Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '06

 
Kategori
Türk Mutfağı
Okunma Sayısı
1519
 

Döner kebabımıza sahip çıkmalıyız.

Döner kebabımıza sahip  çıkmalıyız.
 

Milliyet gaztesindeki haberde Dönerin anavatanını İspanya olduğu ve İran yolu ile Türkiye’ye Osmanlı İmparatorluğu zamanında ulaştığını yazmaktadır. Sözde döner bir kral yemeği olduğu 10. yüzyılda Sevilla, Granada ve Cordoba şehirlerini kapsayan ve Endülüs’te hüküm süren Arap sultanlarınının en çok tercih ettiği yemeğin döner ve şiş kebap olduğu öne sürüldü.

İspanya’nın İdeal gazetesine göre Döner, Endülüs sultanlarının günümüzde pita olarak adlandırılan lavaş ekmeği arasına konulmuş parçalanmış etlerden oluşan yemekten büyük zevk aldığı ve bu yemeği çok özel günlerde yedikleri açıklandı. Araştırmada İspanyolca’sı halen Pinchito olan şişe geçirilmiş et yemeğine eski kralların büyük ilgi gösterdiği belirtilerek, bu her iki yemeğin de anavatanın İspanya olduğu iddia edildi.

Hadi buyurun burdan yakın, daha düne kadar Baklavayı, Lokumu, Karagözü / Hacivatı kendilerine maal eden Yunanistan, şimdide döner. İspanyolların idda ettiği gibi döner Osmanlı İmparatorluğu zamanında girmesi olanaksız çünkü, Türklerde et işleme sanatı 2500 yıllık bir geçmişe sahiptir.

Türk mutfağının ayrılmaz bir parçasını oluşturan Döner Kebab’ın ilk izlerinin Orta Asya’da Lüle Kebap ismiyle görüldüğü ve bugünki şekline Anadolu’da kavuştuğu varsayılmaktadır. Biz Türkler tarihin ilk dönemlerinden beri Dünya’nın tüm kıtalarındayaşayan ve hala varlığımızı sürdüren bizler, Türklerin milli yemekleri ve gelenek görenekleri ile Tarihe damgamızı vurmuşuz. Ama günümüzde ki rekabet ortamı ülkelerin herşeyiyle birbiryle kıyasıya yarıştığı bir ortam oluşturmuştur. İspanyolların bu iddasının altında yatan bir diğer gerçekse, Günümüzde Döner Kebab Avrupa’da en çok tüketilen gıda ürünlerinden biri olma özelliğini kazanmış olmasıdır. Gelsinler döner yemek isteyenler Bursa da İskender kebap yesinlerde feleklerini şaşırsınlar, özel kekikle beslenilen yayalalarda yetişien hayvanlardan kesilen etle, özel sütlü sosa yatırılıp yapılan ve lezzeti, tadı bir kaç gün ağızda kalan dönerimizi yesinlerde görsünler. Avrupa birliği sürecinde artık tümü Türkler tarafından yapılmış yemekler, özel tatların gelenek ve göreneklerimizin patentini almamız gerekecek yoksa bizim olan bu şeyleri başka ülkelere kaptıracağız.

Birde gerçek olan bir şey var oda Baklava olsun, Döner olsun önemli olan onu yapanın hakkını vermesi, işte bu bağlamda bizim ustalarımızın yaptığı Baklavanın, Dönerin. Kebabın tadına doyum olmaz. Degil mi? Varsa karşıçıkan hodri meydan...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 951
Toplam mesaj
: 311
Ort. okunma sayısı
: 6212
Kayıt tarihi
: 14.06.06
 
 

25.08.1963 İstanbul doğumluyum. A.Ö.F İşletme mezunuyum. 8 sene profesyonel kalecilik yaptım. (Ey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster