Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '07

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
389
 

Dostlar bizi unutmayın

Dostlar bizi unutmayın
 

Yaşamı boyunca insanoğlu acısıyla tatlısıyla sevinciyle üzüntüsü ile yalanıyla gerçeğiyle her şeyi yaşar veya yaşamaya muktedirdir.1964 Yılında hayata merhaba derken Anadolu'nun icra bir köyünde aileyi de sevince boğmuştur. Aile'nin ikinci çocuğu erkek olmuştur ama kaderini tayin edemiyeceklerini, yaşamı boyunca başına geleceğini hesaplayamadıkları için o an sevinmişlerdi dört yaşına geldiğinde hayatının en acı gerçeği ile karşılaşır. Düşme sonucunda kırılan kolu, kırıkçı tarafından hatalı bağlanması sonucunda Isparta eğridir de kangren sonucu kesilen kolu ve hayatın dramatik bir başlangıcı. Ne yapabilir dikilebiliri veya yapılabilinir dikili olanlara. Sonrasımı çetin bir mücadele yılları ilk okula başlama derken büyümeye başlamıştı. Toplumumuz öyle acı katı kurallara sahiptir ki özürlü bir insana kolay kolay kabullenemez. O topluma girmesi ne kadar zorsa toplum tarafından dışlanması o kadar basittir, kimse hayret etmesin bire bir yaşanan bir hayattır bu. Orta okulu yatılı liseyi ilçede bitirdi üniversite imtihanını kıl payı kaçırmıştı. Hani sevinmedi de değil nasıl okutacaktı ailesi elde yok avuçta yok. Derken üç yıllık bir boşluk başladı hayatında nerde sabah orda akşam nerde alem orda biterdi. Yılmadı tek eli ile köyün futbol takımına seçilmişti ve köyler arası maçlar... Yıl 1987. Vekil öğretmenliği yapmaya başladı. İşte onun için başlayan yepyeni bir hayat ailesi evlendirmeyi düşünüyordu. Büyümüştü genç bir adam olmuştu. O hala kararsızdı çünkü daimi bir işi yoktu, geçiciydi, vekillik diye düşünürken o. Haber geldi görücü usulu ile nişan takılmıştı, kabullenemedi, oturdu, hüngür hüngür ağladı. Ne yapacaktı? Nasıl geçinecekti? Sonunu düşündü, çok zordu çokkkk onun için. Köye gidişi ve nişanlısını ilk görüşü karmaşık duygular içindeydi. Aynı köyden olmalarına rağmen tanımıyordu nişanlısını. Çünkü köyde doğru dürüst kalmamıştı hep dışarıdaydı, altı ay sonra düğün yapılır. İkinci vekil öğretmenlikten sonra özel sektörde işe giriş ve emeklilik dönemi. Tabiî ki bunlar yaşanırken hor görülmeler inciten bir sürü olaylarda yaşanmadı değil. Yine de kendisiyle dalga geçecek kadar hayatla barışık yaşıyordu. Bir keresinde bir ziyaret amacıyla gittiği ve elini öptüğü adamın yanlış anlaması sonucu eline bir miktar para verişi onda yaşattığı hayal kırıklığı engin denizlere bile sığdıramazdı duygularını. Hatasını anlayıp da düzeltmeye çalışan adamın hali bir başkaydı anlatılmaz bu duygular yaşamak lazım bu hayal kırıklığını.

Evliliği boyunca yaşadığı o mutluluksa ne kelimelerle dile gelir ne de kalemler yazmaya yeter. Aşkım, hayatım, sevgilim, yaşama kaynağım, bir tanem, üç çocuğumun annesi yirmi senelik hayat arkadaşım... Her zorluğa beraber göğüs gerdiğimiz yol arkadaşım sırdaşım bir gün bile sıkıntılardan dolayı şikayet etmeyen yirmi sene boyunca özürlü oluşumdan dolayı gocunmayan, küçük görmeyen , bana destek olan devamlı yanımda yer alan biricik hayat arkadaşım, seni anlatacak kelimeler bulmaktan zorlanıyorum. Gerçekten engelli olan insanlar biraz asabi olur. Bu da onlardan değil toplumdan kaynaklanan bir olaydır. Hor görülmeleri her engelliyi gördüklerinde acayip bakışları, bir de sorması ayıptır ne oldu da bu hale geldin diye başlayan meraklı muhabbetler... Ayıpsa sorma kardeşim diyemiyorsun. Başlıyorsun anlatmaya işte bu tür hareketlerden dolayı mızmız huysuz çekilmez bir insan oluveriyorsun farkına varmadan, buna rağmen her sıkıntıma katlandı eşim, hala da katlanıyor. Böyle bir insanı anlatmaya tabiî ki kelimeler kifayet etmez. Ne olurdu herkes onun gibi davransa o engelin Allah tarafında ona verildiğini anlasa ileride kendisinin de bu duruma düşebileceğini idrak etse sanmıyorum ki engelli bir insanın onurunu ayaklar altına alıp dileneceğini istisnalar kaideyi bozmaz bazıları çıkabilir.

3 Aralık ta özürlüler haftası başlıyor yıllarca kutlanır toplantılar konuşmalar paneller yapılır çeşitli vaatler verilir ve biter. Gelecek seneye kadar bu toplantılar benim ve bu haftadan haberi bile olmayan engelli insanların umursadığını sanmıyorum. Emekli aylığım 500 ytl 400 ytlsini kooparatif ten aldığım evin taksidine veriyorum kızım liseyi bitirdi üniversiteye hazırlanıyor, dershaneye gidiyor. Yakıt parası, elektirik, su telefon parası oğlumun biri 4. sınıfa gidiyor aylık mutfak masrafı eeeeee bereket oğlum çalışıyor asgari ücretle şimdilik idare ediyoruz oğlum seneye asker Allah nasip ederse o zaman ne olacak halimiz vallahi kara kara düşünüyorum. Emekli olduktan sonra ek işlerde çalıştım. Üç aydır boşum iş arıyorum. Yok! Bulsam yinede çalışacağım. Çünkü mecburum. Bana ne 3 Aralıktan 5 Ocaktan işte dostlar kısacık bir hayat hikayesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 616
Kayıt tarihi
: 07.11.07
 
 

01.01.1964 konya kulu yeşilyurt köyünde dünyaya geldim. Talihsiz bir olaydan sonra sol kolum kesildi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster