Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
595
 

Dostun omuzunda kaldı başım

Dostun omuzunda kaldı başım
 

Bir sofra başında, tavada kızartılmış mis gibi ekmek, pazardan alınmış, harika lezzette beyaz peynir ve sıcacık çayla geçen uzun sohbetler. Gece yarıları Zerrin Özer şarkılarıyla gözyaşlarımızın yastıklarımızı ıslattığı yıldızlı geceler. Dünyada ne olursa olsun biz varız, bir olacağız. Çocuklarımız birlikte büyüyecek ve eşlerimiz bizim gibi çok sevecekler birbirilerini......

Yıldız mı kaydı? Kara kedi mi geçti önümüzden, Komşunun kem gözü mü değdi ? nedir bilinmez. Önce gözlere yerleşen şüphe ile başladı herşey. "Acaba benden bir şeyler mi gizliyor? Bana dürüst mü gerçekten? "birbirine dolanan kollar, kenetlenmiş sanılan parmaklar sonra da sofralar ayrıldı. Başka pazarlardan başka peynirleri yer olduk. Demliğimiz ayrı kaynadı. Geceleri aynı gökyüzünün aynı yıldızları altında, Zerrin Özer'in bozduğu sessizliklerde ayrı yastıklara döktük gözyaşlarımızı.

Hiç umursamadan, kızgınlık ve kırgınlıkla geçirilen aylar, yıllar sonra anlarsınız ki; başınız hala o omuzdadır. Keşke saçlarınız da o dost bilinen omuzdan aşağı sarkmış olsa. Bir tutam saça tutunup ordan kalbine girseniz ve "Hey canımın içi, bir zamanlar bir sevgi yumağıydın. Beni de o yumağın ortasına saklamıştın. Her türlü kötülükten korur, her şeyin en güzeline layık bulurdun, Ya benim kalbim; ona ne oldu? Yüzü artık ne tarafa bakar oldu? Ben de bilmiyorum. Ama biz böyle olmamalıyız. Bu hayatın bizlere yaptıklarından sonra biz de bunu birbirimize yaparsak nasıl hayata devam edeceğiz. Yaptıklarına inat dimdik ayakta duracağız. Hadi yaylan diyeceğiz. Kendine gel sarsıl, kirli kanı temiz kanla daha hızlı çalıştır, mesai yap, ne yaparsan yap, doğruyu bul." deseniz.

Gözümüzü açtığımız, görüp gönül verdiğimiz, gizliden bağlandığımız, ölümü unutturan şu hayata dalarken, oksijenimiz bittiğinde tüpündeki oksijeni bizimle paylaşacak dostluklara sahip çıkmalı. Bu hayatın oyunlarına fazla kulak asmamalı. Gurur denen, ki; çoğu zaman lanettir, şeytan işini de işinize çok karıştırmayın. Karşınızdaki bu aydınlanmanızı fark etmese de sizin bu dostluğa, hayata ve insanlıktan nasip alamamış, gururla körelmiş gözlere inat sahip çıkın dostluğunuza, dostunuza. Aydınlığınız bu gözü körelmiş dostu da aydınlatmaya yetmezse, geleceğinizi aydınlatmanıza yeter de artar bile a dostlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 4386
Kayıt tarihi
: 06.11.07
 
 

Acı tatlı bir hayat geride kalan ; yaşadıklarımın beni bugüne taşıdığı ,ağzımda kaymaklı ekmek kaday..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster