Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '10

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
24297
 

Domates ve Fatih Sultan Mehmed

Domates ve Fatih Sultan Mehmed
 

Padişah sofrası


Geçenlerde bir hemşerim Fatih Sultan Mehmet’in domates yiyip yemediği ile ilgili bir soru sordu. Bununla ilgili bir şeyler yazmamı istedi. Bu durum kimine göre ilginç, merak konusu, kimine göre “yahu yese ne olur yemese ne olur” şeklinde bir yaklaşımla karşılanıyor. Sorunun cevabı da kendisi kadar ilginç sanırım. Fatih Sultan Mehmet domates yememiş. Sadece domates mi? Patates ve biber de yememiş. Sadece o mu yememiş. Ondan öncekiler ve sonrakilerin çoğu da yememiş. Çünkü bu sebzelerin anavatanı Amerika kıtası. Amerika kıtası ne zaman keşfedildi. Takriben 1492’de. Yani Avrupalıların çoğu da bu sebzeleri görmemişti. Ne! sebze mi dedim.

Domates ile ilgili bir gerçeği sizle paylaşmak istiyorum. Kendisi aslında bir meyve. Ne meyvesi ya! Demeyin Amerikan mahkemesi 1893’de meyve ve sebzeleri sınıflarken, domatesi sürekli sebzeler ile saklandığı için bu sınıfa almışlar. Haberiniz olsun. Ona bundan sonra lütfen bir meyve muamelesi yapın. Bırakın artık yemeklerde falan kullanmayı! İtalyanlar ilk kez sarı renkli domatesler ile karşılaşmışlar. Bunlara “altın elma” ismini vermişlerdir. Çok geçmeden kırmızı türleri ortaya çıkmıştır. Pek çok Avrupalı zehirli olduğuna inanarak domatesi yemeyi reddetmişlerdir. Ta ki 1900’lere kadar. Hocalarımdan biri, yazıyı yazarken konu dikkatini çekti, domates ile ilgili aynı olayın Denizli’de de yaşandığını söyledi. Hemen hemen aynı yıllarda hocamızın dedesi, anlattığına göre gençliğinde kırmızı domatesleri çürük diye yemezlermiş. Gök yerlermiş. Kırmızı domatesleri çürük bunlar diye yerli Rumlara verirlermiş.

Uzun zaman önce pek çok Avrupalı için bir aşk meyvesidir. Çünkü insanları romantik yaptığına inanılıyordu. Dünyada bugün 125 milyon ton domates üretiliyor. Türkiye, Çin ve ABD’den sonra domates üretiminde 3. sırada. Takriben 10 milyon ton üretimimiz var. Patatesinde Avrupa’da ilk üretimi 1540’da Fransa’da yapılmış. Bugün sofralarımızdan eksik edemediğimiz bu yiyeceklerin atalarımız tarafından bilinmemesi çok ilginç değil mi!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 161
Toplam mesaj
: 124
Ort. okunma sayısı
: 10639
Kayıt tarihi
: 16.08.07
 
 

TARİH ÖĞRETMENİ MEB TÜRKİYE DENİZLİ   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster