Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
601
 

Dövme beni... Dövme...

Dövme beni... Dövme...
 

"Dövme, deri tarafından tümüyle yok edilemeyen bir boya maddesinin belirli bir teknikle altderi yüzeyine kadar işlenmesi olarak tanımlanır. İnsan bedenin farklı malzemeler kullanılarak çeşitli uygulamalarla süslenmesi olgusu tarihin çok eski dönemlerine dayanmaktadır. İnsanlar tarafından kişiliğini yansıtması, sosyo-psikolojik durumu vb gibi sebeplerden dolayı yapılmaktadır."

Dövme ile ilgili söylenenler bunlar. Her ne kadar çok fazla detayı bulunmasada genel anlamda ve en açık ifade şekli bu olsa gerek bir dövmeyi tanımlamak için.

Ama şuan önemli olan dövmenin tanımı değil,günümüzde dövmesi bulunan bir insanın konumu... Kategorilenmiş insanlardan olduğumdan dolayıdır bunları yazıyor oluşum.

Geçmişime dönüp baktığımda,bir çok soru geliyor aklıma. Neden yaptırdım?Neden 1 tane ile yetinemedim? ve bunun gibi bir çok soru... Bu soruların cevabını şimdiye kadar hiç aramadım. Aslında içimden bu güne kadarda bu soruları sormuşluğum yok kendime. Bugün bu soruları soruyor oluşumun sebebi çok yakın bir zamanda ciddi anlamda dövmelerimden bir kaçını sildireceğimden dolayı. Bu mümkün mü?Hayır!En azından bugüne kadar denediğimiz tedavilerde olumlu sonuç alamadık(lazer tedavisi,ilaç,krem vs.). Son çaremiz olarak doku nakli denilen bir operasyonu geçirdikten sonra blogda değişiklik yaparım eğer sonuç farklı olursa.

Büyük bir acı var içimde. Yıllardır vücudamda benden bir parça gibiydi dövmelerim. Hepsinin bir hatırası, yaptırırken aklımdaki düşünceler,yaptırdıktan sonra ayna karşısında ki ben... Baktığımda vücudumda öldüğümde kalacak BEN'den izler... Ne de severim oysa dövmelerimi.. Çocuklarımın yaptırmasına izin vermeyecektim belki. Anne yüreği "vücuduna iğne batacak" "canı acıyacak" dicektim.Belki de kendisini ifade edebilmesi için bu özgürlüğünü kısıtlamıcaktım... Tüm bunları yapma şansımı yitirmedim henüz... Sadece resimlerde görecekler annelerinin dövmelerini.Bunu bu kadar duygusallaştırma sebebim, süsümden değil hani... Dövmelerimi çıkartmayı düşündürten yaşama karşı bu hüzün...

Şimdiler de insanların yaptıkları işi, kişiliği davranışları yerine dış görünüşleri revaçta olduğundandır bu gereksiz değişim hayatımdaki... ve belirttiğim sebeplerdendir üzgünlüğüm.. Oysa ne severim dövmelerimi... S evemedi insanlar beni dövmelerimle. Kolumda ki 2 pati gözlerine çok göründü 45 kilo vücudumda. Çok göründü kaşımda ki 2 hızma, kulağımda birden fazla küpe yordu gözlerini... Layık görmediler taştan duvardan binalarına. Yakıştıramadılar para budalası çalışanlarının yanına.Yakıştıramadılar beyni olmayan vitrin insanlarının yanına... Oysa ne severdim eski BEN'i...

Ne önemi vardı ki? Kendileri yaşamı tüketmiş,yapılabilecek tüm yanlışları yapmışken,karşılarında ki insanlarda yanlış aramaya başlamışken ne önemi vardı ki?Layık olduklarından fazlasıydım ve fazlalıklarım battı gözlerine. Sade olmalıydım. Vücudum gibi beynimde boş olmalıydı onların gözlerinde... Beynimi kullanmamalı, kendime ait fikirlerim olmamalı, kendimi ifade etmemeli, gizlemeliydim pisliklerimi... Aleni olmamalıydı dürüst yaşantım, saklamalıydım ahlaksızlığımı. Onların istediği olmalıydı... Peki oluyor mu?

Öyle sanıyorlar aslında... Kişiliğimin dövmelerimde olduğunu düşünenler, 3-5 mürekkep lekesi sahibiysen, vesikalıymış muamelesi yapanlar... O kadar yanılıyorlar ki... Mürekkep lekeleri gider vücuttan... İzi kalır ama... Silikte olsa baktıkça hatırlanır geçmiş. Sağlam bir küfür basılır geçmişe...

Herşey kendi içindedir insanın. Acısı özellikle. Topluma ayak uydurmak uğruna acı çekmesi,vazgeçmesi... O kadar acıdır ki insan hayatında... Ki bu hayat benimse hele... Beni ben olduğum için sevemeyen, utanan benden sakınan,gizlemeye çalışan... Kendine layık görmeyen, pislik içindeki çevresine karşı utanır temizliğimden...U nuttuğu birşey vardır ki.. Asla hayatımda olamayacaktır bunlar... Ben onların isteiği gibi olacağım belki ama, onlar asla benim istediğim gibi olmayacaklar ben değiştikten sonra... Yazık olucak hümanist duygularıma...

Şimdilerde aklımı kurcalıyor vasiyetim. Sağlam bir sevenim var ki tek dileğim ölümüm yanında olsun... Son isteğim onunla ölmektir ya... Ölüm döşeğimde sildirdiğim geçmişimle yollasa beni son yolculuğa... Ne güzel olur... Hani çınar falan da istemez mezar başında...

Neyse ki kendimden umutluyum ben... Öyle yada böyle... sorgusuz sualsiz... Ben hep sevicem BEN'i...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilk döwme yaptırmama sebep olan sensin şimdi bunları duymak yakışıyormu?? önemli olan insanların ne düşündüğü değil,senin nasıl hissettiğindir,sanki seni tanımıyormuşum gibi konuşmuşsun,yakıştırmamdım,o asi,dürüst,dobra,dediği dedik çaldığı düdük,isyankar kız gitmiş snaki yerine başkası gelmiş,sendeki tarzı genel olarak sewmiyorum biliyorsun,ama şu zamana kadar en çok yakıştırdığım insanda sensin,o yüzden bu kadar çabuk vazgeçme,hem bu lazer olayı falan çok kötü yaa ne gerek var,ben seni sewdim kuzen,sen gibi olamazsan kimi seveceğim??

Sinem1903 
 29.01.2007 11:05
Cevap :
Bende ki beni kaybetmeyeceğim zaten hiçbirzaman.. Sadece bazı insanlar varolamayacak ufacık yaşamımda bundan sonra. İzleri kalıcak ne olursa olsun bazı acıların! Önemli olan ben değilim aslında, onlar. Değişmesi gereken değilim ben...  29.01.2007 22:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 962
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Yoktur hakkımızda söylenecek söz... Hakkımız da yoktur, hakkımızda birşey söylemeye zaten... Bir eli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster