Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
150
 

Döviz kuru ve ülkemiz

Döviz kuru ve ülkemiz
 

DÖVİZ KURU


Bugün sizlere ülkemizde son dönemde fazlasıyla  artış gösteren yabancı para birimlerinden söz etmek istiyorum. Öyle ki Dolar kuru Kasım ayı başından bu yana ciddi bir artış göstermiş, tarihi rekorlara imza atmıştır. Euro kurunun da Dolar kurundan pek farkı bulunmamaktadır. Ve ciddi artışını yurt içi, yurt dışı bir çok nedene bağlı olarak sürdürmektedir.

Konuyu biraz genişletirsek eğer, Cumhurbaşkanı baş danışmanı Cemil Ertem'in katıldığı bir televizyon programında yaşanılan yükselişin bir kriz olmadığını, döviz kurunun piyasalara bırakılmasını gerektiğini, Merkez Bankası'nın her hangi bir müdahalesinin doğru olmayacağını ifade etmiştir. Ayrıca bu artışın bir kriz anlamına gelmediğini belirtmiştir.

Öte yanda Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci de Sayın Ertem'in ifadelerine yakın sözler sarf ermiştir. ''Kurdaki yükselme birazda yurt dışı piyasalara, özellikle ABD'de seçimden sonra gelişen piyasalardaki algı ve FED'in faiz artışında harekete geçeceği endişesinden kaynaklanıyor. Çok büyük paniğe kapılmamak lazım, piyasa şartları içerisinde dengeleneceğine inanıyoruz ama tamamen boş bırakmak doğru değil. Bunun ihracata pozitif etkisi de olabilir ama maliyetler açısından da negatif etkisi var.'' diyerek yorumlarda bulunmuştur.

Cumhurbaşkanı baş danışmanlarından bir başka isim olan Bülent Gedikli ise yaptığı açıklamalarda Türk Lirasının bu dönemde en büyük değer kaybedenler arasında olmadığını ve vatandaşların döviz kuru tahminlerine kulak asmamaları gerektiğini söylemiştir.

Ekonomi bakanı Nihat Zeybetçi de konu hakkında açıklamalarda bulunmuş ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ile düzenlediği İhracatçılar Zirvesi'nde ''Kurla ilgili endişe etmeye gerek yoktur. Kur artışının etkisi sıfır değildir. Ama dokunmamak lazım, müdahale etmemek lazım. Spekülatif hareketlere karşı dikkatli olmalıyız, oyuna gelmemeliyiz. Müdahale edilecek bir durum yok.'' demiştir.

Fakat buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, siyasi yetkililerin sözlerinin aksine 2016 Aralık ayı beklenti anketinde yıl sonu dolar kurunu 3,3369'dan 3,4602'ye yükseltmiştir. Ve büyüme oranını % 2,9'dan 2,6'ya düşürmüştür. Yani siyasiler tarafından kabul edilmek istenmeyen ekonomik durağanlığın Merkez Bankası tarafından kabul edildiği görülmektedir. Yaptığı faiz artırımları da bunun en büyük ispatıdır.

Toparlarsak eğer, ülkemizde resmi olarak kabul edilmeyen ama gözle görülür bir durağanlık, kriz hali söz konusudur. Zira yabancı para birimlerinin güçlenmesi alım gücümüzü sürekli düşürmektedir. Ve buna bağlı olarak her geçen gün ülkemizi fakirleştirmektedir. ABD başkanlık seçimi, FED'in faiz artırımı, iç ve dış siyasi olaylar, darbe girişimi, başkanlık sistemi diyalogları, dünyanın dört bir yanında ve ülkemizde meydana gelen terör olayları bu durumun nedenlerinden sadece bir kaçıdır. Ama hiç biri, konuya müdahale edilmesine engel değildir. Düzenleme yapmak için beklemenin doğru bir karar olmadığının görülmesi gerekmektedir. Kısa vadeli çözümlerden uzak, sonuna kadar nitelikli çare yada çareler için çaba gösterilmelidir. Umarım bundan sonra ülkemiz adına her şey daha güzel, verimli ve nitelikli hale gelir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 177
Kayıt tarihi
: 11.08.15
 
 

Bolu'luyum. 24.09.1984 doğumluyum. Özel bir şirkette muhasebe satış memuru olarak çalışıyorum. Ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster