Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
508
 

Dört mevsimlik evlilikler... Ömür boyu hüzün!.. Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda aşkların...

Dört mevsim... Her biri diğerinden güzel... Kışın yağan kar; kapatsa da yolları, izleri, geçit veremese de yolcuya, garip gurebaya, bambaşkadır... Yağmur ile kar konuşur hatta ve yağmur der ki kara: Sen ne kadar yağarsan yağ, kapla her yeri istediğin kadar; ben damla damla yağarım üzerine üzerine eritirim seni... Kar da der ki yağmura: İyi ama ben senden çok sevilirim. Benimle top oynarlar, adam bile yaparlar benden!..

Gelelim konuya, aşkın dört mevsimi dedik... Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda aşkın!.. diye de ilave ettik.

Aşkın bahar mevsimi tanışma ve her ne hikmetse de hemencecik sevme dönemidir. Söz ve nişana bile gerek duyulmaz, olabildiğince süslü davetiyeler dağıtılır; süslü konuklar eşliğinde, alkışlarla "Dünya Evi"ne girilrir. Kınayı da çoğu bilmez, "Kına Gecesi" de yapılmaz... Cep telefonları, bilgisayarlar, aynı okullarda okumalar, aynı işyerinde çalışmalar, arakadaş önerisiyla tanışma... Herşey çok hızlı gelişir... Nerede iki Halk ve Hakk aşığı Emrah'ın sevdikleriyle tanışmaları, nerede bu zamandaki sevenlerin tanışamaları!.. Erzurumlu Emrah bir başka uzun hikaye, Ercişli Emrah'ın Selvihan'la olan hikayesi daha başka...

Bahar mevsimi çabucak geçer... Sımsıcak yaz mevsimi gelir.

Bu mevsimde yanar yeni aşklar, çıra gibi... Bahaneler bulunur... Yapılacak fedakarlıklar unutulur, "Allah bir yastıkta kocatsın" duası da hatırlanmaz... Tartışmalar çekilmez olur. Borçlar birikir bir yandan ; ödenemez; yığıldıkça yığılır... Eşlerden biri gider, biri kalır... Eğer varsa merhametli, vicdanlı akrabalardan biri veya  birkaçı devreye girer; barışırlar, bir müddet de yarı barışık yarı dargın yürütürler evliliklerini...

Ne demiştik?!.. Ve dökülür sonbaharda tek tek yaprakları aşkın!.. D ö k ü l ü r . . . Yapraksız kalır ağaçlar... Meyveleri zaten yoktur, koparılıp yenmiştir geçen yazla birlikte...

Eskilerin deyimi ile "hissikablelvuku" sahibi olmak da gerekmiyor; görünen köy kılavuz istemiyor. Büyük şehirler yutuyor sevgileri... Aileleri geçmişinden koparıyor... Ağaçların yaprakları varsın dökülsün dökülmesine de, sevgilerin yaprakları dökülmese... Yok bir umut da yok; kurtaracak da yok!.. Umut vicdanların yeniden yer etmesi, yediden yetmişe herkeste...

Kış mevsimi gelir... Güvenilen dağlara kar yağar... Yollar herşeye, herekese kapanmıştır... Ayrılık bir kor ateş olur, durur içimizde...

Derken tekrar internet, tekrar eş aramalar...

Bu kez önceden beğenilmeyenler de gözden geçirilir...

Ama çok zor!... Tren bu zamanda çok çabuk kaçıyor; çünkü trenler de artık hızlı...

Çare ne midir?!.. Annelerimizin, ninelerimizin; baba ve dedelerimizin; örnek olabilmiş büyüklerimizin hayatına benzer hayatlar yaşamak!...

Bir halk türkümüzün iki dizesi şöyledir: Beni ağlatma ki sen de gülesin   /   Hem murada hem maksuda eresin...

Kimse murada eremiyor; ağlayanlar var ve öyle de çoklar ki!.. Demek ki ağlatanlar var...

Aşkın dört mevsimi dedik... Tanışma, Yanma, Yaprakların tek tek dökülmesi ve güvenilen dağlarına sevdaların kar yağması...

Ve dökülür yaprakları tek tek sonbaharda, ağaç misalince sevdaların...

Bir kısa not da şöyle yazayım: Efendim okullardaki sınıflarda artık "Akıllı Yazı Tahtası" olacakmış ve bir de "Tablet" kullanılacakmış. Toplum tümden mutlu, sağlıklı, varlıklı, sevgi dolu olmadıktan sonra; tahtaları akıllı yapsak ne olur, yapmasak ne olur... İnsanımıza büyük sevgiler sunamadıktan sonra; Kemal Devriş'in deyimiyle "sürdürülebilir" sevgi olmadıktan sonra, nafile... Kemal Devriş "Sürdürlebilir borç dinamiği" diyordu ki, sürmez aslında... Bu da ekonomistlerin işi...

Milletleri de fertleri de büyük sevgiler kurtarır, diyelim ve noktayı koyalım efendim!..

 

 

 

bahargüneşi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne kadar yalın duru, güzel anlatmışsınız..bazen sadece bu yazıdklarınızdan ötürü eski dönemde yaşamak isterdim. şimdi insanların bırak başkasına kendine bile tahammülü yok.hep bir tüketim toplumunda yaşayıp gidiyoruz. fedakarlıkmış,cesaretmiş,sevdiğin için herşeyi göze almakmış yok.varsa yoksa istekleri olsun , egoları tatmin olsun..peki ama nereye kadar?elinize sağlık. sonuna kadar katılıyorum yazdıklarınıza

çiğtan 
 17.07.2012 17:53
Cevap :
Sevgili çiğtan;burada yazdıklarımla insani sevgiler,insani vicdanlar,insani davranışlar bulmaya ve çoğaltmaya çalışıyorum.Yüz yıl önce bu topraklara gelen yabancı gezginler,hep güzel duygularla ayrılmışlar buralardan.Memleketlerine gidince de övgüler yazmışlar milletimiz için.Şartlar ne olursa olsun ister kıtlık,ister tahammülsüzlük,ister dünya savaşı ve isterse(Allah korusun)iç savaş...her zaman dosdoğru insan olmak lazım.Çevremizdeki çok yaşlı dedelerimize ,ninelerimize baktığımda evliyalaşmış gibi görüyorum onları.Ne oldu bize,hele de şu son otuz yılda?!..Yeni icatlar,yeni ürünler olsun;ama insan her zaman insan kalsın.Bu zamandaki,bu berbat durumlar,mümkün değil böyle gitmez!..Gençler mesela yaşlanmayacaklar mı?!..Kendini güzel ve yakışıklı sanan zavallılar hep öyle mi kalacaklar;zenginlik bir afata kurban gitmeyecek mi?!..Doğru olabilenlere,doğruluğu yaşayan ve yaşatanlara helal olsun.Sizlere çok teşekkür ederim.Yolunuz açık olsun.Her zaman çok iyi olmanızı diliyorum.Sevgilerimle.  18.07.2012 12:08
 

Değerli Hocam, yazınızı dikkatle okudum. Maalesefef evliliklerin bir çoğu böyle serüvene sahip. Günümüz sorunlarından evlilikler de payına düşeni aldı! Yapılacak şey böyle durumlarda profesyonel yardım almaktır hocam... Yani evlilikleri yürütebilmek için... Yoksa sevgi sözü kulağa hoş geliyor ama parayla alınıp satılan bir şey değil! Emek, çaba ve sağ duyu gerektiren ve bir ömür boyu ihtiamam gerktiren bir şeydir o... Allah hiç birimizi sevgisiz bırakmasın... Elinize ve yüreğinize sağlık...

Dr Atanur Yıldız 
 14.07.2012 13:14
Cevap :
Sevgili doktorumuz Atanur Yıldız ağabeyim;Haklısınız ki sonsuza kadar haklısınız... Sevgi ile olmuyor... Yuvalara madden ve manen destek olunmalı, en başta da vicdanlı aile büyüklerinin günümüz ailelerine destek olması kaçınılmaz bir vaziyet almıştır. Bugün bir hasta yakınıma ziyarete gittim.İki sene önce evlendirdiği kızı ayrılmış.Çocuğu da vermemişler.Bu kadar vicdansızlık olur mu?!.. Anneden evladı ayırılır mı?!.. Korkmaya, endişe etmeye başladım geleceğimizden... Çok yazık... Her işte kabalık egemen olmaya başladı. Parası olan, gücü olan ne merhamet duygusunu dikkate alıyor, ne sevgiyi ne de hürmeti!.. Bakalım ne olacak, Allah sonumuzu hayreylesin. Bizler,her mazlumun yanında olmaya devam edelim. Haklıyı, acizi, kimsesizi sahiplenelim.İnsanlık;kötülükleri olağanca görmeye başladı ki, bu çok hazin bir durum... Burada yazmanız çok önemli... Hiçbir emek, merhametle donatılmış hiçbir sevgi boşa gitmez... "Bir kişi ne yapar?!" Dosdoğru olan bir kişi hep güzel şeyler yapar.Sevgilerimle.  14.07.2012 22:13
 

Tabii işe öncelikle kendimizi sevmekle başlamakta fayda var. Bencillik gibi algılanmasın ama insan öncelikle kendisini sevmeli, kendisiyle barışık olmalı ki hayatında diğer sevgilere de yer verebilsin. Tüketim toplumu olduğumuzu biliyorum da galiba sevgileri de tüketiyoruz gün be gün...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 13.07.2012 23:50
Cevap :
Sevgili Ayşegül HAYVAR;düşünceleriniz için öncelikle ve en başta çok teşekkür ederim.İnsanın kendini sevmesi... Kendimizi sevmemiz kendimizi ayrımsamaktır.Öfkeden,sinirden,gereksiz alınganlıklardan,karşımızdakini de devamlı kabahatli görmekten vazgeçmek lazım;aslında da böyle menfi huylarımız olmamalı... Sevgiyi ruhen ve bedenen tüketti insanlık... Bir daha nasıl toplarız bilen de var mı?!.. Dünkü gazetelerdeydi,12 yaşında pırıl pırıl bir evladımız anne baba ayrılınca, çocuk da dedesi ve ninesiyle kalıyor.Dede de rahmete erince,en son tek sevgisi olan dedesinin kaybıyla bunalıma giren çocuk tabancayı kafasına dayayıp basıyor tetiğe...Ağır yaralıydı haberde, inşallah kurtulmuştur.Hiç kimsenin; ama hiç kimsenin çocukları olsun,anneleri olsun canından bezdirmeye hakkı yoktur.Burada yazmakla sizler,birçok derde deva olmaya çalışmaktasınız;biz de belki... Her zaman çok iyi olmanızı diliyorum... Yazmaktan asla vazgeçmemenizi diliyorum... Sevgilerimle... Esen kalınız...   14.07.2012 21:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 315
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2016
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster