarını özellikle nisanı çok severim. Küçükk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster