Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
608
 

Dönülmez akşamın ufkundan dönmek

Dönülmez akşamın ufkundan dönmek
 

Dönülmez akşamın ufkuna geldik diyelim, peki gerçekten vakit o kadar geç mi acaba? Ya dönmek istiyorsak ? Ya içimizde dönecek enerjiyi bulabiliyorsak hala? Dönüp tekrar denemeye değmez mi? Ne dersiniz?

Bir sabah uyandınız ve yanınızda yatan insanı sevmediğinizi farkettiniz. 20 yıldır bildiğiniz fakat kendinizden sakladığınız bir sır bir gecede açığa çıktı aniden. Adeta bilinçaltınızdan bir çatlak buldu ve dışarı fışkırdı. Ne yapacaksınız? Sadece bir tane hayatınız var ve onunda yarısından çoğu geçmiş. Fedakarlığa devam mı? Mutsuzken yapacağınız fedakarlıktan çevrenizdeki insanlara hayır gelecek mi? Bir kere bile aşık olmadan ölmeye değer mi? Büyük bir yıkımı göze alıp tekrardan kuvvetli bir hayat kurmak için çok mu geç? Belki geç, belki de değil.

Hayatımızda büyük değişiklilere neden olacak kararlar almakta zorlanıyoruz. Genellikle pislikleri halının altına süpürerek mevcut şartlarda yaşamayı devam etmek işimize gelebiliyor. Fakat günler ömürden gidiyor ve hayallerimizden, esasından gerçekten olmak istediğimiz kişiden çok uzaklara doğru devriliyoruz. İçinde bulunduğumuz durumu düzeltmek için bazen elimizden hiçbir şey gelmiyor. Bu durumda mevcut şartlara adepte olup ayakta kalabilmek ve işleri değiştirecek gücün elimize geleceği günü beklemek gerekebilir.

Fakat bazı durumlarda, kartlar tamamıyla bizim elimizdeyken de öğrenilmiş edilgenlik, sürü psikolojisine tabi olmak, tembellik, daha iyisini arzulamama veya kendi ihtiyaçlarını tahlil edememe gibi sebeplerden daha yatkın olduğumuz bir düzene geçmeyi başaramıyoruz. Bu durumda esasında kendi yeteneklerimize ve potansiyelimize saygısızlık ediyoruz. Bu saygısızlığın bedelinide bir ömrü çöpe atarak ödüyoruz.

"Bir ömrü çöpe atmak" çok korkutucu bir cümle değil mi bu? "Boşuna yaşamış olmak", yada başka bir deyişle "aslında hiç doğmamış olmak." Kendi çapınızda yaşadığınız tüm sıkıntıları boşuna yaşamış olmak.

İnsan böyle durumlarda hayatının akışımı değiştirecek gücü bulamadığında yeniden doğmak ve herşeye yeniden başlamak istiyor. İşte bu çaresizlik durumu, en azından değişme isteğinin kuvvetlice tezahür ettiği anlımına geliyor. Ne kadar çaresizde olsanız bir farkındalık oluyor. Devamında ihtiyacımız olan ise biraz daha dirayet ve cesaret.

Ne diyorsunuz arkadaşlar? Değer mi değmez mi? Yıkıp yeni bir hayat kurmaya? Anka kuşu gibi olmaya? Belki değer belki de ....

Not: Yeniden doğup herşeye baştan başlamak arzusu ile ilgili olarak, yazdığım başka bir blog :(http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=10913) eğer bu blogu beğendiyseniz onuda beğenebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İzmir'imden,ailemden, sevdiklerimden;beni koruyan, kollayan, büyüten güzel şehirden çok uzaktayım şimdi.Yıkmak kelimesi beni üzdü biraz, "yeni bir hayat kurmak" demek istiyorum sadece.Önümde, hiç bilmediğim, koskoca, yabancı bir şehir; beni bekleyen yeni bir yaşam var. Hayatımda şu ana kadar verdiğim en zor karar, ama hayallerime doğru çoktan atılması gereken büyük bir adım İstanbul...Şimdi burdayım , çünkü beni en çok mutlu eden heycanlandıran oluşum burada...Yazını okurken ,İzmir'de çalıştığım şirketten ayrılırken arkadaşlarıma gönderdiğim veda mailim geldi aklıma. Tam da şu cümleler yer alıyordu."Giderken söylemek istediğim bir şey var sadece, kendi kendime yineleyip durduğum...Zamanın hızla akıp gittiği...Hayat,hayallerimiz ertelemeye gelmiyor. İleride "keşke" dememek için tek ihtiyacımız olan birazcık cesaret:) O da çok uzaklarda değil, içimizde zaten fazlasıyla var..."

Pitsy'ce... 
 15.01.2007 12:19
 

Satırlarında iki yıllık karar verme, bocalama dönemimi tekrar yaşadım. Canımdan çok sevdiğim ailem mi, yoksa hayallerim mi?Keşke birini seçme zorunluluğum olmasaydı...Ama bu kararı vermek bile kendime olan güvenimi yerine getirdi diyebilirim. Öğrencilik yıllarımdaki hırsımı bana geri verdi. Umarım,( ileride,inşallah çok uzun sürmez :)Kendi mesleğimi yapıyor olmak ailemden uzak olduğum günlerde güç verir bana...Dediğin gibi umarım katlanılan tüm zorluklara,geride bıraktığım herşeye değer...Umarım... Bir monolog gibi oldu bu yazı ama ne hissettiysem o ....:) Son olarak ; zor olan tek şey karar vermekmiş bunu anladım... umarım hayatımızda daha zor kararlar vermek zorunda kalmayız... Teşekkür ederim...Hoşçakal Kerem

Pitsy'ce... 
 15.01.2007 10:22
Cevap :
Pitsy, monoloğunu çok sevdim inan. Umarım ben de bir karar verebilirim artık. Miyav! diye bir yazı yayınladım bugün. Fırsatın olurda okursan çok sevinirim. Sevgiler. K.  15.01.2007 12:05
 

İzmir'imden,ailemden,sevdiklerimden;benikoruyan, kollayan, büyüten güzel şehirden çok uzaktayım şimdi.Yıkmak kelimesi beni üzdü biraz, "yeni bir hayat kurmak" demek istiyorum sadece.Önümde, hiç bilmediğim, koskoca, yabancı bir şehir; beni bekleyen yeni bir yaşam var. Hayatımda şu ana kadar verdiğim en zor karar, ama hayallerime doğru çoktan atılması gereken büyük bir adım İstanbul...Şimdi burdayım , çünkü beni en çok mutlu eden heycanlandıran oluşum burada...Yazını okurken ,İzmir'de çalıştığım şirketten ayrılırken arkadaşlarıma gönderdiğim veda mailim geldi aklıma. Tam da şu cümleler yer alıyordu. "Giderken söylemek istediğim bir şey var sadece, kendi kendime yineleyip durduğum...Zamanın hızla akıp gittiği...Hayat,hayallerimiz ertelemeye gelmiyor. İleride "keşke" dememek için tek ihtiyacımız olan birazcık cesaret:) O da çok uzaklarda değil, içimizde zaten fazlasıyla var..."Satırlarında iki yıllık karar verme, bocalama dönemimi tekrar yaşadım. Canımdan çok sevdiğim ailem mi, yoksa ha

Pitsy'ce... 
 15.01.2007 10:11
 

durup düşünmeye ertelemeye yeniden'lere. bazen eskilere de kalmıyor yer. çoklu seçmeli yaşıyoruz.bu bir lüks ama bir yandan ağır bir diyet tabi.her kararı besleyen bir birikim oluyor ardımızdan gelen.yani bugün kaltım artık burada yaşamicam demiyoruz.ama bir günde değişebiliyor.şöyle düşünüyorum.zamansal kayıp değil bu.aslında oluşum süreci yaşadıklarımız,kararlarımızı etkileyen.elimizden gelmeyen diye bir şey de yok.ama zamanlama önemli. kediler isterlerse saatlerce sabrederler ki tek hamlelerinde yakalayabilsinler avlarını.kaçmıyo mu ki hiç?elbette kaçıyo.ama daha fazla sabretmeyi öğreniyorlar. aslında boşuna diye birşey olmadığına varmak istedim.ama o kadar dağınığım ki su anda.

orcaa 
 20.11.2006 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 3950
Toplam mesaj
: 280
Ort. okunma sayısı
: 730
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Bugün ölseniz mesela, ya da hafifletelim biraz hadi, bu giriş çok karamsar oldu. Bugün ortadan kay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster