Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
453
 

Dostluklar

Dostluklar
 

Tekrardan herkeslere merhabalar,

Bana sürekli olarak kimseye güvenme denir; bu bana öyle saçma gelir ki, çünkü ben çevremdeki insanlara güvenmek isterim öteki türlü paranoyak olacağımı düşünürüm. Sürekli acaba bu benimle neden samimi, niye arkadaşlık ediyor, neden yardım ediyor ve bir sürü soru sorarsam kendime bunların içinden çıkamıyacağımı biliyorum. Buda bende ruhsal bir çöküntü yaratır. Ben kimseye güvenmemek yerine; kime ikinci kere güveneceğimi, güvenebileceğimi hesaplarım. Bu bana daha mantıklı gelir. 

Hayatımızda güven bana göre çok önemli. Aynı arkadaşlık ve dostluk gibi. Güven için söylenen söz Dostluk içinde söylenir. "Kimse kimsenin dostu değildir" diye. Bunun nasıl bir mantık, düşünme şekli olduğunu henüz anlamış değilim. Kimse tek başına var olmadı ve tek başına da var olamaz. İnsanları bir yerlere getiren; onlara inanan, güvenen, seven diğer insanlardır, bunun gözardı edilmesi çok mantıksızdır. 

Hayatımızdaki bu iki olguyu biraz düşünelim. Dostluk ve Güven. Hepimizin mutlaka belki bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar belki de sadece bir tane dostu vardır. Arkadaşlarımız çok fazladır elbette. Arkadaşlık, dostluk ve güven üçlüsü bizim hayatımızın neresinde acaba. Hiç düşündünüz mü?

Öyle insanlar gördüm ki mutlaka sizlerde böylelerine şahit olmuşsunuzdur. Benim dostum, arkadaşım yok derler. Ben kimseye güvenmem derler.  Ama etraflarındaki kişiler yanlarında dursunlar, yalnız kalmamak içinde herşeyi yaparlar.Bencillerdir, önce ben derler ve hep ben derler. Bakarsınız kalabalık içinde göstermelik arkadaşlıklar kurarlar, kendilerini savunacak kişileri satın alırlar ve derler ki beni seviyor benim yanımda. Kısaca dostluğu,arkadaşlığı satın aldıklarını düşünürler. 

Benim hayatım da hep ilk sıralarda oldu dostlarım,arkadaşlarım ve insanlara güven. Bana hep enerji verdi onlarla yaptığım sohbetler. İnsanın doğası gereği bir kere yalnızlık insanoğluna göre değil. Beni en yaralayan ise dostunum dostuz diyen insanların yalan söylemeleri, kendilerini çok akıllı zannedip karşılarındakiler aptal olduğunu düşünmeleri oldu.

Bizler hayatımızda değerlerimizi, kültürümüzü lütfen unutmayalım. Komşumuzun, arkadaşımızın, dostumuzun kıymetini bilelim. Çocuklarımıza öğretelim. Hatırlıyorum da ne güzel kitaplar, çizgi filmler vardı dostluk ve sevgi üzerine. Biz hangi ara bu kadar yitirdik değerlerimizi. Hayatımızı idame ettirmek için çalışmak şart, şartlar çok zor ama bunlar bahane değil dostluğu, arkadaşlığı ve güveni yitirmek için. 

Bakıyorum da şimdilerde bir kıskançlık, dedikodu, fesatlık, iftira almış başını gidiyor. Herkes şikayet ediyor; kimse dost değil, arkadaş değil diye. Peki sen şikayet ederken çaba sarf ediyor musun, iyi niyetle yaklaşıyor musun? Sen arkadaş, dost ve güven kazanmak için ne yapıyorsun? 

Bu gün biraz düşünelim mi? Şöyle gözlerimizi kapatıp; eski çocukluğumuzdaki mahallelerimizi hatırlıyalım. Orada ki Ayşe teyzeyi, Osman amcayı, arkadaşları. O zaman hissettiğimiz duygularımızı, aileler arasında gördüğümüz komşuluk,arkadaşlık ve dostluk ilişkilerini bir hatırlayalım. Annemizin ahretliğini. Samimiyeti, sıcaklığı, sevgiyi. Ve soralım kendimize; bizim özümüzde olan, büyüdüğümüz bu değerleri ne için, ya da hangi bahaneler uğruna kaybettik, değdi mi?.....

S.E.

Yaşam Koçu

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 23
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 100
Kayıt tarihi
: 26.02.16
 
 

   02/08/1973 Füssen / Almanya'da doğmuşum. Yaklaşık 30 seneye yakın çeşitli firmalarda muhasebec..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster