Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
551
 

Domuz bizim neyimiz olur?

Domuz bizim neyimiz olur?
 

Domuz hernekadar hayatımızda olmayan bir hayvan ise de gündemimizi epeyce işgal edeceğe benziyor. Elbette domuzdan kaynaklanan grip yüzünden. Domuz gribi hastalığının domuzlarla temastan kaynaklandığı ve sonra da insanlar arasında yayıldığı söyleniyor. Tıpkı Kuş giribi'nin kümes hayvanlarla temastan kaynaklandığı gibi.

Nitekim, Kuş gribinin yaygınlaşmaması için, kaynağı olan binlerce kümes hayvanı itlaf edildi. Tavuklar, horozlar diri diri yakıldı. Bu tavukçukların böyle itlafi gerekli miydi? Herhalde bu sorunun cevabını verecek olanlar tıp yetkilileridir. Bizim yorumumuz şu olabilir: Gerekliydi ki, yaptılar; kimse keyfinden böyle bir şey yapmaz!...

Peki, bu itlafa "hayvan hakları" açısından bir itiraz gelmiş miydi? Doğrusu ben hatırlamıyorum.

Gelelim gündem konumuza: Eğer bu öldürücü domuz gribi hastalığının önüne geçmek için domuzların itlafı gerikiyosa, insanlar bunu yapmalı mı; yapmamalı mı?...Bu sorunun sorulması bile abes, biliyorum; ancak söz konusu "domuz" olunca bizde bir "hassasiyet" oluşuyor!!..Oysa, yukarda verdiğimi Kuş gribi örneği bir yana, "deli dana" hastalığının görülmesi üzerine İngiltere binlerce büyükbaş hayvanı gözünü kırpmadan itlaf etti...Ama, iş domuza gelince değişir mi?

Dedim ya, bir Müslüman olarak bizim hayatımızda hiç yer almaz ama anlaşılan o ki, domuz gribi dolasıyla en çok çene yoranlar yine biz olacağız. Nitekim, Ahmet Secer arkadaşımızın, bir hadisi şeriften hareketle domuzların itlafı üzerine yazdığı yazı başka blogçular tarafından tepki aldı. Hatta, "vurun, susturun, konuşturmayın..."a kadar giden bir tepki. Söz konusu hadiste, Kıyamete yakın zuhur edeceği bildirinen Mehdi'nin "domuzu öldüreceği" söylenir; ancak bir çok İslam alimi burada domuzun sembol olarak söylendiğini, kastedilenin aslından sapmış paganist hristiyanlık olduğunu iddia ederler. Yani, öldürülecek olan "domuz hayvanı" değil, domuz yiyen ve vahyin özünden sapmış bir din olan Hristiyan fikriyatıdır. Böylece Ahir Zaman Mehdisi'nin önderliğinde tüm insanlık son din ve vahyi özelilğinini yitirmemiş tek din olan İslam bayrağı altında birleşecektir.

Bütün bunlar, İslam alimlerinin de tartışıtığı konulardır. Arkadaşımız Ahmet bey de bu yönde yazılar yazıyor ve bunları destekleyen linkler veriyor. Ben Ahmet beyi, MB'de yazmaya başladığından beri genel olarak okudum. Çoğu benim zaten bildiğim ve inandığım şeylerdi. Ama hiç bir şekilde, herhangibirine zarar verecek şeyler değildi. Okumamak özgürlüğünüz var ama okusanız da zarar görmezsiniz bu yazılardan.

Ne var ki, Ahmet Secer bir hata yapıyor bence...Bu hata, yazılarını yoruma kapatmasıdır. Oysa, yazdığı konularla ilgili kendisine gelebilecek itirazlara ayrıca yorumla da cevap verebilecek birikimde birisi olduğu anlaşılıyor. O halde, yazıları yoruma kapatarak "esrarengiz" bir hava vermeye gerek yok. Eğer, yorumlar düzeysiz olursa- ki zaten editoryal denetim oluyor- yorumu silmek gibi bir hakkınız da var. Benim Ahmet Bey'e çağrım, yazmaya devam etmesi ve ama yazdıklarını yoruma açması olacaktır. İster cevapla, ister sil ama yoruma aç, diyorum...

İtirazcılara gelince;biz domuz eti yemeyiz; evlerimizde domuz beslemeyiz; şu halde domuz hakları bizim konumuz olamaz..Bu yüzden Ahmet beye karşı tepkinizin asıl nedeninin "domuz hakları" olduğunu sanmıyorum. Ahmet Secer, burada Darvinist felsefeyi göçerten bir çok bilimsel yazı ve görsel sundu. Sanırım asıl rahatsızlık konusu bu... Oysa, siz daha iki asır önce ortaya konmuş bir "teoriyi" sahiplenip savunabiliyorsanız; bırakın insanlığın var oluşundan başlayan "Yaratılış inancını" savunanlar da bulunsun.. Bu nasıl dayatmacılık böyle??

Bu kadar dayatmacı olma için, hem "Türk", hem de "aydın" olmak şart, gerçekten!! MB'de de bunlardan bolca bulunuyor Netekim!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Daha sevimli bir domuz resmi bulamadınız mı? Anlatımınız zaten güçlü, bir de bunu resimle desteklemenin ne anlamı var? Selamlar?

Ümit Culduz  
 20.10.2009 1:14
Cevap :
Valla Ümit bey, ben bu hayvancağızın pek sevimlisine rastlamadım...Ne bileyim belki de önyargımız vardır..:) Selamlar  20.10.2009 8:19
 

Domuz gribi nedeniyle domuzların ithaf edilmesi insanlık için gerekiyorsa ve bilimsel olarak doğrulanıyorsa tamam derim. Bu arada Türkiye’de çiftliklerde beslenen domuz sayısı çok, çok az olduğunu da biliyorum. Ama bunu hadislerle süsleyip domuzları yok edelim denirse ya da bilimsel bir konuyu dini gerekçelerle çözmeye çalışmaya başlanırsa; şahsen ben asla kabul etmem. Hoş, ülkemizde bu durumu kabul eden bir dünya insan mevcuttur. Ne yapalım ki benim düşünce ve fikrim bu yöndedir. Saygılar.

Ömer ÖZDAMAR 
 19.10.2009 23:16
Cevap :
Ömer bey, konuyla ilgili yazınızı okudum. Sorun domuzların itlafı değil, insan sağlığının muhafazasıdır. Konuyla ilgili hadiste söz edilen, yazımda da belirttiğim gibi, domuz yedikleri için bununla sembolize edilen özünden sapmış Hristiyanlıktır. Yoksa, tarih boyunca İslam hakimiyetinin yaşandığı dönemlerde, domuz itlafı olduğuna dair bir bilgi yoktur. Müslüman coğrafyasında zaten bulunmaz. El alemin domuzuna da kimse karışmaz..Mesele budur..Teşekkürler, selamlar..  19.10.2009 23:29
 

Birkaç yıl önce de Çin gribi kabusu yaşandı tüm dünyada. Bununla ilgili 1.3 milyar Çinli'nin katl'edilmesi düşünüldü mü? Tabii ki hayır. Bazılarını bağrımıza(!) basıyor olsak ta domuzlar bizim "bişeyimiz" değil elbette:))) Hastalıktan korunma yerine yokedilmeleri asla düşünülmemeli. Tanrının yarattığı her canlının bu dünyada bir görevi var. Selam ve saygılarımı yolladım...

gülriz 
 19.10.2009 20:31
Cevap :
Sayın gülriz, öncelikle katkınız için teşekkür ederim. Elbette, hiç kimse tüm domuzların yok edilmesini istemiyor. Ancak, diyelim ki insan sağlığı için bu gerekli oldu. O zaman herhalde, domuzu bağrına basanlar da itlafa karşı gelemeyecektir..:) Selamlarımla..  19.10.2009 21:24
 

Değerli Ali Bey, bilirsiniz, bir ülkenin, bir ailenin ve kişinin gelişmesi, farklı düşünce ve farklı anlayışların sonucunda olabilmektedir. Burası tabiri uygun düşerse çeşitli ürünlerin sergilendiği bir pazar yeridir. Hepimiz bu pazara edinimlerimizi, bilgi ve deneyimlerimiz doğrultusunda sunmakta; kimileri için (beğeni) onay, kimileri için tepkiler almaktayız. Bu manada burası bir bakıma bizlerin test zemini de olmaktadır. Burada yazan arkadaşlarımızın, değerleri doğrultusunda belirli birikime, deneyime sahip oldukları da bir gerçektir. Konu ile ilgili olarak yazılarımızda belirli bir görüşü ifade ile değerlendirmeyi okuyanın takdirlerine bırakmak zannediyorum, hem birbirimizden olumlu manada etkilenmeyi, hem de bilgi transferini daha keyifle yapılmasını temin edecektir. Özetle; Müşteri velinimettir. Ürinleri sergileyip takdir onlara bırakılmalıdır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 19.10.2009 17:36
Cevap :
Görüşünüze tamamen katılıyorum Mehmet bey...MB'nin en cazip yanı da rengarenk oluşudur. Türkiyenin tüm renklerinin burda buluşması, konuşması, tartışması güzel bir şey...Selamlarımla..  19.10.2009 21:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4272
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster