Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi

07 Mayıs '07

 
Kategori
Yolculuk
Okunma Sayısı
665
 

Dönülmez yola girenler

Dönülmez yola girenler
 

Bugün tanıdıklarımdan ikisi daha, dönüşü olmayan bir yolculuğa çıktılar. Hem de aynı saatlerde. Yüreğimdeki sevgilerini ve beynimdeki görüntülerini vermedim...

Yollar...

Yumak gibi sarıp bitiremediğimiz, parke taşı döşeli, ziftli, çamurlu ve taşlı yollar... Bir dere kenarında suyun sesiyle yürüyüp, kuş cıvıltılarıyla tükettiğimiz yollar. Atın nal sesleriyle toza boğduğumuz, motor gürültüleriyle sarsıp, tekerlek izleriyle karnını yardığımız yollar... Bazı canlıları canından bezdiren yollar. Bazen gözümüzde büyüyen, bazen bir adımda aşacakmışız gibi görünen yollar. Ülkeleri ve kentleri birbirine bağlayan yollar. Üstündekinin dinini, dilini, ırkını ve cinsiyetini sormayan yollar. Bazen sonsuza kadar uzanan, bazen çıkmaza giden yollar. Tarih boyunca zaferlere ve yenilgilere şahit olan yollar. Yaşamımız boyunca çiğnediklerimiz... Sizlere kızsam mı, övgüler mi yağdırsam bilemiyorum?

Ben yolları üçe ayırıyorum. Kavuşturan, ayıran ve gidip de dönülmesi olanaksız olan yol. İlk ikisinin çaresi vardır ama sonuncusunun yok. Dönülmeyen yola herkes bir gün mutlaka girecek. Bugüne kadar hiçbir canlı bundan kaçamadı. O yola giren hiçbir canlı da geriye dönemedi. Önemli olan o yola çıkmadan insanların gönlünde taht kurmak, anılacak iyi şeyler yapmak. Yolun alamayacağı kadar kalabalığı peşimize takmak.

Dünya malının dünyada kalacağını bilenler, yüreği insan sevgisiyle dolu olanlardır. Komşusu aç yatarken, yatağında kıvrananlardır. Yemeği boğazına düğümlenenlerdir. Verdikleri sözün arkasında duranlardır. Mazlumu zalime ezdirmeyenlerdir. Ezileni savunanlar, acıları ve sevinçleri paylaşanlardır. Dönülmez yola çıkmadan önce, mutlaka kendimizle hesaplaşmalıyız diye düşünüyorum. Yaşamımızı gözümüzün önüne getirip, eylemlerimizin ve söylemlerimizin bir bilânçosunu yapmamız gerekiyor.

Milyonlarca yıla meydan okuyan kayalar bile sonunda ufalanıp toprak olurken, kendimizi ölümsüz sanmamız cahilliğimizin bir göstergesidir? O cahillik ki, insanı insanlığından utandırır. O cahillik ki, bizi başka bir yaratığa dönüştürür. Bazıları kısacık ömürlerine, yüzlerce yıl yaşacak şeyler sığdırabiliyorlar. İşte, işin özü burada... Ölümsüzlük dediğimiz şey de o. Yeryüzünde bunu başarabilenlerin sayısı o kadar az ki.

Bugünkü yazıma şair Can Yücel’in bir şiiriyle son vermek istiyorum.

Ölüm bu ara çok oldun sen / ortalığı kırıp geçirdin / dostlara taktın, gençlere taktın kancayı... / kendim için söylemiyorum, yanlış anlama, bak! / nasıl olsa benim miyadım doldu / ama sen de bokunu çıkardın işin / Bir süre ara ver işgüzarlığına / tek dur biraz / ne dersin tam maaşla emekliliğe / İşsizlik sigortası da veririm istersen...

Dönülmez yola gidenler, uğurlar olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O kaçınılmaz yola hepimiz gün gelip gireceğiz. Sizin de dediğiniz gibi yolu şaşırtacak kalabalıklar olsun ardımızda o gün gelince. Allah'tan yolculuğa çıkanlar için rahmet, sizin adınıza da sabır diliyorum Sevgili Kuşkayası. Sevgilerle...

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 16.05.2007 15:23
Cevap :
Nazan Hanım, yorumunuz ve temennileriniz için çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla...  16.05.2007 15:33
 

Dostlarla ayrılınca yollar, dönülmezlere gidince sevdiklerimiz... Her geçen günün bir kayıp olduğunu hissederiz.. Diyecek çok şey yok gibi, ne kadar yaşadığımız değil nasıl yaşadığımız önem taşır.. Dostlarınıza Tanrıdan rahmet dilerim.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 15.05.2007 19:30
Cevap :
Yorumunuz ve taziyeniz için çok teşekkür ederim Serap Hanım. Sizin de yazdığınız gibi, ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemli. Geride bizleri yaşatacak bir eser ve anılacak güzel bir isim bırakabilirsek, ne mutlu bize. Selamlar, saygılar...  15.05.2007 21:11
 

Ölen arkadaşlarınıza Allah'tan rahmet dilerim. Ölümsüzlük tanımınıza canı gönülden katılıyorum. saygılar

Gülün içinden 
 09.05.2007 1:20
Cevap :
Çok teşekkür ederim Gül Hanım. Selamlar, saygılar...  09.05.2007 11:12
 

geçenlerde bizde uğurladık.Ama zamansız ölümümn yanında artık gitmesi gerekir gibiydi sanki..Başında oturduk sabaha kadar ve dedimki Yarab bizede böyle gitmeler nasip et...Artık gidene yanmanın sıra nasıl gideceğiz telaşındayım açıkcası...Umarım erken farkına varırızda bu gitmelerin öyle adım atarız.Hem beynimiz,hem dilimiz,hem yüreğimizle...Saygılarımla...

yekruseha 
 08.05.2007 17:57
Cevap :
Allah sizlere de sabırlar versin Seviil Yekrûseha. Sevdiklerimizin birdenbire yok olmasını aklımız almıyor. Koltukta bıraktığı izine, sandalyedeki görüntüsüne, masadaki boşluğuna takılıp kalıyoruz. O anda, olmaz olasıca keşkeler sıraya diziliyorlar... Keşke şunu demeseydim, öyle yapmasaydım, ona daha çok zaman ayırabilseydim... Yaptığı şakaları, anlattığı fıkraları, el-kol hareketlerini, mimiklerini anımsıyorsunuz. Uzun süre yaptığınız her işte, gittiğiniz her yerde, yürüdüğünüz yolda o vardır. Ama üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra istemden de olsa unutuyorsunuz, çünkü yaşam devam ediyor. Selamlar, saygılar...  09.05.2007 11:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1410
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster