Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
554
 

Dokuzuncu mektup

Ankara, Nisan 2001

Mektubun gecikince olumsuz bir şey mi var diye epey endişelendim Recai...

Mektup gelince, 9 Nisanda yazıldığını, 19 Nisanda postaya verildiğini gördüm. Demek ki konu iletişimle, ulaşımla ilgiliymiş dedim, rahatladım...

Son günlerde neler yaptığıma bakıyorum şöyle bir. Kimi tasarılar ve gerçekleşen bir çalışma: Köy Enstitüleri…

Köy Enstitüleri sinevizyon programını zor şartlarda, bir avuç gönüllü arkadaşın katkılarıyla, kısa zamanda başardık diye düşünüyorum...

Ne ben ne arkadaşlarım kâr zarar hesabı yaptık bu çalışmada...

Geceli gündüz onunla haşır neşir olduk...

Gösteri 14 Nisan günü yapıldı...

Hatırlarsın, Safranbolu Kaybolmasın filminin müziği senin bağlamayla çaldığın yöre türküsü idi...

Bu programın müziği ise, benim öğretmen okulundaki mandolinimle köy enstitüsü mezunu seksen yaşlarındaki iki emekli öğretmenin çaldığı parçalar oldu...

Çok keyif aldım…

Programı, insanlar soluklarını tutarak izlediler...

Mandolinle çalınan parçalara koro halinde eşlik etti, yürekten katıldılar…

Program bittiğinde ise alkışlardan başka ses duyulmadı...

Salon alkıştan inledi adeta...

Yönetmen olarak bir kuruş para almadan bu çalışmayı gerçekleştirdim. Ama benim için en büyük karşılık, o güzel insanların, eğitim sevdalılarının, tat alarak, mutlulukla program boyunca türkülere katılmaları, ilgiyle izlemeleri, yorgun avuçlarını patlatırcasına alkışlamalarıydı...

Bir de, izleyen günlerde o güzel insanlardan biri boyasını fırçasını alıp resim yapmaya, bir diğeri mandolin çalmaya başlamış...

Bunları duyunca, görünce, “Başardım, görevimi yaptım.” diye düşünüyorum...

Geçen gün arkadaşlarla Safranbolu Kaybolmasın filmini bir kere daha izledik...

Filmi beğendiler... Ama daha çok seninle ilgilendiler; resim ve müziğe olan tutkuna çıldırdılar adeta...

Bir yandan geçmiş çalışmaları izleyip değerlendirirken bir yandan da yeni programlar tasarlıyoruz...

Mustafa Necati’yi çalışmak istiyorum. Bu benim için aşk gibi bir şey... Ağlasun/ Sagalasos belgeselini çekmem gerek. Çünkü Hasan Hüseyin’in eşi Azime Hanımın özel ricası bu...

Lütfüye Aydın’ın da olduğu o gün limonata içerken ne güzel konuşmuştu...

“Gelin misafirimiz olun. Ağlasun’u da çekin. Hasan Hüseyin bu toprakları çok severdi...”

Hasan Hüseyin’in şiirleri eşliğinde Ağlasun’un şiirsel görüntülerinden oluşan hoş bir çalışma olacak, biliyorum...

Kazanmayı, kâr etmeyi asla amaçlamıyorum bu çalışmalarda da. Masrafları karşılayan olursa ne iyi. Değilse kredi kartımı kullanarak bu çalışmaları da yapacağım...

Benim cephede durum böyle Recai...

Unutmadan, bu yaz fırsat bulursam, yine oraya gelip, “Bir Mekân Bir İnsan” (Recai’nin Bakışıyla Safranbolu) çalışmasını yapmak istiyorum...

Mustafa Necati, Hasan Âli Yücel, onların dönemiyle ilgili bir şeyler çalışabildin mi?...

Kafanda, yüreğinde, bunlarla ilgili bir şeyler kurabildin mi, netleşti mi? Varsa görmek isterim...

Senin cephede genelde durum nasıl? Yaşamak nasıl gidiyor?...

Gelen giden var mı?... Safranbolu’da neler oluyor?...

Umarım iyiye giden bir şeyler vardır. Haberlerini bekliyorum Recai...

Mete ve diğer arkadaşların da sana gönül dolusu selamları var...

Yine görüşmek üzere... Mutluluklarının kalıcı, sıkıntılarının geçici olmasını diliyorum...

Fuat OVAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 860
Kayıt tarihi
: 30.06.10
 
 

Kamu yönetimi alanında yüksek lisans yaptım. İletişim, medya sektöründe çalışıyorum... Yazmayı se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster