Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '19

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
71
 

Dönüşüm

Bu yazı, Kafka’nın ölümsüz yapıtı Dönüşüm’le ilgili değil. O belki başka sefere. Eugène Ionesco'nun Gergedanlar'ında da bir hayli dönüşüm var. Onunla da alakası yok… O yapıtlarda -söz yerindeyse- geriye (geri değil!) ya da olumsuz dönüşümü işlemiş yazarları. Buradaki tam tersi: İleriye dönük olan ya da olumlu dönüşüm.

 Biraz, yıllar yıllar önce kâğıda döktüğüm, sonra buraya da aktardığım Değişim ve Gelişim’in, biraz da daha üç ay önce yazdığım Dezavantajı Avantaja Çevirmek'in devamı niteliğinde bu yazı…

***

Dil Derneği’nin sözlüğü dönüşüm için; Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, °tahavvül, °inkılap, °transformasyon, diyor. Diğer sözlüklerde de aşağı yukarı aynı.

***

Aşağıdaki öyküyü severim. Sitesinden buraya aktardım. Bir de burada, elimin altında bulunsun. Yorumlarım blogun en sonunda.

10 yaşındaki bir çocuğun en büyük hayali günün birinde çok iyi bir judocu olmaktır. Fakat talihsiz bir trafik kazası sonucu sol kolunu tamamı ile kaybeder. Hem çocuk hem de ailesi yıkılır. Ailesi, Japonların en ünlü Judo hocalarından birini çocuğun dileğini yerine getirmesi için tutarlar.

Hoca, çocuğa tek kolla yapabileceği yegâne fırlatma hareketini öğretir. Gece gündüz çocukla beraber bu hareketi çalışırlar. Bir müddet sonra çocuk hareketi gayet iyi ve hızlı bir şekilde yapmaya başlar, fakat hocası çocuğa her gün saatler boyu aynı hareketi adeta ezberletir. Çocuk, bu hareketten sıkılır ve yeni hareketler öğrenmek ister ancak hocası ona bu hareketi dünyada en hızlı yapana dek çalışmasını ve başka hareket öğretmeyeceğini söyler. Bir müddet sonra çocuk bu hareketi yıldırım hızıyla yapmaya alışır. Bunun üzerine hoca çocuğa artık bir turnuvaya katılma zamanının geldiğini söyler. Tek kollu judocu tek hareketle turnuvaya katılacak. Çocuk itiraz ettikçe hocası;

“Merak etme, sen öğrendiğin yegâne hareketi yap, yeter,” der.

1. tur 2. tur derken çocuk turları birer birer rahatça geçer. En nihayet finale gelir, tek hareket bilgisi ile finale kadar gelen çocuğun finaldeki rakibi bölgenin en iyi judocusudur. Çocuk dev cüsseli rakibini görünce korkar. Hocası çocuğu sakinleştirir:

“Evlat sen bu harekette dünyada teksin, kendi oyununu yap yeter.”

Çocuk, rakibine kendi hareketini şimşek hızıyla uygular, rakip kalktıkça aynı hareketi yineler. İnanılır gibi değildir, çocuk, tek kolla yaptığı tek hareket sayesinde şampiyon olmuştur.

Çocuk, çok sevinmiştir ve hocasına sorar;

“Hocam inanamıyorum, ben nasıl oldu da şampiyon oldum?”

Hocası, yine sakin ifade ile şöyle cevaplar;

“Bu zaferin iki sırrı var oğlum. Birincisi judonun en güç hareketlerinden birini çok iyi yapabilmendir. İkincisi bu harekete karşı tek bir savunma vardır. O da hareketi yapanın sol kolunu tutmak!…” [1]

***

İnsanların oldum olası ilgisini çeken bir konu; dönüşüm. Edebiyat alanında olduğu kadar, -hatta daha çok- mitoloji, tiyatro ve sinema dünyalarında da işlenmiş bir konu.

Yapıldığı yıl (1968) dikkate alınarak eleştirmenler, sanatçılar ve izleyiciler tarafından sıklıkla en başarılı bilimkurgu filmi olarak anılan, senaryosu Stanley Kubrick ve ünlü bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke tarafından kaleme alınmış olan ’2001: A Space Odyssey’in ilk sahnesinin sonlarına doğru bir dönüşüm olayı vardır:

Milyonlarca yıl önce, Afrika’nın savanalarının birinde, bir grup maymun hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Kendi aralarındaki bir kapışmanın sonunda, kazanan tarafın lideri, elinde silah olarak bulundurduğu, bir başka hayvana ait, uyluk kemiğini bir zafer işareti olarak gökyüzüne fırlatır. Kemik, yükselir, yükselir ve düşerken bir uzay gemisine dönüşür. Ve film başlar…[2]

Sinema dilinde daha anlamlı bir anlatım olabilir mi, bilmiyorum.

 

Yorumum: Yukarıdaki  öyküde; 10 yaşındaki tek kollu çocuk, aldığı eğitim sayesinde şampiyon olmuş, yani “olduğundan …  başka bir durum al”mış, kısaca 'dönüşmüş'tür.

Filmin başlangıç sahnesinden aldığım pasajda ise eğitim-öğretim işlevi gizli! 3 ay önceki Dezavantajı Avantaja Çevirmek yazımı “Doğuştan dezavantajlı lnsanevladının (yani herkesin) yeryüzünün egemeni olması (avantaj) bilgi sayesinde, bilgiyi paylaşması sayesinde olur. Bunun da yolu okullardan geçer, (şimdilik) internette kadar uzanır,” diyerek bitirmiştim. Yani uzaya çıkılması süreci tee 5 bin küsur yıl önce yazının bulunmasıyla başlamış ya da hız kazanmıştır, diyebiliriz rahatlıkla. Bu süreçte okullar (elbette 'kaliteli' eğitim-öğretim kurumları) önemli birer ayrıntıdır.

***

[1]:https://www.hayatakarken.com/tek-kollu-judocu-cocuk.html

[2]:https://www.filmmodu.com/2001-a-space-odyssey-altyazili-izle

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 466
Kayıt tarihi
: 01.01.11
 
 

Milliyet Bloga taşınmam kolay olmadı.. Varlığını aşağı yukarı başlangıcından beri bildiğim bu dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster