Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
412
 

Dost Gücümü Düşman Vazifemi Gösterir

Dost Gücümü Düşman Vazifemi Gösterir
 

Dostu da severim düşmanı da. Dost gücümü, düşman vazifemi gösterir…

Bu satırları tanıdığım birinin msn inde okumuştum. Zor günler yaşıyordu besbelli. Birilerine gönderme yaptığı da kesin. Umarım sorunu her ne’ydiyse halletmiştir.

Satırları ilk okuduğum zaman çok mantıklı gelmişti. Ne kadar doğru diye geçirdim içinmden. Sonra fikir değiştirdim. Düşmanı niye seveyim? Hayır, düşmanımı sevmiyorum. Düşmanımı sevmek dostuma hakarettir.

Vazifelerimi hatırlamak için düşmana ihtiyacım yok. Sorumluluk sahibi insanların görevlerini hatırlamak için düşmana ihtiyacı olduğu fikrine katılmıyorum.

Düşmanların, “ dost ” kadar insan hayatında önemli olduğuna inanırım.

' Düşman' olmasa insanlar günlük yaşamlarında daha kararlı, daha dingin, daha sabırlı olmayı kısaca daha güçlü olmayı öğrenemezlerdi. Bu demek değil ki görevlerimizi hatırlamak için düşmana ihtiyacımız var. Hiç alakası yok.

Nedir düşman? Aslında çok yönlü bir konu...

Bildiğim şey; “ Kendisi için istediğini senin için istemiyorsa, kendisi için istemediği şeyi senin için istiyorsa ” karşınızdaki bir düşmandır. Ona karşı dikkatli olun. Sizin zayıf olduğunuz her durumda size zarar vermek için tetikte bekliyor demektir...

Aklıma takılan bir başka konu, düşmanı yok etmek gerekir mi yoksa ıslah etme çalışmalarına mı gidilmelidir?

Büyüklerimizin özlü sözlerini dikkate alacak olursak düşmanı ilk fırsatta yok etmeliyiz ki bir daha bize zarar vermeye kalkmasın.

Islah etmeye çalışırsak ne olur? Büyük bir kumar olur. Yenilgiyi baştan kabul etmek olur. İyi olursa bahtıma misali.

Yüreğimdeki sesi dinlediğimde, “ Çıkmayan candan umut kesilmez ” diyor. Her insana şans verilmeli. Hatta duruma göre birden fazla şansa bile ihtiyacı olabilir. Bir yanım başka düşünüyor diğer yanım başka. Şakası yok, konu insan olunca kestirip atmak oldukça zor.

Bu kadar iyi niyete, “ yok ben düşman olmaya kararlıyım ” diyorsa da ezin, hiç acımayın. Acınacak hale gelmek istemiyorsanız gerektiğinde ezmeyi bilmelisiniz...

Şahsen hiçbir düşmanımı ezip geçmedim. Defalarca şans verdim. Ne yazık ki hiçbir düşmanım da “ Bu kadar eşeklik yeter ” deyip tavrından vazgeçmedi.

İnatçı mıyım? Evet, oldukça inatçı ve oldukça sabırlıyım. Ne kadar şanslarını zorlasalar da beni nefret duygularıyla kuşatamazlar.

Bu benim suçum değil. Bünyem nefreti kabul etmiyor. İyi ki de etmiyor...

Bu kadar sözden sonra en büyük tiyoyu vereyim. Babam söylemişti ben küçükken, ” Sakın unutma ” diye başlamıştı söze.

Unutmadım...

'Hiç kimseye olduğundan ne daha az, ne de daha fazla değer ver...'

Babam haklı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 645
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster