Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
69311
 

Dört element

Dört element
 

su,toprak, hava, ateş "DÖRT UNSUR"


DÖRT ELEMENT “ DÖRT UNSUR” ATEŞ- HAVA- SU-TOPRAK

Evrenin oluşumu sırasında, evreni Kaos’ tan düzene geçiren dört temel güç olan Ateş, Hava, Su, Toprak’tır. Tanrı’nın dört vasfıdır. Aynı şekilde yeryüzünü oluşturan dört element gibi,  yeryüzünü de yöneten dört erdem vardır. Akıl, İtidal “ölçülülük”, Doğruluk “adalet” ve Kudret “erk” .

Kadimler dört, beş ve hatta yedi elementten söz ederler. Ancak dördün üzerindeki elementler daha seyyal oldukları için genelde dikkate alınmaz. Evrende her şey dört elementten “hava, ateş, su ve toprak” oluştuğu söylenir. Eski bir inanca göre her element dört ayrı unsurdan ikisini içerir. Bu dört unsur, sıcaklık, kuruluk, ıslaklık ve soğukluktur.

Ateş; sıcak ve kurudur.

Hava; sıcak ve ıslaktır

Su; soğuk ve ıslaktır.

Toprak; soğuk ve kurudur.

Platon’a göre ateş parlak ince ve haraketli; Hava karanlık ince ve haraketli; Su karanlık, kalın ve haraketli ve toprak karanlık, kalın ve hareketsizdir.

Dört unsuru sembol olarak ele alan iç “ezoterik” simyacılara göre Toprak, fiziksel “plan” ın; Su enerjetik “plan” ın; Hava, psişik “plan” ın; Ateş, mantal “plan” ın sembolüdür. Tradisyonların çoğunda dört unsur derecelendirildiğinde en üste ya da en süptil olarak gösterilen ATEŞTİR, En aşağıdaki ya da en kaba olanı ise TOPRAKTIR. B u tür derecelendirme ye bağlı olarak, genellikle, dört unsur içinden Ateş, Ruhu; Hava ve Su, Süptil “plan” ları; Toprak fiziksel ortamı simgeler.

Kabala kitabı seferitsire’ ye göre Evren, çeşitli elemanların aracılığıyla Yüce bir Varlık’tan tezahür etmiştir. Bu elemanların ilki, Tanrı’nın ışıksal varlığı olan Ateş’tir. İkinci eleman bu Yüce Işıktan çıkan Ruh’ tur, yani sembolü olan Hava’dır. Üçüncüsü Su’dur ve Hava’dan doğan Su, oksijen ve Hidrojen bileşimidir. Bu sembolün ezoterik anlamı, suyun yaşam bünyesinde barınağıdır. Dördüncü eleman ise Ateş’in katılaşmış türevi topraktır. Seferitsire, Dünyanın oluşumunda bu dört temel elemanın kullanıldığından bahseder.

Sümer efsanesine göre; evrende ilk olarak Tanrıça Nammu adında büyük, uçsuz bucaksız bir Su vardı. Tanrıça o sudan bir dağ çıkarıyor. Oğlu Hava tanrısı Enlil, onu ikiye ayırıyor. Üstü gök oluyor, Gök Tanrısı onu alıyor, Yer olan altı da Yer tanrıçası ile Hava tanrısının oluyor. Bilgelik tanrısı ile Hava tanrısı yeri, bitkiler, ağaçlar, sularla donatıyor. Hayvanlar yaratılıyor ve hepsini idare edecek Tanrılar meydana getiriliyor.

Yine başka bir Sümer inanışına göre; başlangıçta uçsuz bucaksız su vardı. Bu su’dan tanrı An( gök) ile tanrı Ki(toprak, yeryüzü) doğdu. Onların bu birleşiminden Enlil(Hava) meydana geldi ve yeryüzü ile göğün arasını doldurdu. An ile Ki’den doğan bir başka tanrıda suların ve bilgeliğin tanrısı Enki (EA) dır.

Uzak doğu felsefesine göre, Evrendeki her şey Yin & Yang enerjilerinden türemiştir. “ Yin; kadın-su-hava-karanlık-durgunluk”, “Yang; erkek-ateş-toprak-aydınlık-devingen” Bu iki unsur aslında birbirinin karşıtı olduğu ileri sürülse de ateşsiz su buz olur. Demek ki her şey birbirinde tam olur.

Hint inanışına göre insan, beden sertliğini topraktan, akışkanlığını sudan, bedensel sıcaklığını ateşten, hareket etme benzeri etkinlikleri de havadan almıştır. Buna ilave bir de boşluk “esir” sayılır. Yani maddi beden 5 büyük tözden oluşur. Toprak, su, ateş, hava ve esir “akaşa-boşluk”. Hint inanışında cesetler yakılır ve yakma sonucu ayrışım başlar; ruh bedenden dışarı çıkar öteye olan yolculuğu başlar, organlar işlevleri ile ilgili tanrılara karışır. Görme yetisi gücünü aldığı güneşe, konuşma yetisi ateşe, yaşam nefesi havaya, kulak kendi konak yerine, beden toprağa, tüyler yıllık bitkilere, saçlar ağaçlara ve kanla ersuyu da sulara döner.

Ezoterizm de hemen hemen her sembol dört elementi veya onlardan bir kaçını mutlaka anlatmaktadır. Örnek; iç içe geçmiş iki eşkenar üçgen yani adalet yıldızında olduğu gibi, yukarı bakan üçgen ateşi, aşağı bakan üçgen suyu temsil ediyor.

Bu dört element her dinde veya her inanışta ortaya çıkar.

Dört element “unsur” aslında bize doğa bilimini anlatmaktadır. Doğa biliminin şifresini çözmek, doğayı özümsemek demek yaşamın sırlarını öğrenmektir.        

Ayrıca bu dört element yılın dört mevsim habercisidir.

Hava; Bahar ekinoksu

Ateş; Yaz gün dönümü

Su; Güz ekinoksu

Toprak; kış gündönümü

Eski zamanlarda kişiler ve topluluklar ekinoksu gün dönümlerini kutlamak için bir araya gelirlerdi.

Benliğimizin dört yönü de bu dört elementle ifade edilir.

Hava; zihinsel yapımız

Ateş; enerji bedenimiz

Su; duygusal yapımız

Toprak; fiziksel bedenimiz

ATEŞ;

Dört unsur içinde aktif ve eril olan iki unsurdan biridir. ( Diğeri Hava) diğer üç unsuru da aydınlatan, ısıtan ateştir.  Ateş, her şeyden önce çevresine etkide bulunan bir güç kaynağıdır. Doğal bir ışık ve ısı kaynağıdır. Karanlığı aydınlatır. Güneş gibi kozmik cisimler ateş halinde olduklarına göre Dünya üzerinde Ateş, güneşin sembolüdür.  Ateş dört unsurdan “ tartılamaz olanıdır” Ateş saflaştırır, ayırd eder. Varlık aleminde insanın ilk imtihanı ateş ile oldu. Ateş ve toprak karşı karşıya geldi. Üstünlük değil işbirliği makul olmalıyken, ateşten yaratılan kendini üstün gördü. Ve kavga başladı. 

Cehennemin sembolüdür. Cehennem ateşinde yanma sembolizminde belirtilen ateşten canın yanması, acıması vicdan azabını, ıstırabı simgeler.

“ Güneş evrensel dev bir ateşin küçük bir yansımasıdır.” Pisagor

“Evreni asli ateş oluşturur; evren daima yaşayan bir ateştir ve öyle kalacaktır.” Herakleitos

“Grek mitolojisine göre, öte âlemde bir ateş ırmağı bulunur.” phlegeton

Tevrat’ta, Âdem ile Havva’nın cennetten kovulma sembolizminde, Kerubi meleklerinin oluşan dönen kılıcı Ateştendir; cennet ve “yaşam ağacı” ile ilişkilendirilir.

Ateş yakıcıdır, yok edicidir, Toprak ana tohumları filizlendirir, Ateş filizleri yakar yok eder.

HAVA;

Dört unsur içinde ateş gibi eril ve aktif olandır. Hava maddenin bilinen üç hali olan katı sıvı ve gaz halleri içinde en süptil olanıdır. Gözle görünmez, elle tutulmaz. Suya kıyasla, daha akıcı ve yoğunluğu daha azdır. Diğer unsurlardan toprak, ateş ve suya kıyasla algılanamaz olanıdır. Işığı geçirmede sudan daha geçirgendir. Bu nedenle ışıklı sayılır. Bütün canlı varlıkların yaşamlarını sürdürebilmesi için gerekli olandır. Hava insan nefesinin ana unsurudur. Almak ve vermek zorundadır.

Eski Mısır heliopolis metinlerine göre Hava (Shu) kendi kendine var olan Atum ile ilksel okyanus Nun’dan doğmuştur. Hava Atum’un burnundan nefes olarak çıkmıştır.

Bektaşilikte marifet kapısının bir diğer adı “Atam gök, anam yer” dir.

SU;

Su pasiftir ve dişil niteliktedir. Su maddenin beş duyu ile algılanabilir üç halinden bir olan sıvı haldeki akışkandır.  Fakat maddenin katı ve gaz hallerine de dönüşebilir.  Su sakindir, su nazlıdır, su şekilsizdir ve bulundu ortamın şeklini alır. Su özgürdür, kuvvetlidir ve güçlüdür. Gücü özgürlüğünden mi gelir, Yoksa özgür olduğu için mi güçlüdür. Buna cevap vermek zordur; Su çağlamaya kükremeye başladı mı? Suyun karşısında durmayıp sadece onun gücünden faydalanmaya bakmalısın. Su her hangi bir dış etki karşısında bir bütün halinde tepki verir. Zayıf görünmekle beraber en sağlam ve en katı şeyler bile suyun gücüne dayanamaz. Su arındırır, su temizler, su yaşatır, su efsanede olduğu gibi ölümsüzleştirir. Su “ab-ı hayat” hayattır, su yaşam kaynağıdır, canlılar için olmazsa olmazdır. Bu nedenle insanlar Su’ ya kutsiyet yükledi ve su tanrıları ortaya çıktı. Su sembolü tüm tradisyonlarda rastlanan bir semboldür.

Tasavvufta Tanrısal ışığın vurmasıyla varlık haline gelerek meydana çıkan karanlık maddeye supha denir. Evrenin temeli olan sembolik okyanus kavramına Mevlana’nın öğretisinde suyu “ilahi cevher” olan okyanus biçiminde rastlanır. Köpükle kaplı bu okyanusun her köpük yumağında bir şey form alıyor.

Sümer mitolojisine göre dünya, iki su kütlesi olan, tatlı su anlamındaki Ap-su ile tuzlu su anlamındaki Tiamat’ın birleşmesinden oluşmuştur. Tüm yaratıklar Tiamat denilen tuzlu su denizinden çıkmışlardır.  Tatlı su ve Tuzlu su Kuranda ‘da söz edilir:

“İki denizin arasında her ikisinin de aşamadığı bir engel vardır”

“Bu iki deniz bir değildir; birinin suları içilince tatlı ve hoştur, diğerininki tuzlu ve acıdır.” 

Yine Kuran’da su ile ilgili ayetler şöyledir;

“Tahtı üzerindeyken, Gökleri ve yer’ i altı günde yarattı.”

“ Gökler ile Yer bitişikken onları ayırdığımızı, sudan bütün diri şeyleri meydana getirdiğimizi kafirler görmüyorlar mı?”

Altay efsanesinde şöyle deniyor;

“uçsuz bucaksız, sular içreydi her yer.

Tanrı ülgen uçuyor, yoktu bir yer  konacak ,

Uçuyor, arıyordu, bir katı yer, b,r bucak.

Kutsal bir ilham ile nasılsa gönlü doldu,

Kayıptan gelen bir ses ona çare buldu.”

TOPRAK;

Toprak dört unsurdan en yoğunu, katı ve sabit olanıdır. Su gibi pasif ve dişil niteliktedir. Toprak yaratılış miti; insanların topraktan beslenmeleri, evlerini ve eşyalarını topraktan yapmaları ve toprağın birçok yarar sağlaması da toprağı kutsal yapmıştır. “Toprak ana” ağaçların, bitkilerin tabiatın yeniden doğuşuna imkân sağlayandır. Doğa anadır. İnsanoğlu en mükemmel canlılar olarak topraktan geldik yine toprakla bütünleşeceğiz. Toprak, üzerine atılan tohuma cevap verir, onu filizlendirir büyütür. Toprak berekettir. Toprak verendir. İnsan varlığının yegâne yaşam alanıdır. Mitolojide Gaia toprak tanrıçadır. “ana tanrıça” Bütün Tanrıların çıktığı en eski ilk tanrıça olarak geçer.  

Mesela; Dişisi olmayan kendi kendine üreyen 30 parmaklı Skarabe böceği ön ayaklarının yardımıyla dışkısından iri bir küre yapar, bu kürenin içine yumurtalarını aşılar ve küreyi başı hep doğuya dönük olarak yuvasına itip gömer. 24 gün sonra yavruları belirmeye başlayınca, küreyi topraktan çıkarıp suya götürür. Küre suda eriyince yavrular serbest kalır.   İnsanların tüm canlıların beslenme kaynaklarını edindikleri ana unsur topraktır. Toprak ana barışın, mutluluğun sevginin tanrısıdır.

Toprak ana deyimi birçok dilde mevcuttur. Birçok dilde yer; toprak ve analık kavramları ile ilişkili olduğu görülmektedir. James Churchward’a göre yitik Mu uygarlığında yer, ana ve toprak kavramları tek bir sözcükle, “MA” sözcüğüyle karşılanıyordu. Kökeni neresi olursa olsun, ma hecesi gerçekten pek çok uygarlıkta” toprak, yer, ana” anlamlarında kullanılmış bir hecedir.

Erhan Sirekin 

Kaynaklar

www.dinsizdeist.blogspot.com

Ezoterizme giriş

Ezoterik batıni ve doktrinler tari

www.Hermetics.org

Ruh ölümden sonra nereye gider

Semboller Ansiklopedisi

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 3290
Kayıt tarihi
: 27.06.08
 
 

Genç emeklilerden olup, hayat denen tiyatro içinde rol alan bir oyuncu gibi yaşamın kıymetini bil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster