Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '06

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
1665
 

Dost eli... Neredesin şimdi?

Dost eli... Neredesin şimdi?
 

Size hep destek olan, yaşadığı bunca acıya rağmen hep gülen yüzünü size gösteren, acılarını unutup derdinize deva olmaya çalışan bir dostunuz var mı? Hep delidolu, hep heyecanlı... Dünyaya karşı kalkanları en güçlü olan, hiçbirşeyi umursamayan hep gülümseyen biri... O kadar kayıtsızdır ki görüntüsü, sizi deli eder. Böylesine fırtınalı bir hayatta nasıl oluyor da hala hiçbirşeyi umursamadan yaşıyor diye hayrete düşersiniz. Belki de sırf bu yüzden, asla göremezsiniz sahne arkasındaki o ağlayan palyaçoyu...

Öyle güçlüdür ki, bir tanesinin bile sizi darmadağın edeceğini düşündüğünüz onlarca dertle tek başına savaşıyordur. Çocuktur, çocuk olmayı en büyük savunma mekanizması bellemiştir belki de kendine ama siz bilmezsiniz bunu. Hiç büyümeyecek dersiniz onun için oysa o çoktan büyümüş, yaşlanmıştır hatta. Ama bilmezsiniz. Sadece dertlerinize bulduğu çözümlerde görürsünüz o yaşlanmış yüreği, onun için bu kadar şaşırırsınız ya...

En çok sesi çıkandır o, en çok kahkaha atan... Bilir elbet susacağı zamanı. Sadece aşık olunca tutamaz o dilini. Aşıkken yaklaşılmaz yanına, her şeyi en uçta yaşayandır o. Coşkusu tüm dünyayı kucaklar adeta. Umursamaz dünyayı, kim ne derse desin, hiç çekinmez evrene haykırmaktan. Aşığım be, diye bağırır, var mı bundan ötesi! Aşık olduğu kişiye şanslı hissettirir kendini. Bulursa değecek birini hayatını adar ona. Bulutlarda yaşatır, bembeyaz bulutlarda. Uzaktaysa, her sabah sevdiğinin penceresine bırakır bir tane . Bembeyaz, pamuk gibi bir bulut. Çıksın ve dünyayı izlesin diye...

Hiç canınızı sıkmaz dertleriyle ya, aşıksa bir kere çözülüverir dili. Anlatır da anlatır. Bazen kıskanırsınız, bazen kızarsınız. Ama yine de dostunuzdur, biilrsiniz sizin kanayan yaralarınızı sarmak için ne denli uğraştığını, aşkınıza, derdinize ortak olduğunu... kızamazsınız.

Ayrılık acısını en içinde yaşar da bilemezsiniz. Anlatmaktan vazgeçince unuttu sanırsınız. Aldırmazsınız içindeki kavrulan yüreğe. Bilemezsiniz yastığına biriktirdiği sancılarını...

Öyle ya, hep gülendir o. Bir oyun parkında çığlık çığlığa bağıran ve oradan oraya zıplayan arsız bir çocuk... Geçicidir üzüntüleri, unutuverir sıkıntıları, değil mi ya?

Böyle bir dostunuz var mı, yanınızdayken gözlerinin içine bakın bir kez. Gözler yalan söylemez derler, doğrudur. Eğer gerçekten sevdiğiniz bir dostunuzsa, iyice bakın. Size göstermemek için içine akıttığı gözyaşlarını göreceksiniz, sevilmelere hasret ama kırılmasın diye sakladığı içindeki o çocuğun birine sevdalandığını ve onunla birlikte onu terkedip gittiğini...

Bakın yüzüne, en çok size ihtiyacı var şimdi. Bir dost eline...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

herkesin dostluk kriteri farklı olunca..insan kendi gibi düşüneni ve hissedeni bulmakta zorlanıyor.. hatta bulamıyor belki de..işte o yüzden yalnızlık senfonisi en güzel müzik olarak kulaklarda çınlıyor.. muhakkak herkesle yollar bir yerde ayrılıyor.. o yüzden insan yalnız yaşamayı yalnız kalmayı da bilmeli ama istememeli..hep gerçek dostlar aramalı..bulamayacağını bilse de..belki de çok tezat gelecek düşüncelerim size ama bana gelmiyor nedense..

Mkacmaz 
 07.03.2007 15:20
Cevap :
tamamiyle paralel düşünüyorum :) sevgiyle...  11.03.2007 18:11
 

Sevgili Melda, daha önce yazamadım, ''Galerilerim'' bölümünde yer alan fotoğraflarınız çok güzel. ''Her halimle ben...(14)'' çok candan sevgi dolu... Acılara, dostluklara ve dost insanların içine akıttığı gözyaşlarına gelince şunları söyleyeyim; acılar, insanı önce kendine dost eder, sonra da başkalarına... Herkes acı yaşasın demiyorum ama acının ne olduğunu bilmeyen dostluğun ne olduğunu da bilmez. ''Size hep destek olan, yaşadığı bunca acıya rağmen hep gülen yüzünü size gösteren, acılarını unutup derdinize deva olmaya çalışan bir dostunuz var mı?'' diyorsunuz ya, ne desem ki; dost olmak da böylesi dost bulmak da kolay değil... Seversen sevilirsin, derim her zaman; önce dost olmak gerek birilerine ve bir bakmışsınız ki dost olduklarınızdan en vefalıları ölümüne dost olmuşlar sizlere... Küçük küçük ya da büyük dostluklar hiç ummadığımız zamanda kadirşinas insanların toplu tebessümü, yüce insanlara yaraşır sıcaklığı ile döner bize. Tohum eker gibi sevgi ekeceğiz tüm yüreklere, delice.

Cemal Hüseyin Çağlar 
 25.11.2006 21:02
Cevap :
Teşekkür ederim. Böylesine dost bulmak da olmak da zor... Bulunca sen onun gibi olamıyorsun, olunca da karşılığını alamıyorsun. Yalnızlık senfonisi ilk çığlıkta başlayıp son nefeste susuyor maalesef... Sevgiler...  26.11.2006 12:18
 

Canım vardır yakınında ya da uzağında.Mutlaka vardır. Ona saklama gözyaşlarını akıt yanında rahatça, o hiç rahatsız olmaz. İnan bana, seninle ağlar istesen...(Bugün çok yoğundum geç kaldım kusura bakmazsın değilmi?) Sevgiyle kal.

Deniz 
 24.11.2006 21:56
Cevap :
yok yaw ben iyiyim:)) öylesine içimden yazmak geldi işte, sevgiler..  25.11.2006 12:46
 

Dostluk budur, dostluk yazisi budur. Sagol... Birkac kez daha okuyacagim, ama bugün degil. Gec artik saat... Bir dost insan adresi göstermek isterim burada sana, ama olmaz. Yakisik almaz. Adinin bas harfi Y. O kadar. Tekrar sagol, o yüreginle ve sevgiyle kal.

pirmete 
 24.11.2006 0:52
Cevap :
Çok teşekkür ederim sevgili Pirmete... Sen de o güzel yüreğinle ve sevgiyle kal..  25.11.2006 12:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 698
Toplam mesaj
: 177
Ort. okunma sayısı
: 2454
Kayıt tarihi
: 24.09.06
 
 

Dünyayı, yaşamayı ama adam gibi yaşamayı, arkadaşlığı, dostluğu ve en önemlisi çocuğumu, müziğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster