Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Haziran '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
541
 

Dokunulamazlar

Dokunulamazlar
 

Onlar dünyanın her tarafında.

Ancak bizi bizimkiler ilgilendiriyor.

Haklarında yapılacak en ufak eleştiriye manic depresyonumsu tavırlar sergileyerek cevap veriyorlar.

Zaman alabilecek mucizeler yaratıyorlar.

Ortaya bir garabetin çıktığı da oluyor.


O da dokunulamazlardan.

Milli Takım galip geldiğinde örneğin aslında rakiple maç yapmadığı ortaya çıkıyor.

Mağlup olduğunda da onu yenen rakip değil.

Böyle düşünüyor.

Galibiyet sonrası kendilerinden geçercesine kutlamalarda bulunan basın mensuplarına “75 dakika” diyor “yazdıklarınızı çöpe attırdığımız için üzgünüz”.

Hâlbuki 75 dakika ne denli kötü oynandığını gözler gördü, elbette eller de yazacak.

Yazdı da.

Yırtılan bir şey yok.

Atıldı denilen yazı 75. dakikadan itibaren parıldıyor.

Olay bu.

Ama o bir dokunulamaz.

İnsan beyninin çorak alanına sesleniyor. Unutma mekânına.

“İstanbul’da görüşeceğiz” diyor.

“Mahkemelere dua etsinler” diyor, “en kısası 8 ay sürüyor”.

İnsan “doğar, büyür, ölür” dedirten “davaları” bilmiyor mu?

Babası şalgam suyu satarak onu büyütme onuruna erişmiş bir insan atası.

Elinden tırnağından yüreğinde bağrından fışkırtmış, artırılabilir diye düşünülebilecek ne varsa aktarmış ona.

Adana’nın Kanal Köprü’deki Özen durağı sahasından, Demir Spor Lokalinin arkasındaki minyatür alana sürüklemiş hayat.

Kartal Yaşar’ların, Füze Selamilerin arasından parıldayan o küçümen ama onurlu emekçi çocuğu şimdi bir dokunulamaz.

Corriere della Sera gazetesi seni yorumluyor sevgili Fatih.

"İmparator” diyor “yarı imam, yarı asker çavuşunu andırarak takımda rasyonel coşkuyu sağlıyor". Ekliyor "Mesihsizm ile Alman ekolü ’Piontek ve Derwall’in öğrencisi’ karması ile yepyeni bir futbol akımının başını çekiyor".

(http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&Kategori=spor&ArticleID=877834&Date=18.06.2008&ver=75)

Herald Tribune’nün ünlü yazarı Rob Hughes ise “sert taktiklerin emredicisi” yani “azmettirici” olarak tanımlıyor seni. (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=115275)

Sen Serie A’da tekrar görev yapmak istediğini de belirterek, "İntikam düşüncesiyle dönmeyi amaçlamıyorum" diye konuşuyorsun.

İnsanlar ağzından almıyor, sen veriyorsun.

Ne demek “intikam düşüncesi”, Ne intikamı? Kimden?

O bir dokunulamaz.

Onları biz yaratıyoruz.

Dokunulanlar.

İktidarından muhalefetine siyasette de böyle değil mi?

Oysaki tek istediğimiz severek, sevilerek özgürleşmek.

Gündemleri ortaklaştırmak. İletişebilmek. Sevinmek.

Kısaca; Dokunmak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendileri değil, dokunacakların eksikliğidir... Selamlar

murat ertaş 
 06.07.2008 20:02
Cevap :
Belki dokunacaklar eksik bırakılmaya zorlanmıştır. Selamlar  07.07.2008 8:28
 

İşin aslı çok severim Fatih Terim’i... Bir dönemler idolümdü....Bu defa üzdü hepimizi...

Ali Gülcü 
 18.06.2008 20:00
Cevap :
Ali abi, sürekli Sarı Basın Kartı Sahibiyim. Gazeteci olarak da uzaktan izledim. Terim'de ağabeyimin arkadaşıydı. Çocukluğum onların peşinde dolanarak geçti. Bu "adamın" hatta bundan 2-3 sene önceki Terim'in o çocuk olmadığına kalıbımı basarım. Ne oldu? Ne bilim abi... ::))  19.06.2008 8:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 669
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1568
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster