Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '07

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
1576
 

Don-delik hayat...

Don-delik hayat...
 

Sevmesem ölürdüm diyordu şarkı. Sevdim, yine öldüm. Bedenim kökleri oldu bir palmiyenin. Dimdik durdu rüzgara. Rüzgar dindiğinde salınırdı inatla, haşlanmış mısır satan adamın, şarkısının aşkıyla.

Havayım ben. Sahibimin adı Bulut. Sait Faiğin yazdığı ikimizdik: Havada Bulut.

Aslında çok uzun bir adım var benim: Yarım ekmek arasına, kümesten çaldığım haşlanmış yumurta, mahallenin bakkalından veresiye bir dilim beyaz peynir, yeşilsoğan ve tuz. Üniversite yıllarından… damağımda. Üstüne bir de tatlım: Samansarısıburma. (Komşunun tavuğuyla aramızda isterik bir aşk vardı, bütün yumurtalarını çifte sarılı ve haşlanmış olarak yumurtlardı.) Sıkmamak için sizi, yeşilsoğan oldum sadece. (Samanlıkta yatmadan önce, dişlerimi mutlaka fırçalardım, nergisimin koynunda, mis gibi soğan kokardım.)

Biz bu göbeği değirmende büyütmedik. Gamkederelemtasa, tekmili burada. Pokerde çok güzel ütülürüm, laf aramızda…Çalınıp kaçılan zillerde, bulamasınız parmak izlerimi. Çocukluğum kahramanımdır, hep o kurtarır beni. Kan Kardeşim sandım yıllarca, oramıburamı sokan sivrisinekleri.

Şarkılar kimi söyler, kuşlar nereye uçar, uykular nereye kaçar. Bilemediğim sorulardır. Bir de şunu çok merak ederim: Donumuzun önünde neden gizli bir delik vardır? İşerken de işe yaramaz. Tekstil sektörüne bir işkence değil mi bu? Kaybolan iş gücüne bak… Ne uğraşıyorsun yahu, vallahi billahi kullanan yok. Düz dik orayı da kardeşim. Daralma, daraltma, liberal ekonomiye katkın olsun, adam ol. (Hadi erkekler bakıverin donunuza, hepinizinkinde var o gizli delik, ama kullanmıyorsunuz; en fazla %47 niz, bu tek başına ereksiyon demektir.)

Yemin ederim takdir ediyorum Küçük Adamı. Sanıyorum küçük olduğu için, her diziye rahatlıkla giripçıkabiliyor. O kederli yüzü beni şehvetle üzüyor. Raytingine kurban oluyorum. Meeeeeeee….( Çocukluğumda, kurban bayramlarında, her kez neşeyle bayramlaşırken, ben Küçük Adam yüzümle ağlayarak, koyunların gırtlaklarından kesilmesini izlerdim. Yere yatırıldıklarında çığlık atar gibi son bir meeeeee!!!!! İnlerlerdi. Sonra yerdik onları… Siz de… değil mi? Sanıyorum hepinizin annesi en az bir kez vermiştir Brütüs’e… Korku filmi sidileri, filan yani.)

Hilalsiydi mehtap bu gece, seni unutmak mümkün değildi. Gözlüklerin ve selvi boyun kaldı bende. İçimin kederinde. (Keder, iyi bir aktördür. Aynı zamanda güldürücü, aynı zamanda öldürücü...)

Şarkılar mı? Seni söyler. Kuşlar mı? Uykuların kaçtığı yere uçar. Ve ben: Madonna’ya aşık bir Erzincanlıyım. Üstelik donsuzum, kahramanım…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yeşilsoğan gerçi adını da biliyorum ama yazmayayım sen bunu kullanmayı uygun görmüşsün... Bu arada yeşilsoğana bayılırım belki inanmayacaksın bu öğlen yiyeceğim. Çoğunlukla elimin ayarı hiç aza gitmez hep fazla pişiririm yemekleri. Uzun zamandır pişirmediğim (enaz 6 ay) Yeşil mercimeği fazla yapmışım. Yanımda getirdim Leylayla (Önder) öğlen yiyeceğiz. Yanında da yeşilsoğan, kırmızı turp (limon da sıkacağız), salata (havuç, kıvırcık ve domates) bir de yoğurt. Nasıl beğendin mi menüyü. Arada böyle evden de getirmek hoş oluyor, hadi gel sen de (taa Mersinlerden zor ama davet etmek lazım böyle yazınca)... Kal sağlıcakla... Selam ve sevgilerimle...

Sema Sener 
 12.03.2008 12:47
Cevap :
Benden paso! Böyle de anlatılmaz ki, kendimi ısırıcam şimdi ben:-) Ho...Hoyt!  12.03.2008 18:15
 

Güzeldi. Ciddi niye koyarlar o deliği bilmem. Hadi yukarısı lastiksiz olsa anlarım da... Kimse o delikle uğraşmaz ki, indiriverir. Beli lastik ne de olsa:))

Ayrıntıda gezinmek 
 04.09.2007 1:05
Cevap :
İşte, o soru yıllardır takılmıştı kafama:-) O bir gelenek sanıyorum:-)... Ve el alem tekbaşına ereksiyonun keyfini sürüyor işte... fakat henüz farkında değil AB ve ABD patentli viegrayı gazozuna kattıklarının... o tüm ereksiyonun kendine ait olduğunu sanıyor... Attan düşecek tekrar... bu kez hasar büyük olacak:-)  04.09.2007 10:42
 

Yemedim .O kurbanlık gözlerini gözlerime dikmiş bakarken nolur beni kurtar derken nasıl yerim etlerini dide dide..Taa ki büyüdüm.Dört beş sene öncesinde bazen gözlere bakmamanın gerekliliğini gördüm yada öğretildim ozaman inleyen etinden bir parça aldım ağzıma içim istemeyerek.Bazen en iyisi görmemek.Çocukluluğunuzdaki kahraman hiç kaybolmasın hep görün onu emi...Bazıları hiç göremiyor.

 
 29.08.2007 23:31
Cevap :
'kandil geceleri kandil oluruz, kandilin içinde fitil oluruz, hakkı göstermeye delil oluruz, fakat kör olanlar görmez bu hali...' Senin de, o güzel oğlundan, kahramanlar üretmeni diliyorum... Saygımla...  30.08.2007 9:06
 

Kül kedisi, hala ayakkabı gelecek umuduyla yaşıyor ve gelmeyeceğini biliyor. Bari kabak ve fare olsa idi!

Ayda 
 25.08.2007 20:28
Cevap :
elimde bir çift kırmızı terlikle kaldım ben de, kime giydirsem olmuyor... ada sahillerinde tek tek denettim ince belli kızlara...olmuyor...  26.08.2007 10:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 2918
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 1452
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

Tıka basa dolu bir adam değilim. Balığı gördüysem derine inerim. Uzun süre gölgede kalamam. Okuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster