Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
574
 

Dostum musun?

Sen benim dostum musun?
Bundan 8 yıl önce taşındım komşu olduğumuz apartmana. O aparmandan bir daire almıştım kredi ile. Daha taşındığım gün gülen yüzün, (ki en çok yüzünün aydınlığı dikkatimi çekmişti) elindeki çaydanlık ve koca bir tabak börekle dikilivermiştin karşıma. Taşındıktan iki ay sonra işten çıkarıldım. Borç diz boyu, gelir hiç yok, hayat devam etmek zorunda. Kendimi eve kapamış, uykuya vermiş , yataktan çıkmamamacasına uyuyorum. Uyku güzel, her şeyden kaçabiliyorsun. Zaten yataktan çıkmam maliyet. Kalkacağım kış, hava soğuk soba yakmam lazım, doğalgaz kesik, sıcak bir şey içimem lazım tüp yok ocak yanmıyor, iyi si mi uyku. Derken kapı çalıyor yine sen gülen yüzün, elinde bir tepsi ooooo çorba var, pilav, hımmm kuru fasulye ve turşu.-"Niye zahmet ettiniz?" hala sana siz diye hitab ederim bilirsin. Sen de kızarsın "aramızda resmiyet mi var?" diye. Bu hitap sana olan saygımdan seni koyduğum yerden kaynaklanır. Sana sen diyemem.Benden büyüksün insanlık olarak.Siz demem gerekir."Ne zahmeti.Evin soğuk yukarı gelsene hem sohbet ederiz biraz. Hasta olacaksın burada."-"Zahmet vermeyeyim size?"-"Olur mu?Ne zahmeti?Bilakis memnun olurum bana arkadaş olursunuz.Yalnızım bütün gün evde.Çocuk okulda.Televizyonda hiç bi şey yok.Sohbet ederiz hem."

Böyle başladı arkadaşlığımız ve 8 yıl boyunca 1 ila 6 ay arası değişen çalışabilirlik ve işsizlik dönemlerimde sen hep benim yanımda oldun. Sayende 18 kilo aldım.Yemeklerin harika biliyorsun. Çalışıyorken de evde yemek yapamıyorum diye taşırdın bana köfteleri, mantıları, o nefis hamur işlerini. Defalarca sana birlikte bir lokanta açmayı teklif ettim cesaret edemedin.Bence kısmetini teptin.Eğer cesaret edebilseydin bu gün ikimiz de bu durumda olmayabilirdik belki.
Geçenlerde her zaman yediğim gollerden birini yedim.Bir arkadaşım evleniyordu ve kredi almıştı ben de O'na kefil olmuştum.Kız borcunu ödeyememiş.Bana geldiler.Eh sıkışığım elbette şu sıralar yine.Hem de ne sıkışıklık.Bir türlü içinden çıkamadığım bir sıkışıklık.Sen de çok iyi biliyorsun ki, 8 yıldır üç ay çalışıp 6 ay çalışmıyorum.Bir ay çalışıp üç ay çalışmıyorum.Çalışmadığım zamanlarda borç alıyor, çalıştığım zamanlarda borç ödüyorum.Ne var ne yok belli değil genelde bakiye hep 3 ya da 5 eksi devam ediyor.Ve çok büyük bir ödenmemiş kerdi borcunu bana tahakkuk ediyor kader.

Koşa koşa sana geldim ve ağlamaya başladım. İki göz iki çeşme ağlıyorum ve kara kara ne yapacağımı düşünüyorum.S öylenip duruyorum bir taraftan "Bir daha birine kefil olursam iki olsun. Salağın aptalın tekiyim ben.Bu hatayı nasıl yapabildim."Sen de kızını evlendiriyorsun bu sıralar."Üzülme" dedin ilk önce. Teselli etmeye çalıştın.Aradan yarım saat geçti geçmedi "Senden bir ricam olacak" dedin."Rica değil emrin olur" dedim."Biliyorsun kızım evleniyor.Ona bir şeyler almam gerek.Çok masraf ettik.Bir yerde bir şeyler beğendik.Kredi kartına taksit yapıyorlar.Senin Kredi kartını Kullansak ben sana her ay ödesem" dedin.Kulaklarıma inanmakta zorlandım önce.Ben acaba hikaye mi anlatıyordum yoksa sana mı öyle gelmişti.Biraz düşünmek istediğimi söyledim.Evime indim.Düşündüm.En zor günlerimde soğukta kaldım diye bana evini açmıştın, beni ısıtmıştın, deterjanım yok diye çamaşırlarımı yıkamış, açım diye karnımı doyurmuştun.Ailemin yapmadığını yapmıştın ve düşünmem bile anlamsızdı.Sana vefa borcum vardı.Yukarı çıktım ve kabul ettim teklifini.Gittik kızının çeyiz alışverişlini yaptık birlikte.

Peşinat düştü ekstreden, birinci taksit düştü, ikinci taksit de düştü senden henüz tık yoktu.Aynı zamanda altın günümüz vardı birlikte girdiğimiz.Bu ay sıra sendeydi. Bense kartları dahi ödeyemiyordum.Sana geldim yine."Çok sıışığım , biliyorum sıra sizde ama altın gününü bu ay ben alsam" dedim.İlk defa ben talep ediyordum senden bir şey.Evet benim için çok şey yapmıştın, sana minnettardım oysaki hep kendiliğinden yapmıştın.Ben talep etmeden içinden geldiği için yapmıştın."Olmaz" dedin."Kızımın beyaz işlerinin taksidini ödemem lazım!""Kızınızın beyaz işlerinin borcunu ödemediğinzi zaman faiz işliyor mu?"dedim."Hayır ama 6 ay oldu biteli parasını vermiyorum diye kadın teslim etmiyor!" dedin.Hiç bir şey söylemedim.Çantamdan gün parasını çıkardım."Vereyim size gün parasını" dedim."Benim sana borcum var kalsın!"demedin.Aldın parayı.
Para.Üzerinde bi sürü rakkamlar yazan kağıt parçacıkları.Şöyle düşündüm, bana 8 yıl boyunca yemek taşıdın.Beni besledin.Bana getirdiğin yemekleri sokaktaki hayvanlar yer. O kağıt parçalarını bir köpeğin ya da bir kuşun önüne koysak yer mi acaba? Görüyorum ki insanlar o kağıt parçaları için birbirlerini yiyor. Değmez.O kağıt parçaları için dostlukların bozulmasna değmez.Evet sen benim dostumsun hem de en yakın dostum.Seni seviyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu bir dostluk mu yoksa paranızla satın aldığınız bir beraberlik mi. Bu çok acımasız bir yaklaşım evet biliyorum ama gün geliyor sizin sürekli verdiğiniz insanın sizin sırtınızdan geçinen olduğunu gördüğünüzde daha doğrusu bunu kendinize söylediğinizde birazda yanıt o noktaya gidiyor. Siz hain oluyorsunuz siz komik de oluyorsunuz. Ben hain kısmını olmadım ama komik oldum.... Gercek dostların sıcak ve karşılıksız dokunuşları için bu yazınız yol olsun. Sevgiler.

Engin Allı 
 23.05.2007 23:13
Cevap :
Burada bir nüans var onu belirtmek isterim veren hep karşı taraftı beni üzen karşı tarafın verdiklerinin karşılığını istemesi oldu ama sonuçta hayatta her şey bir alış veriş değilmidir zaten?  24.05.2007 17:42
 

Sizin içinde bulunduğunuz durumu en iyi bilen o. Ama buna aldırış etmeden borcunu ödemeyen de o. Size zor günlerinizde destek olmuş olabilir ama bu size darbe vurması anlamına gelmemeli bence. İyilik karşılıksız yapılınca iyiliktir. Böyle olunca güzel olur. Ben karşımdakine iyilik yaptım diye karşılık mı beklemeliyim? Dostluk böyle midir?

turkuaz75 
 24.04.2007 15:40
Cevap :
Sevgili turquaz_75 burada bir karşılık bekleme durumundan ziyade vurgulamak istediğim şuydu insanlar öncelikleri kendi önceliklerine göre belirlerler ve iyliklerin altında bile daima bir egoizm yatar.Burada yazar da ,dostu da kendi öncelikleri söz konusu olduğunda iyiliği ve özveriyi ikinci plana itiyor egoizmaları ağır basıyor.  24.04.2007 20:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1829
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster