Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
777
 

Dostluk

Dostluk
 

Dostluk, Sevginin derinden, yalın doğal ve saf haliyle paylaşılması özümsenmesidir.


“Evren, Dostlarla sohbet için kurulmuştur” Mevlana

Dostluk, insanın bir başkasında kendisini bulmasıdır.
Dostluk, tüm zamanları mekanları aşan bir boyutsuz Ol’ma belki de, hiçbir yere ait olmama halidir.
Dostluk, birbirinin mihenk taşı Ol’maktır.
Dostluk, karanlık gökyüzünde birbirine parlayan yıldız olmaktır.
Dostluk, kalp kalbe Ol’abildiğin bir diğeri ile Okyanusa, akabilmektir….

Dostluk, ne sen ne ben, BİZ Ol’abilmektir.

Yalan dünyanın yalanları, hiç bitmez.
Yalan dünyanın yalanlarını tek bittiği yer, yüreğimizin başköşesinde sevgiyle sarıp sarmaladığımız dostlarımızdır.

Dostlarımız ki,  yanlarında maskesiz, hesapsız, zamansız olabildiğimiz, kalbimizi şakıtan, bizi biz yapan, kalp kalbe yakın, kalp hücreleri gibi yan yana durabildiğimiz özel insanlar.

Dost; yüzünü gördüğümüzde yüreğimizde çiçekler açtıran, içimizi aydınlatan, aklımızı ışıtandır…
Dostluk, yoksul bir düşün orta yerinde kaldığımızda ruhumuzu doyuran, sıcak bir “ekmektir”.

Belki de anne-çocuk ilişkisinden sonraki en doğal ilişkidir Dostluk.

Sevginin derinden, yalın doğal ve saf haliyle paylaşılması özümsenmesidir.

Sadece ve sadece, sevginin güzelliği, paylaşımın tadı, hayatın tuzu tadı için, hayatı anlamlandırmak ve yaratılan anlamlar denizinde “Birlikte” varoluşun derin gizemlerine dalabilmektir.

Dostluk, insanın bir diğer insanın kalbinde “Nefes” alabilmesidir.

Dostluğun oluşturduğu gizemli geçitten, kendi yalın manalarına çıkabilmek ve şu koca dünyada kaybolmadan yürüyebilmektir.

İkilik Alemlerinin doğası gereği, insanlar arasında hep perdeler vardır. Asla birbirimizi  Allah’ın yarattığı ve bizleri gördüğü gibi  -sevgiyle- göremeyiz. Her ne kadar dünya derin ve karanlık bir kuyu olsa da zaman zaman, “dostların” yolları karanlıkta kesişir. Ve Dostluğun O An’da kalbimizde açtığı sevgi pencerelerinden “saf yalın berrak ve ışıklı” manalar dünyasını ve manalanmış “Bir Dünyayı”  seyre dalarız. Nihayet maskeler bir anlığına bile olsa kalkmış ve “Kalb” olduğu gibi görülmüş ve KALP GÖRMÜŞTÜR. Bu sanki iki bitimsiz Okyanusun iki insanda birbirine bakışması gibidir.

Bir Nefes hava, bir yudum Su gibi dostluğun armağanı olan “Sevgi” içilmiş ve nefes alınmıştır. Belki de ilke kez insan olmanın Tad’ı Tuz’u eser miktarda olsa  O’nun Murad ettiği gibi deneyimlenebilmiştir.
Dostluk da sevgi gibi bu dünyaya ait olmayandır.
Sevgi gibi O’ndan bize bir armağandır. Yaşayabilenlere ve dost olabilenlere…
Gözler gibi dostlar iki yürek gözükse de,  O Gözlerden görülen dünya Bir’dir

“Dostun gelemediği bir menzilde Ol’mak için yürümek cennet değil cehennemdir. Dostun olduğu yer cennettir”

Kim bilir, beklide dostluk, dostun yüreğinde,  bir An O’nu bulmak bir An Hakiki Dosta kavuşmaktır,
Kim bilir belki, O da bize Dostun yüreğinde O saf sevgide, O yalınlığın doğasında, O Kalbin koşulsuzluğunda “hakikaten” yakın olabilmektedir….

Kim bilir belki de Dostluk; O’nun kendi kendini, yine bir değeri Ol’An kendinde kucaklaması ve  “muhabbetidir”…
Yarenliktir…
Dostluktur…
Öyleyse
Tanrı, Dostların KALBİNDE yaşar,
Ve Dostları ile Birlikte yaşar…
O Dost’tur
Ve basitçe herkesten yansıyandır
Ki görebilenlere..
Ve dost, Dost Ol’duğunda
Herkesin Dost Ol’duğunu bilir.
Ve Dostluk eder “kendince” Ezelden Ebede O’na”

Nilgün Nart 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 615
Kayıt tarihi
: 13.12.10
 
 

Öncelikle Dünya gezegeninde yaşayan bir insan olarak ve toplum içinde yazar- sanatçı  kimliğimden..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster