Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
228
 

Döne döne Riccardione!...

Döne döne Riccardione!...
 

Başta beri ABD'nin AK Parti iktidarı ile elele vererek "vatanseverlerin" tasfiyesi için uğraştığını söyleyen ulusalcı kesim, Hükumetin her icraatının arkasında Amerikanın olduğunu söyleyip durdu... Bunlara göre, Amerika, TSK içindeki millici, Avrasyacı ekibi tasfiye ettiriyordu...

Bu değerlendirme ilk bakışta makul göründü. Bugüne kadar Türkiyedeki tüm darbelerin arkasında duran, 12 Eylül sonrası "bizim çocuklar başardı" diyen Amerika, Balyozculara, Ergenekonculara arka çıkmıyor gibi görünüyordu.

Gerçi ABD, Ergenekon'un tasfiyesine destek de olmuyordu ancak göründüğü kadarıyla köstek de değildi. Hatta, Taraf Gazetesinin yayın hayatına bomba gibi düşmesi, en mahrem darbeci belgelerini ortaya çıkarması; "İşte bu Amerika'nın işi" dedirtiyordu ulusalcı kesime...

Yargı'nın darbe planlayıcıları tasfiye etme yolunda attığı adımlar, özellikle de uzun tutukluluk süreleri ve tutuklu yargılama ısrarı, TSK'da zaaf endişelerini oluşturdu. Başbakan Erdoğan da bu endişeli kesime katıldı.

Bu arada Türkiye, otuz yıldır süren Kürt (ya da Terör) Sorununu çözmek adına son derece kararlı adımlar atmaya başladı. Belki de tarihinde ilk kez şartlar barışı mümkün kılıyordu. Hükumet tüm riskleri göze alarak çözüm konusunda açık irade beyanında bulundu.

Artı, Türkiye, elli yıldır kapısında bekletildiği AB'ye karşı farklı alternatif arayışları içerisinde olduğunu Başbakan'ın ağzından tüm dünyaya haykırdı.

Derken, ABD Büyükelçisi Rİccardione beklenmedik bir şekilde devreye girdi. Riccardione, bugüne kadar varsayılan ABD politikalarından tam bir U dönüşü yaptı; Ergenekonculara destek çıktı; yargıyı eleştirdi...

Şimdi, soru şu: Düğün değil, bayram değilken Riccardione niye böyle döndü?...

Yoksa, Kürt sorununda barışı başarmanın "bayram"ı, AB'nin kapısanda elli yıllık "yumuş oğlanlığı"nın sona ermesinin "düğünü" mü ABD'yi rahatsız etti...

Yani, Türkiye'nin düğün/bayram etme ihtimali mi Riccardone'yi böylesine döndüren... Amerika, bu gidişi durdurmak için herkesle uzlaşabilir mi?... Özellikle de, barışı "ihanet" sayan zihniyetle uzlaşması barışın önünü kesme arzusu olabilir mi?

Ya da şöyle soralım: Amerika'nın menfaatleri gereği uzlaşmayacağı bir kesim var mıdır?

Dahası, her taşın altında Amerika emperyalizmi arayanlar, bugün yarın "Yaşasın Amerika!" demeye başlarlar mı?...

Olabilir... Ne de olsa, "dönek" dünya bu dünya!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tersten oku, ulen ben size ne dedim vur dedim siz olduruyorsunuz ayaginizi denk alin

Newyorker 
 07.02.2013 18:59
Cevap :
Şöyle oku;eğer böyle gider,AB'ye rest çekip Kürt sorunu çözerseniz, bölgede İsrailin yolunu keserseniz, darbecileri yeniden başınıza musallat ederim ha!!  07.02.2013 20:47
 

Geçmiş zaman olur ki düşündüm de AKP liler ne istiyor başörtüsü serbest bırakılsın yasaktı sanki de...Eee serbest bırakıldı bunlar bununla kalmaz dedik istedikleri bitmedi ananıda al gel dediler sonunda..İlk defa ABD li biri doğru laf etmiş ki ondan önce de zaten Başbakanımız aynı sözlerin benzerini etmişti. Ne tesadüf değil mi ve sonra bir ses iç işlerimize karışamazsın çok komik geldi efendim twetten yazmış bir de allah allah artık face macelere twetlere kaldık ülke yönnetiminde internet bile söz sahibi olmuş biz sadece ABD bilirken :) selamlarımla.

Tülay EKER 
 07.02.2013 12:06
Cevap :
Siyaset çok cilveli bir iştir..:)  08.02.2013 19:17
 

Değerli Ali Bey, Bir ülkede gerçek manası ile, halkın söz sahibi olduğu bir sistem kurulduğunda, yabancı devletler, bu ülkelerle sömürgeci anlayışı ile bir anlaşma yapamaz, çıkarları doğrultusunda onlara yön veremezler. Bu nedenle ülkemizde, 1908 ve devam eden darbeleri desteklemişlerdir. 1798'de Fransız/Napolyon matbaa makineleri eşliğinde ilk kez Mısır'a girmişler ve kurdukları altyapı sayesinde bugün de Afrika/Mali ülkesini uranyumu için bombalamaktadır. Bu ülkelerde, sömürgelerde demokrasi isterler mi? Elbet istemezler. Batı medeniyetinde tek kural vardır; "kazanmak için her yol mübah"tır. Bu nedenle soymayan-sömürmeyen bir Osmanlı, elbirliği ile yokedilmiş; yokluğu ile birlikte yapılan yeni anlaşmalarla kaldıkları yerden devam etmişlerdir. Özetle, Kurtuluş savaşı ile hiçbir batılı ülkemizden (denildiği gibi)gitmemiştir. NATO'ya girmemiz de gerçeğinde, Amerika'nın bayrağı İngiltere'den almasıdır. Gerçeğinde Rusya'nın da durumu bizden hallice değildir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 07.02.2013 11:55
Cevap :
Teşekkür ederim Mehmet bey...Elinize, dilinize sağlık...Selamlarımla  08.02.2013 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4269
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 795
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster