Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
722
 

Dördüncü dünya...

Dördüncü dünya...
 

Uyandım.Gözlerimi ovuşturarak odamın içine bakındım.Kafamın içindeki ses "Gerçek dünyaya hoşgeldin" dedi "hoşbulduk" demek içimden gelmedi. Az önce, o tatlı uykunun içinde dolaştığım bambaşka gezegeni ve sarhoş eden rüzgarı bırakıp, gecenin bir yarısı odamın ölgün ışıklı duvarlarına bakmak hoşbulmama engel oldu. Yatağın içinde oturup düşünmeye başladım.

İçinde hep birlikte yaşadığımız bir dünya vardı. Hani birbirimizin gözünü oyduğumuz, kanını döktüğümüz ve üzerinde olan hiç bir şeye bu küçük bedenlerimizle engel olamadığımız ve giderek içini boşaltığımız dünya. Söylenen sözler hoşumuza gitmese de, üzerindeki zehir ciğerlerimize dolsa da, dökülen kanlar ellerimize bulaşsa da üzerinde yaşamaya mahkum olduğumuz... Hayatın olması gereken tüm güzelliklerini birer birer çekmecelerde unuttuğumuz...Geleceğin ışıltı saçmadığı ve yüreklerimizi umut yerine korkuyla doldurduğu bir dünya...Üzerinde artık yaşamak yerine savaşmak zorunda olduğumuz bir dünya... Artık tasvir ederken cenehheme dair tüm sıfatları kullandığımız bir dünya...

Az önce içinden çıkıp geldiğim ise başka bir dünyaydı.Aklımın bilmediğim derin sularında dibe batanların ne zaman yüzeye çıkıp görünür olacağını bilemediğim rüyalar dünyası. Çok tuhaftı.Herşey beynimin derinliklerinde olup bitiyordu ama kontrol bende değildi. Zaman zaman korkutuyor ve uyandığıma gerçek dünyaya döndüğüme şükrettiriyor zaman zaman ise o masalsı yerden bir sesle kopartıldığıma öfkelendiriyor ve gözlerimi kapatıp o rüyaya devam etme ve rüyalar ülkesinde biraz daha vakit geçirme isteği doğuruyordu.

Başka biri ise bu ikisinden çok ama çok farklı çok daha büyülü idi; Hayaller dünyası.Sınırsız bir özgürlüğe sahiptik orada. Dünyayı istediğimiz gibi hayal edebilirdik. Yeşil kırlar, mavi bir deniz kıyısında büyük beyaz bir ev içinde yaşabilirdik.Sevdiğimiz adam bize beklediğimiz tüm güzel sözleri söyleyebilirdi. İstediğimiz her yere bir saniye içinde gidebilirdik. Uzun yürüyüşlere çıkar, kilo almadan istediğimiz kadar yer ve kalbimizde yatan tüm güzelliklere kavuşabilirdik. Küçük yüzlü sevimli kadınlar, uzun boylu dürüst adamlar, elma bahçeleri, küçük sahil kasabaları, mavi bir gökyüzü, bahçesinde papatyalar olan kır evleri, çiçekli elbiseleriyle her daim gülümseyen komşu kadınlar, savaşların olmadığı ülkeler, dünyanın henüz masum bir bebeğe benzediği zamanlar düşleyebilir ve tüm bunlar içinde yaşayabilirdik.Tüm kontrol bizdeydi ve o dünyaya istediğimiz an geçebilirdik.

Üç farklı dünya seçeneği vardı insan için.Birinden bıktığı zaman diğerine adım atabileceği...Dünyanın kederinden yorulduğunda rüyalara, rüyalardan sıkıldığında hayallere dalabileceği üç farklı dünya... Ama keşfedilecek başka dünyalar var mıydı? Belki...

Şimdi başka bir dünyanın üzerinde nefes alıyorum. Kelimelerden oluşan küçük taşlara basarak nehirler geçiyorum, cümlelerden oluşan asma köprülerde yürüyorum. İçinde sözcüklerin kaynaştığı derin denizlere bakıyorum. Şimdi yazmanın büyülü dünyasında dolaşıyorum.

Bu dördüncü dünya mı?

RESİM: Josef Palecek

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fulyacım bu yazıyı daha önce okumuştum ama dün felsefi bir seminerde öğrendiğim bir sınıflandırma beni tekrar bu yazıya döndürüverdi. Herkese göre farklı sınıflandırmalar olabilir şüphesiz. Popper,ünlü bir feylesofmuş dün öğrendiğime göre, üçe ayırıyor dünyaları:1-bedenimizin olduğu dünya, 2-algılarımızın işin içine karışıp yarattığımız dünya,mesela fiziksel farklılıkların ya da biyolojik farklılıkların ya da psikolojik farklılıkların algıdaki etkisi ve 3-kavramlar dünyası,yani tümüyle bizim evreni anlamak adına yarattığımız.Üçgen de var bunun içinde, aşk da adalet de bilim de sanat da.Bazı 1 ve 2'ler 3'ün anlattıklarını anlamıyor,anlamak istemiyor ve burun büküyor, bazı 3'ler de 1 ve 2'de kalanları küçümsüyor. Öyle çok örnek var ki...Sevgiyle...

ni 
 04.03.2007 11:47
Cevap :
Canım Nihalciğim, Dünyayı pek çok şekilde sınıflandırmak mümkün görünüyor.Aslına bakarsan aklımız kendi başına kocaman bir dünya ve o dünya içinde belki küçük parçalara ayrılıp yeni dünya sınıflandırmaları yapıyoruz. Popper'ın bu sınıflandırmasını bilmiyordum doğrusunu istersen.Bu güzel paylaşım için teşekkür ediyorum.Sevgiyle kucaklıyorum seni...  04.03.2007 13:29
 

Düşündükçe, yaşadıkça kimbilir neler neler keşfedeceğiz sayılarla sınırlanamayan düşüncelere...Bugün dört yarın beş,altı, yedi olacak kimbilir....Hayallerimiz oldukça, yaşadıkça varız, var olacağız değil mi? Düşündüklerinle zenginleştirdiğin paylaşımın için teşekkürler Fulya'cığım. Sevgilerimle.

Tuğba 
 21.02.2007 22:47
Cevap :
Sevgili Tuğbacığım, Belki başka dünyalarda vardır şu an varlığından haberdar bile olmadığımız...Çok teşekkür ederim Tuğbacığım.Sevgiyle kal...  22.02.2007 8:31
 

Sevgili Fulya, bu dört dünya belki daha fazlası da mevcut ama bunların farkına ancak düşünebilenler varıyor sanırım. Yani ne kadar çok hayal kurabiliyorsan o kadar çok boyutlu yaşıyorsun bir anlamda. Gerçekten çok güzelbir saptamaydı, özellikle son paragraf... Eline sağlık. Sevgiler.

Murakami 
 20.02.2007 17:28
Cevap :
Sevgili Celal, Dünyanın gerçeği ile yetinmeyenler sanırım başka dünyaların peşindeler...Ve bu dört dünya arasında atlaya zıplaya geçiyor hayat...Çok teşekkür ederim, sevgiler...  20.02.2007 20:05
 

Sevgili Fulya, düşlerinde gördüğü 4. Boyuttaki dünya planeti ! Böyle bir dünya gerçekten var. Ancak bizim oraya ulaşmamız için homo-sapiens değil HOMO- NOVUS olmamız gerekiyor. Yani savaşan değil yaşamanın değerini senin gibi bilen insan ! Homo-Sapiens 3. boyutun insanı olarak kalacak bu dünyada.Kıyamet diye adlandırdığımız dönemin yaklaşması ise insan türünün yeni bir evrimin eşiğinde durmasından. Sevgili Fulya,hayal ettiğin herşey gerçek. Çünkü bir düşün. Mevcut olmayan bir şeyi hayal dahi edemezsin ki !

Mine Kavalalı 
 20.02.2007 16:30
Cevap :
Sevgili Mine Hanım, Hayal ettiğim herşeyin gerçek olması fikrine bayıldım :))) bu harika...Doğru mevcut olmayan bir şeyi nasıl hayal edeceğim ki...Hayaller dünyasına bayılıyorum...Çok teşekkür ederim bu değerli yorum için...Sevgiler...  20.02.2007 20:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster