Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '17

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
65
 

Dostumu Almadan Asla

Dostumu Almadan Asla
 

Şubat 2017 Sena Hamdu -doğum yapan keçiyi, yavruyu da köpeği taşıyor.


Dosta vefanın belki de en güzel hikâyesini duydum. Size de anlatayım:
 
Adamın biri ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşler. Masal bu ya adam bulutların üstünden uzanan ahrete varış yolunda çok susamış. Köpeğinin de kendisi kadar susamış olduğu çenesinden sarkan pembe dilinden belliydi. Yol kenarında demlenen bir yağmur bulutuna rastlamak umuduyla bakınırken muhteşem bir manzarayla karşılaşırlar. Rengârenk çiçeklerle süslü bir bahçeye açılan altın süslemeli bir kapının eşiğinde mor-pembesi dantel dekolteler içinde Afrodit duruşlu bir kadın onlara el eder.
 
Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaşıp sorar:
-Affedersiniz, burası neresi?'
 
Kadın gözlerini süzerek ona gülümser:
-Burası Cennet.
 
Adam bunun üzerine sevinçle zıplar:
-Harika! Sen de hurilerden olmalısın. Bana cennet pınarlarından biraz su verebilirsiniz o zaman.
 
Kadın cevap verir:
-Tabii efendim, buyurun içeri girin; içeride dilediğiniz kadar su içebilirsiniz.
 
Bunu duyan adam köpeğine döner, "Hadi oğlum suyu bulduk" diyerek kapıya doğru yürür. Ancak kadın dikleşerek onu birden durdurur:
 
-Üzgünüm efendim, hayvanları ne içeri alırız ne suyumuzdan içiririz.
 
Bunun üzerine adam bir an şaşırıp duralasa da, “Ben de üzgünüm güzel kadın; köpeğim olmadan asla!” der ve arkasına bakmadan döner gider.
 
Bir süre daha susuz yürüdükten sonra, kenarları yabani çiçeklerle kaplı, taşlı topraklı bir yolun sonunda bacası tüten bir kulübe görürler. Kulübenin üç yanı zeytin ağacıydı ve bahçe kapısına kadar gül asmalarıyla gölgelenmişti. Kulübenin kapısında saçlarını beyaz yemenisiyle toplayıp enseden bağlamış, kısa kollu kahverengi işçi tulumu giymiş güler yüzlü tombiş bir kadına rastlarlar.
 
Adam bahçe kapısında durup kadına selam verir ve sorar:
 
-Affedersiniz hanımefendi, bana biraz su verebilir misiniz?
 
Kadın:
 
-İçeride suyu buz gibi akan bir çeşmemiz var. Buyurun gelin, hem biraz dinlenirsiniz.
 
Adam bu kez emin olmak için sorar:
-Peki, arkadaşım da benimle gelip suyunuzdan içebilir mi?
Kadın:
-Elbette, o da can taşıyor.
 
Adam çeşmeden köpek de yalaktan kana kana su içerler. Adam kadının yanına dönüp, su için çok teşekkür ettikten sonra, “Peki burası neresi?" diye sorar.
 
Kadın, "Burası cennet kapısı" der.
 
Bunu duyan adam şaşırmıştır:
 
-Ama nasıl olur? Az önce biz cennetin altın kapısındaydık.
-Şu rengârenk çiçeklerle süslü bahçenin altın kapısı mı?
-Evet, aynı tarif ettiğiniz gibi!
-Orası Cehennemin girişidir.
 
Adam iyice şaşırmıştı:
-Peki, gelenleri cennet diye kandırıp cehenneme atmaya Tanrı ne diyor?
 
Kadın gülümser:
 
-Bu bir kandırmaca değil, senin son sınav hakkındı. Cennet hakkı için dostunu terk eden ruhların yeri zaten cehennemdir. Dosta vefa, dostun hakkıdır. Kul hakkı cennet hakkından ağırdır… Ve her can Allah kuludur.
***
Muharrem Soyek
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok ağır bir hikaye, bayağı sarsıldım...

Kerim Korkut 
 20.10.2017 14:44
Cevap :
Dosta vefa cennetlik erdemlerdendir. Ölen adamın sevapları ve günahları den çıkmış... Dolayısıyla bir final sınavına girmiş. Cennet gibi çok yüksek bir ödül için bile bir dostun kalbini kıran kişi bencil nefsin tuzağıyla cennet yerine cehenneme düşebilir. Gerçek hayatta da benzer örnekleri görülür. Üç kuruşa dostunu satanlar pek iflah olmazlar. Tabi bu arada dost kazığı yiyip de hâlâ dosta vefa mavalıyla "eski dost düşman olmaz" diyen nice ahmaklar da dünya cehennemini tadarlar.  25.10.2017 11:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 2806
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1562
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster