Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1420
 

Dönüşümün tarihi yazılıyor

Dönüşümün tarihi yazılıyor
 

Siyaset Bilimci ve tarihçi Prof. Dr. İlber ORTAYLI (1947)


Prof. Dr. İlber ORTAYLI son yıllardaki reformlar için dört gün önce ‘bugün tam aksi savunuluyor ve tekrar geri gitmek gerekiyorsa bu çok vahimdir’ açıklamasında bulunmuş.

Onun bu tespiti yalan mı? Bence hiç de yalan ve tutarsız değil!

Son anayasa değişiklikleri, terörle mücadele, yeni yasalar ve ‘paralel devlet’ oluşumları bakımından ben de Türk toplumunun içine sürüklendiği durumu çok vahim görüyorum.

Benzeri nice gelişmelerden dolayı özellikle de ‘ayrılıkçılık’ konusundaki önlenemeyen gelişmelerden dolayı ‘toplum geriliyor’, ‘TBMM kaynaklı yasalar bizi kurtaramaz’ diye yazmıştım. Gelinen son aşamada yaşadığımız nice adaletsizlikler, orantısız güç uygulanması, terör örgütünün kazanımları ve kutu kutu, kasa kasa vurgun ve talan görüntüleri toplumdaki gerilimi ve kaygılı bekleyişi giderek arttırmadı mı?

Çağdaşlaşamayan Türkiye’den istenen şu bence:

Batı destekli ILIMLI İSLAM’a sarılarak Batı ile kavgalı olmayı ve Doğu-Batı içerikli denge siyaseti gütmeyi bırak: Başta ABD, AB ve NATO bağlantılarını günden güne güçlendir. İçeride ise İslam ya da Din Sosyolojisi ve Din Psikolojisi anlamında çok derinleşmeden zevahiri kurtar yeter... Gerisi teferruattır!

Bu yüzden olsa gerek yaşanılan YARGI KARARLARINDAKİ İLGİNÇLİKLER-VURGUN-TALAN-ŞEFFAF OLAMAMAK-SÖZDE RUSYA'ya, ALMANYA'ya, İNGİLTERE'ye, İRAN'a İSRAİL'e ve MISIR'a yeri geldiğinde bunlar hep birer oyun değil mi?

Bu bağlamda Prof. Dr. İ. Ortaylı’nın ‘ İki, üç, beş sene önce yapılan reformların bugün tam aksi savunuluyor ve tekrar geri gitmek gerekiyorsa bu çok vahimdir. Çok tesadüfî bir değişim planlamışlardır, tesadüfî bir açılımın peşinde koşmaktadırlar. Problem artar. Ben bunu o kadar ümitvarî bir gelişme olarak görmüyorum. Mühim olan düzen ve huzurdur. Akılcı çözüm herhalde oturup geniş bir şekilde konuşmaktır. Türkiye'de sadece iki tane hukukçu yok. On senedir duyduğumuz bu her şeyi bilen ve her şeye çare olan iki üç kişi. Görüyoruz ki o iki üç kişinin de bazısı sonradan saf değiştiriveriyor' yorumu umarım geleceğin tarihçilerine ışık tutacaktır. 

Bence sanayileşemeyen ve Batı ile Çin’in açık pazarı durumundaki Türkiye’deki bu tersinden dönüşümde ne yazık ki geleceğimiz adı belli terör örgütü kurucusu İmralı Adasındaki bir mahpus ile Mili Görüş gömleğini değiştirmiş bir başbakan ve Pensilvanya'da yaşayan bir emekli vaize bağlı gibi görülüyor.

Prof. Dr. İ. Ortaylı’nın bu tespitleri için bir yazarın dediği gibi ‘Maalesef şu andaki durum bu gibi.. Ama gün doğmadan daha neler doğar’ diyerek bekleşmekten başka ne yapabiliriz değil mi?

Gelişmelere göre 'Batı'nın Orta Doğu çıkarlarına uygun zorlama dönüşümün tarihi yazılıyor' diyebiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

nekadar zor değilmi! ilber ortaylı hocamız gibi bir birikimli insan bile türk vatandaşlarını gerçek akıla döndüremiyorsa bir düşünelim aziz nesin nekadar haklı imiş laik ve anti laik nekadar çahil insan var değilmi ! haydi ben anlamıyorumda bukadar okumuş yazmış mürekkep yalamış varken !bu sandıkların bu sokakların halinedir hemşerim sana ilber hocaya ve sizin gibi insanlara çok ama çok ihtiyacı var bu ülke uyaralı bu ülke ..!

Yusuf Incekalan 
 12.01.2015 0:00
Cevap :
Yusuf Ağabey ne yazık ki bu toplumda herkes haklı! Çünkü eğitimli olmak, adil olmak, matbaanın önemini kavrayabilmek, teknoloji ile felsefeye önem vermek Selçuklu ile Osmanlı'da hep ötelenmiş! Bütün bunlardan dolayı Batı'nın olduğu kadar İsrail dâhil Doğu'nun da Yarı Sömürgesi bir yönetim anlayışı yakamızı bırakıyor mu? Bu ağı ryükün içinde bir de Kuyruk Siyaseti var ise gir oyna çık oyna!   08.02.2015 20:10
 

Değerli Ömer Faruk bey, Bilirsiniz, "Sonuç", ulaşılan veya içerisinde bulunulan en son nokta, geldiğiniz yolun-niyetin en belirgin göstergesidir. Bugün, "Çağdaşlık" dediğimizde, ölçü, "Batı Medeniyeti" olacaksa, Bilirsiniz ki, Bu Medeniyet, (Bilgi anlamında) "Çin, Antik Mısır, Antik Yunan ve İslam Medeniyeti'nden esinlenmiştir. Ahlak anlayışı ise, Yahudilik-Hıristiyanlık" temelindedir. Görmek istenilmeyen taraf buradadır. Bir Medeniyeti (tamamı ile) alırsanız, O Medeniyetin mensubu, Bir medeniyetin ilmini alırsanız, kendi değerlerinizle kendi kültürünüzle gelişir, yaşarsınız. Batılılar, İslam'dan esinlenirken, islam'ın ilkelerini değil; ilim insanlarının geliştirdiklerini aldılar. Biz ise, (dayatma sonucu) tam tersini yaptık. Kültürlerini aldık. Bilgilerini değil. Toparlarsak, tartışılması gereken, "Biz kimiz, gaye-amacımız nedir, nereden geldik-nereye gitmek istiyoruz? Açık olarak sorarsak, 'Batı medeniyeti'nin ormanında bir ağaç olmak, kaybolmak mı istiyoruz? Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 15.01.2014 15:18
Cevap :
Canmehmet Bey olay bildiğiniz gibi değil! İnançlar bir medeniyeti oluşturan unsurlardan sadece biridir! Önemli olan eğitim, örgütlenme, araştırma, hürriyet, sermaye temerküzü, felsefe,hukuk, adalet, dünyayı ve uzayı fethe çıkmak, demire-göklere-madenlere-insanlar ve denizlere hükmedebilmek cehdidir! Ötesi boş. Bu bağlamda Batı Medeniyeti Doğu ve öncelikle de İslam Medeniyetini 1453'ten beri Rönesans, Reform, eğitim, matbaa ve keşifler gibi dayanakları ile fersah fersah geçmedi mi? Dün Osmanlı'nın bugün AKP iktidarının AB Bakanlığı da kurarak gerekli 'uyum yasaları' çıkartarak Batılılaşmaya çalıştığını ve bu arada İslam Uygarlığının olduğu kadar Türk Toplumunun da en önemli değerlerinden 'zina'nın suç olmaktan çıkartılması dayatmasını duymuş olduğunuza göre daha ne kadar çırpınılacak şaşarım. Umarım cevabi yazınız gecikmeyecektir. İlginiz için teşekkürler...  15.01.2014 21:06
 

Sayın İlber Altaylı hocam,günümüz Türkiye'sinin manzara -ı- umumiyesini anlatmaktadır.En başta aydınlarımız olmak üzere toplumun tüm egemen güçleri '' temiz eller operasyonu''talep etmelidir. Tüm kurumların,tepe yöneticileri ve elemanları, yeniden 1923 T.C. Milli Mücadele ruhunu kazanmalıdır.1) Siyasetin finansmanı şeffaflaşmalıdır 2)Siyasi Partiler de ön seçim anayasal hüküm olmalıdır.3)) Milli Savunma harcamaları dahil , her harcama, Sayıştay'ın denetiminde olmalıdır.4) Nereden Buldun yasası acilen çıkarılmalı her kurum ve kişinin mali denetlenme yasası olmalıdır. 5) 18 yaşını bitiren her birey '' vergi mükellefi '' olmalıdır 6) Tüm zorunlu harcamalar,gelir vergisinden düşülmelidir. Saygılarımla

OSMAN TAKY? 
 15.01.2014 12:27
Cevap :
Osman Bey Saygıdeğer İlber Ortaylı ile benim yorumuma getirmiş olduğunuz öneriler çok yerindedir. Elbette AKP’ye düşen en büyük görev şeffaflık, adil yargılama, Yargı Bağımsızlığı, mali denetim, Nereden Buldun Yasası, vergi mükellefiyetinin ve sağlık-gıda-giyim-ısınma-barınma-protez-öğrenim gibi zorunlu harcamaların vergiden düşürülmesi gibi konularda çalışmalar başlatmasıdır. Ne yazık ki AKP geniş toplumu ilgilendiren bu gibi olguları düzenleyeceğine bir üst yapı kurumu olan HSYK adlı kurumun yapısını ‘bütün yargılamaların Yürütmeye danışılarak yapılması’ gibi başlı başına çok sorunlu bir alana yüklenmiştir. Bence Yürütme-Yasama ve Yargı, basın yayın kuruluşları ile Baskı Gruplarının etkileşimleri ile birbirini denetleyen alanların daha da güçlendirilmesi gerekmektedir. Katkılarınızdan dolayı teşekkürlerimi sunarım...  15.01.2014 21:38
 

SAYIN MENCİK, BUGÜN TOPLUMUN İÇİNE DÜŞTÜĞÜ İÇLER ACISI DURUM BİR ARAP SAÇINA DÖNÜŞTÜ,BİLMEM İÇİNE NASIL ÇIKILIR. ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN.SELAM VE SAYGILAR.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 15.01.2014 6:43
Cevap :
Nahide Hocanım çok haklısınız. Umarım TBMM'deki partiler ile AKP gerekli uzlaşmayı sağlamak yolu ile yaşanılan o çirkin tepikleşmeyi, yumruklaşmayı, küfürleşmeyi unuttururlar Türk milletine. İşimiz hayır dualara kaldı... Yoksa bu gidiş bence 'totaliter' ya da Tek Parti yönetimine doğru gidişin belirtilerinden biri değil de nedir?  15.01.2014 21:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 980
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster