Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '12

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
444
 

Dokunmayın bedenime...

Dokunmayın bedenime...
 

Görsel, www.delinetciler.com'dan alınmıştır.


Son günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her kürtaj bir Uludere’dir” sözü ile toplumda tansiyon yükseldi. Kürtaj gündeme oturdu, tartışılmaya başladı.

Nedir kürtaj? Kelime anlamı kazımaktır. Daha ziyade istenilmeyen gebeliklerin sonlandırılmasını anlatsa da halk arasında, farklı durumlarla da alakalı kürtaj yapılmaktadır.

Bir kadın olarak asla kürtaj taraftarı değilim, ancak;

Kürtajı kadın neden yaptırır? Bunu bir doğum kontrol yöntemi gibi mi görür? Erkekler bu olayın neresinde yer alırlar? Toplum neresinde yer alır? Devlet neresinde yer alır? Din neresinde yer alır?

Ya kadın?...Kadın neresindedir kürtaj olayının?...Kadın tam ortasındadır, dokuz şiddetinde depremin en merkezi yerinde, kimseler fark etmese de…

İçinde yeni bir can taşıyor, bunun farkında ama istenmiyor bazen bu gebelik. Bazen kocası istemez, ama bir türlü korunmaya da yanaşmaz. Saçar tüm tohumlarını kadının bedenine, zevkle yığılır bir yana. Kadın korunuyor olsa dahi bu yüzde yüz değildir hiçbir zaman. Gün gelir hamile olduğunu anlar. Sevinsin mi, üzülsün mü bilemez. Kocası istemiyorsa aldırmak zorundadır. Ona, ne hissettiği sorulmaz…

Kadın en güvenilir evinde bir ensestin  tarafı olur hiç istemese de. Gebe kalır. Bir yanda utanç, diğer yanda can, bir tsunamide yol almaya çalışan sandal gibidir, çaresiz……

Sokakta tecavüze uğrar kadın sapıklarca…Üzülür en derinden, yaralarını sarmaya çalışırken anlar ki gebe…Kırılır yüreğindeki  faylar, haykıramaz bile…

Her kafadan bir ses çıkıyor bugün. Kürtaj yasaklansın!...Kürtaj yasaklanmasın!…Bu bir cinayet!…Bu bir Uludere!…Bu…Bu…Bu…Bu…Buuuu….

Hiç kimsenin aklına istenmeyen bir gebelik durumu yaşayan kadına sormak gelmiyor. Sen ne düşünüyorsun bu durumla ilgili diye…

Bırakın Allah aşkına bunu, şunu…Bana sorun bana, ben kadınım, bunu en iyi ben bilirim. Bir cana veda etmenin hüznünü benden iyi kimse bilemez. Sevilmediğini bile bile hayvani arzulara alet edilip gebe bırakılmanın acısını benden iyi kimse bilemez. Bilemez kimse baba tarafından cinsel istismara uğramanın bıraktığı derin yarayı…Bilemez kimse bir tecavüz bebeğinin vücudumdaki tonlarca ağırlığını…

Kalkmış herkes ahkam kesiyor…Düşünmüyorlar mı hiç, bu beden benim. Dokundurtmam bedenime, bu konuda verilecek karar benim…

Adın yok diyorlar…İşte haykırıyorum “BEN BİR KADINIM” dokunmayın bedenime…30 Mayıs 2012

 

 

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ayşegül hanım günaydın... Yazınızı tüm dikkatimle okudum. Hemen hemen her söylediğinizde haklısınız. Ama biz erkeklere çok sert yüklenmemiş misiniz? Her zaman doğumu istemeyen, gebelikten kaçan, rahatsız olan, hep biz miyiz? Bazen gebeliğe en çok da kadın karşı çıkmaz mı? Her erkek bir değil ki... Ben henüz hiç evlenmedim. Ama bir gün bir kadınla evlenmeye karar verirsem eğer, karım olacak kadına, söyleyeceğim ilk söz: " Hayatım... Kürtaj, karnında taşıdığın bir günlük de olsa, dokuz aylık da, cinayettir! Eğer benim eşim olacaksan, sağlık sebepli zorunlu durumlar hariç, kürtaj yaptıramazsın. Eğer istemiyorsan, çocuğumuz olmaması için gereken her önlemi alırız. Ama rahmine düşmüş bir hayatı, benim de rızamı alarak sonlandıramazsın. Bir cana kıyamazsın. En önce bunu bil, ona göre benimle evlen. Bu tartışmalardan aylar önce de, " kürtaj " konusunda ne düşündüğümü yazmıştım. Arzu ederseniz eğer, okuyabilirsiniz. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 26.07.2012 10:09
Cevap :
Benim vurgulamak istediğim, ne sebeple olursa olsun istenmeyen bir gebelikte kadının neler hissettiğidir Cem Bey. Vurgularım bunun üzerine kurgulanmıştır. Aksi halde tüm erkekleri suçlamak gibi bir düşünce taşımıyorum.Önemli olan korunmanın sağlanmasıdır elbette. Bu uç noktalarda ise durum tayininin kadına bırakılmasında fayda olduğunu yineliyorum. Kadının bedeni üzerinden siyaset yapılması yanlıştır...Selamlar, mutlu kalın...  26.07.2012 18:11
 

Merhaba, ama onlar bu ülkenin sahipleri(!) Söyleyecek birşey bırakmamışsınız. Kaleminize sağlık. Selamlar...

Mesut KARİP 
 16.06.2012 15:56
Cevap :
Teşekkür ediyorum Mesut Bey. Selamlar, mutlu kalın...  18.06.2012 20:14
 

Yazınız sonderece yetkin bir dille kaleme alınmış, ne demek istediğiniz son derece açık bir dille anlatılmış. hemcinslerimizin azımsanmayacak sayıda olanının size katıldığına eminim. Erkeğin kadının bedeninden ve ruhundan elini çekme zamanı gelmiştir, kadın üstünden yapılan her türlü "rant" girişimine karşıyım, esenlikle.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 11.06.2012 0:22
Cevap :
Kadınların çoğunluğunun benim gibi düşündüğünden eminim. Artık yeter! kadın bedeni üzerinden siyaset yapmasın kimse ve rant kapısı gibi görmesin kadını. Biz kadınlar olarak buna karşı durmalıyız. Selamlar, mutlu kalın...  11.06.2012 10:40
 

Kadın gözüyle çok güzel ifade etmişsiniz. Fakat bencillik aldı yürüdü. Bu ülkede hiç kürtaj yaptırmayanlar ile hiç bir beraberlik şansı olmayanlar başkalarının yaşam alanına müdahale ediyorlar.Bir gün kul vermezse Allah verecek belalarını. Selam ve saygılar.

Turbest 
 08.06.2012 14:54
Cevap :
Laik bir yapıda her şeyi dinle yorumlamaya başladılar işlerine geldiği gibi. Devlet bakarmış...Baktıklarını görüyoruz, ya tecavüze uğruyorlar, ya şiddete maruz kalıyorlar. 18 yaşını dolduran sokakta. Bir gelecek hazırlayabiliyor mu bu çocuklara devlet. Anlamakta güçlük çekiyorum. Selamlar, mutlu kalın...  09.06.2012 9:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1421
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster