Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '06

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
871
 

Dostluk kolay değildir

Dostluk kolay değildir
 

Hastayım, evde yatıyorum. Her tarafım ağrıyor, ara sıra yataktan kalkıyorum, hiç keyfim yok, hemen yatağa giriyorum. O sıra kapının zili çalıyor. Merakla yataktan doğruluyorum, kimseyi kabul edecek halim yok. Kapıyı açıyorum, bir demet karanfille karşılaşıyorum. Şaşırıyorum, ilk anda algılamakta zorlanıyorum. Demeti bana uzatan ve "Geçmiş olsun" diyen iş arkadaşımı farkediyorum sonra. Sanki tüm ağrılarım bir anda geçiyor, yüzüme geniş bir gülümseme yayılıyor, arkadaşımı içeri davet etmeyi bile sonradan akıl ediyorum. Sevgili dostum, patronum göndermiş çiçeği.

Pal Sokağı Çocukları adlı kitabı okuduğumda 18 yaşındaydım. Çocuk kitabıydı ama ben yeni görmüştüm. 6 yaşındaki er Nemeçek, dostluk için ölümün bile göze alınabileceğini öğretti. Kitabı defalarca okudum, yaşamımda önemli bir yeri oldu er Nemeçek'in. Hayatta hem nefer olabilmenin önemini, hem de dostluğun ne kadar zor, ne kadar değerli olduğunu gördüm. Daha sonra başka kitaplar da okudum dostluk ve arkadaşlık üzerine. Panait İstrati'nin Arkadaş adlı kitabı ile Ferenc Molnar'ın Pal Sokağı Çocukları, dostluk üzerine yazılmış en önemli kitaplardandır benim için.

Herşeyin plastik değerine indirgendiği, ilişkilerin çıkara endekslendiği, küçük hesaplar peşinde koşulduğu günümüzde, gerçek dostluğu yaşayabilenlerin sayısı eminim giderek azalıyordur. Başı ağrıdığı zaman bile sığınacak bir limanı olduğunu bilen ender insanlardan biriyim ben ve bu nedenle de mutluyum. Yıllar boyunca dost biriktirdim yaşamımda, onların varlığıyla da hep güçlü hissettim kendimi. Daha da önemlisi, "Kendim olarak" kalabilme cesaretini gösterebildim.

Dostlarıyla güçlüdür insan. Dost, soğuk bir kış gününde üstündeki gömleği çıkarıp sana verebilendir. Dost, yorulduğunda dinlendiğin limandır. Seni ne yüceltir, ne de yerin dibine sokar, seni sen olduğun için sırtında taşır gerekirse. Hatalarını bilir ama seni yargılamaz, yanlışlarına rağmen seninledir. Sana değer verdiği için dostundur zaten, sen onunlayken önemli ve değerli olduğunu hissedersin. Ne önünde yürür, ne arkanda kalır, hep yanındadır. Dostluğu anlatmak ta o kadar kolay değildir. Hasta olduğunu duyduğunda, evine bir demet karanfil yollar. Hem şaşırırsın, hem mutlu olursun. Ve içinden, "Gerçek dost aynı zamanda hep şaşırtandır" dersin, yüzüne geniş bir gülümseme yayılır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmiş olsun Nuraycım. Bir demet karanfil de ben yollamak isterdim. Ciddi bir şey değildir umarım.

S.USLU 
 05.12.2006 10:45
Cevap :
Ben her hasta oluşumda sayfama yazarım artık. Böylece demet demek karanfillerim oluyor. Sağol, karanfillerini aldım, yüreğime koydum ve hemen iyileştim, bugün çalışmaya başladım. Sevgiler canım benim.  05.12.2006 22:34
 

Babam hep "hayatta bir tane gerçek dost bulursan şanslısın" derdi. Ben iyi bir dost sahibi olmanın mutluluğuyla kendimi şanslı buluyorum ve sanırım siz de aynı duyguları paylaşıyorsunuz. İyi günde etrafımızda oluşan kuru kalabalık kötü günde birkaç kişiye iner. Onlar da dostunuzdur büyük ihtimalle. Bitmeyen dostluklar dişleğiyle. Sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 04.12.2006 20:13
Cevap :
Babanız çok haklı, gerçek dost zaten ancak ve ancak bir tane olur. Çünkü ancak bir kişiyle "cinsellik dışında" herşeyinizi paylaşabilirsiniz ve işte o dostunuzdur. Diğerleri yakın arkadaştır, arkadaştır, belki de dostluğa adaydır. Herkesin, bizim gibi şanslı olmasını dilerim. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, dünyadaki herşeyden çok daha önemlidir, bir dostunuzun olması... Sevgiyle kalın.  05.12.2006 22:32
 

Yerini bilsem ben iki demet yollardim sana, sevgili Nuray. Yerini bilmiyorum. Hasta oldugunu da burada, simdi ögreniyorum. Sana candan bir gecmis olsun diyorum. Artik sigara olmadigi icin cabuk iyileseceksin, biliyorum... Istrati'yi biliyorum. Ben de lise yillarimda okudum. Pal Sokagi Cocuklari'ni sadece isim olarak biliyorum ve notumu aldim: Cumaya bir haftaligina yolcuyum (Tatil degil, kiskanmana gerek yok). Dönünce ilk isim, onu edinip okumak olacak... Beni etkileyen (dostluk konusunda) Istrati disinda iki sey daha oldu: Biri Kazancakis, Tabii ki Alexis Zorbas. Hem kitabi, hem filmi. Ama kitaptaki dostlukla ilgili bir-iki pasaj filmde yer almiyor... Ikincisi, Fatih Akin'in "Kisa ve acisiz"i. Mehmet Kurtulus, hakkini vererek oynuyor. Manyak bir multikulti filmi. Ama oradaki dostlugu da cok sevdim. Arada bir cikarip, izleyip gözlerimin sulanmasini da seviyorum. Sevgiyle kal.

pirmete 
 04.12.2006 19:04
Cevap :
Hastalığım o kadar önemli değildi, önemli olmasını da istemem doğrusu. Ben demet demet çiçeklerini aldım, sağol canım arkadaşım. Kazancakis'i ben de çok severim. Filmi izlememiştim, listeme ekledim. İzlerken, eminim aynı yerlerde benim de gözlerim sulanacak. Sana iyi yolculuklar. Bu arada, ben de iki günlüğüne İzmir dışına kaçtım, iş için gitmiştim ama çok iyi geldi.  05.12.2006 22:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1469
Kayıt tarihi
: 26.08.06
 
 

1958 doğumluyum, İzmir'de yaşıyorum. 17 yıl gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Şimdi babamın kurduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster