Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
508
 

Dost eli

Dost eli
 

Kelimelerin anlam arayıp da bulamadığı, en hüzünlü, en acılı ama bazen de en mutlu ve huzurlu zamanımızda, beklemesek de çalan telefonu açtığımızda karşılaştığımız dost sesin bize verdiği heyecan hiçbir zaman tartışılamaz. Mutsuzluğun hüznü içinde, paraşütsüz boşluğa düşmüş gibi, umutsuz ve yalnızken bize ulaşan dostlarımızı unutmamız mümkün değildir.

Nice atasözleri, deyimler, maniler ve kasideler yazılmış, edebiyata girmiş bu dostluk kavramı, gün geçtikçe bireyselleşen hayatımızın kaybolan en önemli olgusudur. Yaşamak ve para elde etmek için egoizmin maksimum seviyelerinde dolaşmak zorunda kalmamız, buna ilaveten teknolojinin getirdiği ileri derecede elektronikleşme ve vizyon sahibi olma, bizi dostlardan giderek ayırmaktadır. Para alış verişinden doğan sıkıcı ortam, dostlukları bozduğu gibi, birbirlerini hıyanete bile zorlar duruma getirmiştir. Yazık olan ise ananevi duyguları da kaybetmeye başlamamızdır. Televizyonsuz günleri hatırladığımda, evimizin arkadaşlarla, dostlarla dolup taştığını hatırlıyorum. İzzeti ikramların bitmediği, insanların neşe saçtığı günler nedense yok olup gitti. Artık ziyarete gitmek külfet olduğu gibi ağırlayana da ağır gelmeye başladı.

Televizyonun evimize girmesi ve teknolojinin yeni eseri olan ev sinemaları, bizi yalnızlığa sürüklemekle kalmadığı gibi dostları da unutturmaya başlamıştır. Hal hatır sormaktan ileriye gitmeyen telefon konuşmaları, bitse de filmime devam etsem nidasıyla iç çekmelere dönerek sosyal olgunun dışlanmasına sebebiyet vermektedir. Tüm arkadaşlık felsefemiz para üstüne veya ona bağlı olarak çıkar zihniyeti üstüne kurulduğundan, dostluklar uzun süreli olmamaya başlamıştır. Ama, muhakkak bir veya iki tane, gerçek dostumuz vardır. Onlar arar sorar, gelir gider, dara düştüğümüzde karşılık beklemeden yardım eder. Ancak onlarda nezaket bekler, ki biz bu olguyu da kaybedip, ne yazık ki çevremizi dikenli tellerle örmeye başladık. Geçmişimizi hüzünle anarken aslında gerçek hüzün gelecekte saklı olduğunu anladığımızda çok geç olacak. Yalnızlığın esaretine bu kadar az kalmışken, dostlarımızın kalbini kıracağımıza onlara hoş bir sürprizin bize tattıracağı belki son mutluluğu yaşamanın keyfini çıkaralım.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blogda yeniyim ama sizden birazcık eskide kalmışım. Benim gibi biri blogda yazar da arkadaşlarının, dostlarının haberi olmaz mı; hepsini haberdar ettim. İşte içlerinden biri, en ilgileneni bu yolla keşfetti blog yazılarını. Ben de ondan öğrendim yazılarınızın güzelliğini. (Hepsine olmasa da bazılarına yorum yazacağımdan emin olabilirsiniz.) İşte o arkadaşımla teknolojiyi kullanarak, aldığımız sağlık hattıyla, öyle güzel sohbetler ediyoruz ki! Darısı size ve dostlarınıza. İzmir'den sevgiler, maviler ve şu sıralar kırmızılar...

derinmavi.. 
 04.05.2007 18:03
 

Kaleminin kuvvetli olduğunu ortak tanıdıklarımızdan bilirdim fakat bu kadar iyi olduğunu tahmin etmemiştim.Tebrik ediyorum seni.Üç bloğunu da okudum hepsiçok güzelidi.Dostlarınla ve dostluklarınla kal.

caca 
 25.04.2007 23:34
Cevap :
Teşekkür ederim. Ortak tanıdıklarımızı merak ettim? Sevgiyle kal.  26.04.2007 15:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 604
Kayıt tarihi
: 12.04.07
 
 

Hayatı farklı gözle bakmayı seven, haksızlığa tahammül edemeyen, olaylara sessiz kalıp yerinde mü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster