Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
364
 

Don Kişot'un Rüyası

Don Kişot'un Rüyası
 

Kapıya gelen çocuklara bayram harçlığı verdim beş milyon Lira, der demez arkadaşım kızdı. Kendisi ne yazık ki aylardır işsiz.,çocukları da çok sever, kızması bana. Üniversite bitirmiş üstüne de sanki aylarca işsiz gezmesi için yararı olsun diye bir master de yapmış bir kardeşimizden söz ediyorum. Onun bakışlarını görünce anladım kırdığım potu, hemen düzelttim.

Olur mu canım tabii ki beş yüz bin Lira verdim , dedim. Yine kaşları çatık. Kapıdaki çocuğa gazoz içsin, şeker alsın diye neredeyse bir asgari ücret mi verdiğini söylüyorsun şimdi sen, dedi. Yeni paraya çevirmiş de. Hesabı kuvvetlidir. Avucumda şöyle beş tane 1 Liralık canlandı hayalimde ve yeniden düzelttim. Tamam işte, beş tane bir Lira verdim dedim.

Bilmiyorum ki herkesin kafası bu eski-yeni, lira-kuruş işlerinde benim kadar karışıyor mu?

Akıllıca bir buluş. Paranın üç sıfırını atıp , ardından Yeni Türk Lirası'nın Yeni' sini de kazıdın mı krizler, fırtınalar artık teğet geçmeye başlar. Bak, bak ekonomiyi ne kadar düzeltmişler valla di'mi muhterem kardeşim... Ama fiyatlar öyle söylemiyor kuşkusuz.. Örneğin dört kişilik bir ailenin sadece kişi başı gidiş 60 Lira yol parası ödeyerek bir tatile çıkması bile yarım milyon ediyor. Yine yanlış söyledim. Doğrusu beş yüz Lira olacak. Yani beş yüz tane 1 TL. Kuşkusuz rakamlar kalınacak yerdeki günlük yeme , içme giderleri ve geceleme ücretlerini içermiyoır.

Biz de evde tıkıldık kaldık. Ege kıyıları, İzmir , gözümde tüttü durdu bayram boyunca. Hep öyle güz başlangıcındaki pırıltılı iğde yaprakları ve masmavi denizi, tenimizi okşayan ılık güneşiyle, Didim de bir tablo gibi hayallerimize asıldı kaldı. EKODOSD' un Bafa Gölü ve Beşparmak dağları doğa yürüyüşüne katılma isteğimiz de ne yazık ki düşsel yolculuklara dönüştü.

Paranın sıfırları atıldı da ne oldu,diye düşündüm, neye yaradı? Kıt kanaat yaşamakta olduğumuzun bilincine mi erdirdi yoksa yanılsamayla tam da tersini mi algılattı.

Haberler de kötü. Mağaranın kapısı da bacası da tıkalı anlayacağınız, gölgeler fink atıyor. Dubai şeyhliği borçlarını ödeyemediği için erteleme istemiş. Milyarlarca dolar borcu varmış otel inşaatlarından olsa gerek. Duymuşsunuzdur küreselleşmenin felaket kelebeğini, hani bir yerlerde kanat çırpınca, mutlaka başka yerlerde kopan fırtına ve tayfunların nedeni o utanmaz kelebeği.

Dilerim o fırtına kopmaz diyeceğim ya içinde değil miyiz? Grip virüsüdür aman da dışarı çıkmayınlar, sigara sağlığa zararlıdır aman da içmeyinler, içki keseye zarar ve üstelik de günaha sokup cehennemi boylatır aman haa' lar sayesinde evet bu gibi sözde koruyucı kılıflı uyarılar sayesinde, dışarı adım atmaktan korkup evlere tıkılan sinik insanlar olmaya başladık bile. Televizyon karşısına geçip, iştah açan börek, çörek, araba, tatil yani ne varsa görsel olarak pay almak, yeni misyon bunu emrediyor.

Böyle ne kadar sürer evden adım atmadan, sokağın, doğanın kokusunu solumadan yaşanır mı hiç? Sonra da esnaf örgütleri veryansın etmeye başlayınca, büyüklerimiz de destek çağrılarına başlar:

Aman da dışarı çıkınız , kadınlarımız, kadınlarımız, analarımız neredesiniz, yetişin lütfen alışveriş edin, ekonomiye katkıda bulunun diyecekler. Haklılar da aslında. İnsanların dışarı çıkmamanın tembelliğine de alışması , parekende sektörünün yavaş yavaş elini eteğini çekmesi anlamına geliyor. e-ticaret yükselişe geçmiş, 2010 'un yıldızı. Şu İnternet hırsızlıkları ve şifre kırıcıları da olmasa, e-ticaretin tahtını kim sallayacak. Ödemeler de nasılsa kredi kartıyla.

Elektrik kesintileri e-ticareti engeller mi? Bir kaç yıla kalmaz elektriklerimiz de hiç kesilmeden gece gündüz yanar. Ne de olsa e-ticaret var desteklenecek, ne de olsa Anadolu'da üzerinde hidroelektrik santralı kurulmayan dere de kalmamış olacak. Neymiş Gürrcistan'a elektrik satacakmışız. Doğada ne flora, ne fauna kalıyor,dünyada sadece ülkemizin dağlarında vadilerinde yaşayan canlı türleri yok ediliyor, yüzlerce yıllık ağaçlar insafsız testerelerin acımasız dişlerine teslim, yüzey şekilleri düşüncesizce değiştiriliyor, koca koca dağlar yerle bir edilirken doğanın çamurlu gözyaşlarına aldırmayan grayderler, damperli kamyonlar, bir faaliyet ki düşmen başına. Bu küçücük nüfuslu ülkeye, Gürcistan 'a elektrik satmak için, istisnasız her derenin başına bir derbeyi mi oturtmak lazım.

Vallahi şaka maka ama ben bu HES' lere artık “derebeyi yaratmak” diyorum. Her dereye bir derebeyi der demez gözümde derenin başına çöreklenmiş tepeden tırnağa yeşil, yemyeşil giysiler bürünmüş, eli sopalı gelene, geçene bi tane patlatan zorba tipler canlanıyor.

Don Kişot' un değirmenlerle, yeldeğirmenleriyle mücadelesini de bilirsiniz. Ülkemizde ise gelenek bozuluyor, 21. yüzyılın modern, eğitimli doğaseven Don Kişotları artık, "yeldeğirmeni isteriz" in savaşımını veriyor. Umarım sonuç da ortaçağdakinden farklı olur ve doğa koruyucusu modern Don Kişotlar, yani mantık, yani us, bu savaşımdan galip ayrılır.

ezgi umut 28 Kasım 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

oya gibi. Sözü paranın sıfırından alıp, doğa katliamlarına getirmen pek güzel olmuş. Ellerine sağlık. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 03.12.2009 1:26
Cevap :
Sevgili Nergiz aklımızda hep bunlar var artık. ve ben gerçekten bu para işine akıl erdiremez oldum. Belki de seçilen resimlerden kimisin. sevgiler sağlıcakla.  03.12.2009 13:09
 

rakamlar büyüdüğünde ben de karıştırıyorum ne neydi, bu kaçtı diye :)) Ayrıca şu "alın verin ekonomiye can verin" sloganına da "neyle?" diye cevap vermek istiyorum. Sevgiyle kalın.

Nilgün Akad 
 02.12.2009 21:21
Cevap :
Evet, evet işte can alan soru da bu. Olay gerçekten canlar alıyor. Bi paragraf vardı attım. Nasılsa kredi kartları var diye millet alış verişe çıkıyor deli gibi. Küçük Amerika olma yolunda özentiler. bir ekonoımist dedi ki bugün tüm dünya Amerikan halkının savurganlığının acısını ödüyor. Bir de şöylesi bir haber hatırladıkça hep üzülürüm.Bir yaşlı kadını bilezikleri için öldürüyor gencecik bir kadın. neden diye sorulunca, kendisine güzel giysiler alabilmek için diye yanıtlamış . Psilolojisi bozuk dahi olsa buna neden olanlar bu tür sorumsuz yönlendirmelerdir. Teşekkürler. Öylesine sorular soruyorsunuz ki bloglara sığmaz, yenilerini yazdırır.:)) sağolun. sağlıcakla kalın.  03.12.2009 13:41
 

Evet ne kadar güzel ifade etmişsiniz, küresel ekonomi hikayeleri bizleri evlere tıkıp duruyor... Oysa gezilecek görülecek ne kakar güzellikler var...Zaten sokaklarda da kimseyi göremiyorsunuz... herkes televizyonlarının başında kısa döngülü, amaçsız yozlaştırıcı pasife edici programları izlemek zorunda kalıyorlar! Didim'den selamlar... Biz büyük şehirlere göre biraz şanslıyız... alıp başınızı gidebiliyorsunuz denize, koylara, dağlara doğru...Esenlikler dilerim.

Erdoğan Şahin 
 02.12.2009 10:28
Cevap :
Teşekkürler Erdoğan Bey. İşte alıp başını gitmeler, evet sizin o yörede insan öyle yapabilir, burada sağınız solunuz önünüz arkanız bina ve kocaman bir İstanbul. Üstelik de saat 21.30 dan sonra belediye otobüs hizmetlerinin olmadığı bir istanbul. Bırakın sokaları hastane acilleri bile bomboş, grip korkusu her yerde, pis kömürlerin dumanı da. Dün dönerken taksi şöförü dedi ki her yere dağıtmışlar doğal gazlı evlere bile dağıtmuşlar bu pis kömürü, ondan nefes alamıyoruz dedi. İnsanların yok sayılması bunu düşündüm hep eve dönene değin. yani aslında 15 mi yirmi mi milyonluk bir kentin sağlığıyla oynanıyor birleri zengin birileri iktidar olacak diye. sağlıcakla kalın.  03.12.2009 13:36
 

El alem doğal enerji kaynakları üzerine gide dursun, biz hala önceki yüzyıldan kalma enerji kaynaklarını düşünelim duralım. Sanırım "geri kalmışlık" dedikleri bu. Yani gelişmişlik süreci tamamlanmadan bir sonraki evreye atlayamıyoruz. İlle o aradaki zinciri tamamlayacağız. :) Komiğiz komik. Ama sonuçlar çocuklarımız için komik olmayacak :( Kaleme sağlık, beynine sağlık...

Emine Supçin 
 01.12.2009 12:52
Cevap :
Zincir tamamlaması da var gerçekten dereye sahip olan dernin de beyi oluyor:)) Dediğiniz şekilde daha modern çağdaş yöntemleri dah da geliştirmek varken yeni dünyanın eski teknolarını alıyoruz. sağlıcakla sevgiler.  01.12.2009 14:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster